Bir Damla Hayat

Dünya’da hayat küçük bir su damlasında başlamış olabilir: Katran göllerindeki su damlacıklarında yaşayan dayanıklı bakteriler hayatın en zor şartlarda bile ortaya çıkabileceğini gösteriyor ve Satürn’ün uydusu Titan’ın metan göllerinde yaşam olma ihtimalini güçlendiriyor.

Dünyada hayat bazen bir damlaya sığıyor ve bu gerçeğin eskiden hayata elverişli olmadığı düşünülen öte gezegenlerde yaşam olmasından denizlerdeki petrol kirliliğini gidermeye kadar birçok açılımı var. Denizleri kirleten petrol sızıntılarının oluşturduğu yağlı tabakanın arasına sıkışan su damlalarında barınan mikro habitatlar, insanların yaşayamayacağı aşırı ortam koşullarında çoğalan dünyanın en dayanıklı bakterilerine mini yaşam alanları sağlıyor.

Ancak dünyadaki mikro habitatları çevre kirliliğine borçlu değiliz. Yeryüzünde aşırı ortam koşullarına uyum sağlamış olan bakteriler (ekstremofiller) doğal katran göllerinde, kaynar su kaplıcalarında, asitli, siyanürlü ve tuzlu havuzlarda milyarlarca yıl boyunca gelişti. Nitekim ekstremofillerin sınırlarını öğrenmek isteyen biyologlar, sıcakta eriyen asfalt yolların ortasındaki zift göletlerinde çoğalan bakterileri mercek altına almaya başladı.

Dünyanın en büyük doğal asfalt gölünden alınan verilere bakıldığında sadece bir mikrolitrelik küçük bir su damlacığının bile çok sayıda mikroorganizmaya ev sahipliği y yaptığı görülüyor. Bir su damlasının ellide biri olan küçük hacimlerde bile hayatın yeşermesi aynı zamanda ünlü fizikçi Feynman’ın “Altta daha çok yer var” sözünü anımsatıyor.

Washington Eyalet Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden Profesör Dirk Schulze-Makuch, Feynman’ın parçacık fiziği için söylediklerini biyolojiye uyarlıyor: “Çok çeşitli bakteri ve arkebakteri türleri görüyoruz. İşte bu yüzden gerçek bir ekosistemden söz ediyoruz. Su damlacıklarında inanılmaz çeşitlilik var.” Bilim insanları zift parçalayan bakterileri kullanarak petrol sızıntılarını ve sintine suyunu temizleyecek.

Hayatın kökeni?

Profesör Schulze-Makuch’un planları Dünya gezegenini temizlemekle sınırlı değil. İşin içinde uzayda hayat arayışı var, hem de Satürn’den başlayarak: “Astrobiyoloji açısından baktığımız zaman son derece olumlu bir keşif bu. Satürn’ün uydusu Titan’ın yüzeyinde hidrokarbon gölleri olduğunu biliyoruz. Burada astrobiyoloji ile çevre koruma arasında yakın bir bağ olduğunu görüyoruz. Sonuçta yağlı bileşiklerin doğada çözünmesinden söz ediyoruz.”

Schulze-Makuch’un çıkış noktası, asfaltın temel bileşeni olan ziftin hidrokarbon moleküllerden oluşması. Mikropların denizdeki petrol atıklarını temizlemekte kullanılması da yeni bir fikir değil, ama petrolün arasına sıkışmış su damlacıklarındaki mikro habitatlar, bakterilerin bu amaçla kullanılmasını kolaylaştırıyor. Schulze-Makuch ile meslektaşları 2011 yılında, Karayipler’deki Trinidad Adası’nda bulunan 100 dönümlük Zift Gölü’nde kalabalık bakteri kolonilerinin yaşadığını buldu ve bu da Satürn’ün uydusu Titan’ı işaret ediyor: Titan metan gazının sıvılaşarak büyük göller oluşturacağı kadar soğuk bir uydu. Fakat Dünya’daki katran göllerinde mikrop varsa, Titan’ın sıvı metan göllerinde de hayat olabilir. Önemli olan hayatın bu tür ortamlarda nasıl barındığını iyi anlamak.

“En azından hayatın nerede ortaya çıkarak gelişebileceği açısından daha önce bakmadığımız yerleri inceliyoruz” diyor Schulze-Makuch. Sonuçta bilim insanları su damlacıklarındaki izotopları ve tuzu analiz ederek bunların yağmur veya yeraltı suyu kaynaklı olmadığı sonucuna vardılar. Suyun kaynağı yüz milyonlarca yıl önceden kalma deniz suyu veya çamurlu yeraltı suyu olmalıydı. Şimdi sıra bu buluşu çevre mühendisliğinin hizmetine sunmakta.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir