Bilimin En Büyük Dehalarından Stephen Hawking, 76 Yaşında Hayatını Kaybetti

“Ayaklarınıza değil, yukarıdaki yıldızlara bakın.”

Zamanımızın en büyük dehalarından biri olan fizikçi ve yazar Stephen Hawking, İngiltere’den gelen habere göre 76 yaşında hayatını kaybetti.

Hawking’in ailesi, bu sabah yayınlanan bir açıklamada şöyle söyledi: “Sevgili babamızın bugün aramızdan ayrılması bizi derinden üzdü”

“Geride bıraktığı çalışmaları ve mirası, pek çok yıl boyunca yaşamaya devam edecek. Kendisi büyük bir bilim insanı ve sıradışı bir adamdı. Cesareti ve kararlılığı, parlaklığı ve mizahıyla dünya çapındaki insanlara ilham oldu”

“Bir keresinde şöyle demişti: ‘Evren, sevdiğiniz insanlara ev sahipliği yapmıyorsa pek bir anlam ifade etmez.’ Onu hep özleyeceğiz.”

Hawking’in kuramsal fizik ve evrenbilimdeki parlak kariyeri, 60 yılı kapsıyordu ve kendisi, son zamanlarına kadar bile faal bir bilim iletişimcisi olarak kalmıştı. Daha bu ayın başlarında, Neil deGrasse Tyson ile birlikte onun meşhur Star Talk programında, Büyük Patlamadan önceki varoluşa dair kafa yormuştu.

1963’te 21 yaşındayken kendisine, nadir görülen bir motor nöron hastalığı (veya ALS) başlangıcı teşhisi konulmuş ve doktorlar acımasız bir tahmin yürüterek sadece birkaç yıllık ömrünün kaldığını söylemişlerdi. Buna karşılık Hawking 55 yıl daha yaşadı ve yarım yüzyıldan fazla bir süre boyunca, bilime yıldız gibi katkılar yaptı.

Cambridge Üniversitesinde evrenbilim mezunu bir yüksek lisans öğrencisi olarak, “genişleyen bir Evren’in özellikleri” üzerine doktora tezi yazdı ve Büyük Patlama kuramının fiziksel olarak mümkün olduğunu matematiksel yönden gösterdi.

Bunlar, 1970’de başlayarak matematikçi Roger Penrose ile birlikte geliştirdiği tekillik kuramlarına doğru attığı ilk adımlardı. Kara deliklerin matematiksel özelliklerini kullanarak, genel görecelik kuramının hakim olduğu bir evrenin, tekillik şeklinde başlamış olması gerektiğini ispatlamıştı.

Hawking 1970’lerde kuantum mekaniğini de bu karışıma katarak, kuantum alemindeki kurallar sayesinde ışımanın bir karadelikten kaçabileceğini ileri sürmüştü.

Bu öneri, evrenbilimde büyük bir tartışma başlattı çünkü Evren’imizdeki zamanın hareket etme şekli konusunda sahip olduğumuz fikirlerle uyuşmuyordu. Beklendiği üzere bu sorun, Hawking’i asla yıldırmadı ve daha iki yıl önce, kara delik ikilemi üzerine yeni bir tez yayınladı.

Fakat kendisinin en meşhur çalışması, geçtiğimiz 30 yılda 35 dile çevrilen ve milyonlarca satan Zamanın Kısa Tarihi isimli ünlü kozmoloji kitabıydı.

Hawking, en baştaki bölümde şöyle yazmıştı:

“İnsanlar, medeniyetin doğuşundan bu zamana kadar, olayları birbiriyle bağlantısız ve açıklanamaz gibi görmeye razı olmamışlardı. Dünyanın altında yatan düzeni anlamak için can atmışlardı. Bugün hâlâ, neden burada olduğumuzu ve nereden geldiğimizi bilmeyi arzuluyoruz. İnsanlığın bilgiye olan en derin arzusu, süregelen bu yolculuğumuzu haklı çıkarmak için yeterli. Ayrıca hedefimiz, içinde yaşadığımız Evren’in eksiksiz bir tanımına ulaşmak, bundan daha azına değil.”

Uzman olmayan bir kitleye, evrenbilimin sınırlarını keşfetme heyecanı sunan kitap, ilk olarak 1988 yılında Carl Sagan’ın yazdığı bir önsöz ile yayınlanmıştı: Sagan burada, 1974 yılının bahar ayında resmî olarak İngiltere Kraliyet Derneğine katılan en yeni akademi üyelerinin yer aldığı bir toplantıya katıldığını dile getiriyordu:

“Ön sırada, bir tekerlekli sandalyede oturan genç bir adam, çok yavaş şekilde, ilk sayfalarında Isaac Newton’un imzasını taşıyan bir kitaba ismini yazıyordu” diye yazıyor Sagan.

“Sonunda yazmayı bitirdiği zaman, heyecanlı bir alkış tufanı kopmuştu. Stephen Hawking o zamandan beri bir efsane oldu.”

Profesöre yapılan övgüler, sosyal medyada da sürüyor:

Stephen Hawking’i duyduğuma üzüldüm. Ne olağanüstü bir yaşam ama. Kendisinin bilime yaptığı katkılar, bilim insanları var olduğu müddetçe kullanılacak. Ayrıca onun sayesinde çok daha fazla bilim insanı var. İnsan hayatının ve medeniyetin değeri ve narinliği üzerine konuşmuş, ikisini de büyük miktarda zenginleştirmişti.

Dâhiler çok mükemmel ve nadir insanlardır. Güle güle Profesör Hawking. Hepimize ilham verdin ve bir şeyler öğrettin.”

“Eğer sevdiğiniz insanlara ev sahipliği yapmasaydı, Evren’in pek bir anlamı olmazdı.” Huzur içinde yat Stephen Hawking

“Birincisi, yukarıdaki yıldızlara bakmayı unutmayın, ayaklarınıza değil. İkincisi, çabalamaktan asla vazgeçmeyin. Çalışmak size anlam ve amaç sunar ve yaşam bunlar olmadan boştur. Üçüncüsü, eğer sevgiyi bulacak kadar şanslıysanız, onun orada bulunduğunu unutmayın ve ziyan etmeyin.”
-Stephen Hawking

Evren, biraz daha anlaşılmaz oldu. Elveda #StephenHawking

Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir. – Stephen Hawking

En büyük dehalarımızdan birinin, #StephenHawking’in ayrılışını duyduğum için üzgünüm. Özlenecek.

(Jim Campbell/Aero-News Network/Wikimedia)

Güle güle Profesör Hawking. Dünya seni özleyecek.

 

 

 

 

ScienceAlert

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir