Akıllı Telefonlar, Ekolojik Değişimlerin Tespit Edilmesine Yardımcı Olabilir

0
20
Flora Incognita mobil uygulaması, bitkilerin sahada belirlenmesine yardımcı olabiliyor. Buna ek olarak belirlenen bitki türlerinin konum verileri toplanarak, değerli veri dizileri ortaya çıkarılıyor. Fotoğraf: Jana Waldchen/MPI-BGC

Yabani bitkilerin otomatik şekilde tanımlanmasını sağlayan Flora Incognita gibi mobil uygulamalar, bitki türlerini belirlemenin yanısıra geniş ölçekli ekolojik kalıpları da ortaya çıkarabilir. Bu kalıplar, çok daha kısa zaman dönemlerinde toplanmış olmalarına ve kullanıcı davranışından etkilenmelerine rağmen; Almanya’daki bitki florasına yönelik uzun vadeli envanter verilerinden çıkarılan kalıplarla şaşırtıcı benzerlikler sergiliyor. Bu durum, biyoçeşitlilik değişimlerinin hızlı biçimde tespit edilmesine yönelik yeni bakış açıları sağlıyor. Bu önemli sonuçlar, Almanya’da çalışan bir araştırma takımının geçenlerde Ecography bülteninde yayımladığı araştırmada elde edilmiş.

Günümüzde bitki türleri, yapay zekanın da yardımıyla yüksek bir doğruluk seviyesiyle sınıflandırılabiliyor. Akıllı telefon uygulamaları bu teknolojiden faydalanarak, kullanıcıların sahadaki bitki türlerini kolayca belirlemesini sağlıyor ve meslekten olmayan kişilerin bir dokunuşla biyoçeşitliliğe ulaşmasını sağlıyor. Bu uygulamalar iklim değişimi, doğal yaşam alanlarının kaybı ve arazi kullanımındaki değişimler bağlamında başka bir kullanım biçimi de sunabilir: Tanımlanan bitki türlerinin konum bilgisi toplanarak, değerli veri setleri oluşturulabilir ve araştırmacılara, değişen çevre koşullarına yönelik bilgi sağlanabilir.

Fakat bu bilgiler güvenilir mi? Uzun zaman dönemlerinde toplanan verilerin sağladığı bilgiler kadar güvenilir mi? Almanya Bütüncül Biyoçeşitlilik Araştırma Merkezi, Leipzig Üniversitesi Dünya Sistemi Araştırmaları Uzaktan Algılama Merkezi, Helmholtz Çevre Araştırmaları Merkezi, Max Planck Enstitüsü Biyocoğrafikimya Bölümü (MPI-BGC) ve Ilmenau Teknik Üniversitesi’nde çalışan bilim insanlarının oluşturduğu bir araştırma takımı da bu soruya cevap bulmak istemiş. Flora Incognita mobil uygulamasıyla 2018 ile 2019 yılları arasında Almanya’da toplanan verileri çözümleyen araştırmacılar, bu verileri Almanya Federal Doğa Koruma Dairesi’nin FlorKart veri tabanıyla karşılaştırmışlar. Bu veri tabanı, 70 yıldan uzun bir dönem boyunca 5.000’den fazla bitki dağılım uzmanının topladığı uzun vadeli envanter verisi içeriyor.

Mobil uygulama, Almanya’daki makro ekolojik kalıpları ortaya çıkarıyor

Araştırmacılar, sadece iki yılda toplanan Flora Incognita verisinin, Alman florasındaki uzun vadeli envanter verilerinden elde edilenlere benzer makro ekolojik kalıpların ortaya çıkarılmasını sağladığını aktarıyor. Bu yüzden söz konusu veriler, farklı bitki türlerinin dağılımına yön veren birkaç çevresel etmenin etkilerini de yansıtıyor.

Fakat bu iki veri dizisinin doğrudan karşılaştırılması, insan popülasyonunun düşük yoğunlukta olduğu bölgelerde Flora Incognita verileriyle uzun vadeli envanter verisi arasındaki önemli farklılıkları ortaya çıkarmış. Mobil uygulamanın geliştiricilerinden biri ve MPI-BGC’de çalışan sonuncu yazar Dr. Jana Waldchen, “Elbette bir bölgede toplanan veri miktarı, o bölgede akıllı telefon kullanan kişilerin sayısına güçlü şekilde bağlı” diyor. Dolayısıyla verilerde görülen sapmalar, kırsal bölgelerde daha belirgin oluyor; ancak Almanya’nın en yüksek dağı Zugspitze ve Kuzey Denizi kıyısındaki bir ada olan Amrum gibi meşhur turistik bölgeler hariç.

Kullanıcı davranışı da mobil uygulamanın kaydettiği bitki türlerini etkiliyor. “Uygulamayla yürütülen bitki gözlemleri, kullanıcıların gördüğü ve ilgi gösterdiği şeyleri yansıtıyor” diyor Jana Waldchen. Yaygın ve göze çarpan türler, nadir ve göze çarpmayan türlere kıyasla daha sık kaydediliyor. Yine de bu büyük miktardaki bitki gözlemi, benzer biyocoğrafi kalıpların yeniden oluşturulmasına olanak sağlıyor. Araştırmacılar çalışmalarında, uygulama yayımlandıktan sonraki ilk iki yıl içerisinde oluşturulan 900.000’den fazla veri girişine erişim sağlamış.

 

 

 

 

Yazar: Kati Kietzmann/Almanya Bütüncül Biyoçeşitlilik Araştırma Merkezi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here