Bazı Vajinal Bakteri Türleri AIDS Riskini Artırabilir

Bilim insanları içimizde, üzerimizde ve çevremizde yaşayan bakterilerin sağlığımızı nasıl etkilediğini yeni yeni anlamaya başlarken vajina insan vücudunda bulunan en gizemli mikroorganizmalara sahip olmayı sürdürüyor. Araştırmalar bazı vajinal bakterilerin HIV enfeksiyonuna yatkınlığa neden oolabileceğini gösteriyor.

Immunity dergisinde yayımlanan bir çalışmada araştırmacılar, Güney Afrika’da yaşayan sağlıklı ve genç kadınlardan aldıkları vajinal bakteri örneklerini incelerken zaman içinde kadınları da gözlemlemişler. Mikrobiyomu iltihaplanmaya (yangı/kızarıklık, ağrı, şişlik ve ateşle karakterize bir durum) neden olduğu bilinen bakterileri çokça içeren kadınlar, sağlıklı vajinal mikrobiyoma sahip kadınlara göre HIV virüsüne yakalanmaya 4 kat daha yatkınlar.

Araştırmacılar, yoğurtta da bulunan bir bakteri türü olan ve yangıyı yatıştıran Lactobacillus crispotus bakterisini yaygın olarak taşıyan vajinal mikrobiyomu sağlıklı olarak değerlendiriyor. Bu araştırmalar genellikle gelişmiş ülkelerde yaşayan beyaz ırklı kadınlar üzerinde yapıldığı için genel geçerli sonuçlar olmayabilir.

Makalenin yazarlarından Cambridge Massachusetts’te Rogan Enstitüsü’nde bağışıklık sistemi uzmanı olan Douglas Kwon, “Afrikalı sağlıklı kadınlarda yaptığımız çalışmada, bazı vajinal mikrobiyomların bakteri çeşitliliğinin çok fazla olduğunu tespit ettik” diye açıklıyor. Kwon ve arkadaşları, 2015 yılında bu bakterilerin bazılarının genital iltihaplanmaya neden olduklarını rapor etmişti.

Yeni yapılan çalışmaya yoksulluğun azaltılması programı kapsamındaki 236 kadın katıldı. Bu kadınların sadece %10’unda Lactobacillus baskın vajinal mikrobiyom tespit edilirken diğer kadınlarda bakteri çeşitliliğinin çok daha fazla olduğu ve genital bölgelerinde daha fazla aktif beyaz kan hücresi taşıdıkları gözlendi. Kwon ve arkadaşları Lactobacillusu baskın olarak taşımayan mikrobiyomlardaki bakterileri farelere uyguladıklarında, farelerde de kısa zamanda daha çok bu tür hücreler oluştuğu tespit edildi.

Bu tür beyaz kan hücreleri (CD4+ T hücreleri olarak bilinirler) bir kez uyarıldıklarında diğer bağışıklık sistemi hücrelerini de tetiklerler. Vücudun bağışıklık sistemi hücrelerinin harekete geçmesinin enfeksiyon durumlarında iyi bir şey olduğunu düşünebilirsiniz, ama maalesef HIV tam da bu immun sistem hücrelerini enfekte eder.

Kwon, “Eğer bu hücreler bölgede daha çok ve daha aktive durumdaysa, virüs geldiğinde yakalanma riskiniz çok daha fazladır” diye açıklıyor.

Ekip daha çeşitli vajinal mikrobiyoma sahip kadınların, HIV risklerinin daha yüksek olduğunu tespit etti. Kwon, Lactobacillus baskın olmayan mikrobiyoma sahip kadınların enfeksiyon yatkınlıklarının yüksek olmasının yanında, HIV’e yakalanma risklerininde sağlıklı olduğunu düşündüğümüz mikrobiyoma sahip kadınlara göre 4 kat daha fazla olduğunu söylüyor.

Hepsi sağlıklı olmasına rağmen niçin bazı vajinaların mikrobiyomlarının çeşitliliğinin daha yüksek olduğu henüz bilinmiyor. Mikrobiyom çeşitliliğini yaş, cinsel davranış gibi faktörlerin etkilemediği, genetik ve diyet gibi bazı faktörlerin etkileyebileceği fakat sonuçların henüz kesin olmadığı biliniyor.

Çalışmaya katılan kadınların yaşadığı Sahra altı Afrika, HIV ve AIDS’ten dünyada en çok etkilenen yerlerden birisi. Eğer kadınların vajinal mikrobiyomları Lactobacillus baskın hale getirilebilrse HIV’e karşı direnç arttırılabilir. Kwon’a göre, bu sayede inflamasyon azalırsa, HIV bulaş riski de azalabilir. Bu kesin bir koruma olmamasına rağmen riskin azaltılması bile çok önemli.

Maalesef mikrobiyomu değiştirmek o kadar da kolay değil çünkü yapılan araştırmalara göre, mikrobiyomumuz herhangi bir müdahaleden bir süre sonra eski haline gelmeye yatkın.

Bu bölgelerde HIV riskini azaltan kondom kullanımı, cinsel partnerlerin sayısının kısıtlanması veya partnerlerin HIV açısından test edilmesi gibi yöntemler maalesef tam olarak kadınların elinde değil. Çoğunlukla kadınlar, onları HIV riskine maruz bırakan erkek partnerlerine maddi açıdan bağımlı. Bu kadınların, HIV bulaşma yollarını ve biyolojisini anlamaları, HIV bulaş riskinin kontrolünde önemli bir motivasyon kaynağı olarak rol alıyor.


Çeviren: Gülşah Bayraktar

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir