Koalalar, teklifin kiralanabilir olarak tavsiye ettiği korunmaya muhtaç türlerden biri. Diğerleri ise Tazmanya canavarı, kaya valabisi, bettong ve bandikut faresi.

Bazı Avustralyalılar Tehlike altındaki Vahşi Doğayı Kiralamak İstiyor

Özel pazarlar koalalara hayatları için yeni bir ev sahibi verir mi?

Koalalar, teklifin kiralanabilir olarak tavsiye ettiği korunmaya muhtaç türlerden biri. Diğerleri ise Tazmanya canavarı, kaya valabisi, bettong ve bandikut faresi.

Bir koalaya sahip olmak istediniz mi hiç? Ya da bir Tazmanya canavarına? Avustralyalılar gelecekte bir zamanda bu fırsata sahip olabilirler. Elektronik sektörünün önemli iş adamlarından biri olan Dick Smith (kendisi Avustralya’nın Bill Gates’i olarak da gösterilebilir) projeyi destekledikten sonra,nesli tükenme tehlikesi altındaki türlerin özel sahipliğini içeren teklif güç kazandı.

Küresel olarak, yok oluş oranları doğal olanın 100 ila 1,000 kat üzerinde. Sonuç olarak da birçok çevrebilimci dünyanın büyük bir yok oluş eyleminin tam ortasında olduğunu düşünüyor, dinozorların neslini tüketen ile eş değerde. Ama bu sefer büyük asteroit biziz. Son 200 yılda Avustralya memeli nesil tükenişlerinin neredeyse yarısına ev sahipliği yaptı. Dünyanın diğer devletleri bu yok oluş trendine karşı savaş açtıkları halde, bir başarı elde edemiyorlardı. İşte bu yüzden bazı bilim insanları yeni bir yaklaşımın gerektiğine inandılar.

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden çevrebilimci George Wilson tarafından yönetilen ve geçtiğimiz ay içinde Conservation Letters’da basılan teklif şu şekilde çalışıyor: Vahşi doğanın şu anda devlet tarafından sahip olunan (eğer vahşi hayvanlara sahip olunabilirse) nesli tükenmekte olan türleri özel toprak sahipleri, yatırımcılar ya da komünite grupları tarafından sahip olunabilirler. Bunun karşılığında sahipler topraklarında daha fazla hayvan büyütüp üretim fazlası hayvanları diğer kişilere kiralayabilir ya da satabilir, böylece bu alışverişlerden ya da vahşi doğa turizminden kazanç elde edebilirler. Wilson basın demecinde “Devletlerin işi vahşi doğanın müdürü olmak değil kiralama işlerini ayarlamak ve hayvan hakları konuları ile ilgilenmek olacaktır.” dedi.

Hedef, tehdit altındaki türlerin yaşam alanlarını genişletmek ve nüfuslarını artırmak olacaktır.

Teklif dâhilindeki Tazmanya canavarı özel olarak kiralanabilen, tehlike altındaki türlerden biridir.

Wilson çalışmasında bu kavramın yeni olmadığını ve Güney Afrika, Nambiya, Botsvana ve diğer Afrika ülkelerinde başarı ile uygulandığını işaret etti. “Vahşi doğa yönetimi Güney Afrika’da başka amaçlara sahip olsa da gelen başarı Avustralya’da denemeye değer olduğunu gösterdi.”

Doğal yaşamı koruma biyologlarının hepsi bu sistemin en iyi yaklaşım olduğu konusunda hemfikir  değiller. Kuzey Illinois Üniversitesi’nden biyolog Holly Jones “Tehlike altındaki türleri bir tür dinamik ticari pazarın içine sokmak, nihayetinde biraz ürkütücü,” dedi. “Tehlike altındaki türler için olan pazar herhangi bir nedenle çökerse ne olacak? Ve de pazar teşvikimiz olmadığı zamanda?”

Türleri aşırı yüksek bir tempo ile tüketen, hızla değişen dünyada yeni kavramlar ve yeni yaklaşımlar kesinlikle gereklidir. Ama vahşi yaşamı metalaştıran bu yaklaşımın doğru olduğunu söylemek bir hayli zor. Jones bir yakınma ile “Mükemmel bir dünyada eğer bireyler nesli tükenmekte olan türlerin bakımı ile ilgilenebilseler, ayakta durabilseler ve devamlılığı sağlayabilseler bu çok iyi olurdu. Ama biz o dünyada yaşamıyoruz.” dedi. “Bence üzücü olan koruma çalışmalarının ne kadar az bütçesi olduğu gerçeğidir.”


Çeviren: Ahmet Barış Ay

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir