Burunlarına Kök Hücre Püskürtülen Farelerin Koku Duyusu Geri Geldi

DAVID NIELD

Koku duyusunu kaybeden ve baştan beri böyle bir duyusu olmayan insanlarda, bu duyuyu geri getiren basit ve etkili bir tedavi olduğunu hayal edin; fareler üzerinde yapılan ve koku duyusu sinirlerinin, kök hücrelerle yeniden doldurulduğu erken evre araştırmalarının sonucunda, günün birinde böyle bir şey mümkün olabilir.

Bilim insanları, küresel bazal hücrelerden oluşan damlacıklar kullanarak, bunları; ta beyne kadar uzanan tam sinir hücreleri haline getirmeyi başarmışlar. Küresel bazal hücreler, kokuyla ilişkili hasarlı ve yaşlanan sinirlerin yerini, doğal yoldan alan hücrelermiş.

Sonuç olarak araştırmacılar, birkaç kez kök hücre fışkırtarak, farelerin beyinlerindeki koklama sinyallerine giden aksonları yeniden bağlamayı başarmışlar. Bilim insanlarına göre aynı şeyi insanlarda da tekrarlamak için hâlâ zaman gerekiyor fakat söz konusu gelişme, çok umut verici bir başlangıç olma özelliği taşıyor.

Miami Üniversitesi’nde çalışan baş araştırmacı ve KBB uzmanı Bradley Goldstein, şöyle söylüyor: “Bu çalışma, hücreye dayalı bir terapinin kullanılmasıyla iyileşme bulgusunun gösterildiği ilk koku kaybı modeli”

“Bu uygulamayı insanlarda da düşünmeden önce, cevaplanması gereken pek çok sorunun olduğunu anlamak önem taşıyor. Ancak bulgulara göre, böyle bir yaklaşım için daha fazla çalışmanın yapılması garanti.”

Goldstein ve meslektaşları, koku duyularını kaybetmek üzere genetik olarak değiştirilmiş olan fareler üzerinde çalışmışlar. Özellikle de IFT88 geninin mevcut olmaması; siliya olarak adlandırılan ve esans ile kokuları tespit eden kıl benzeri küçük yapıların, fare hücrelerinde bulunmadığı anlamına geliyormuş.

Küresel bazal hücreler uygulandıktan ve bu hücreler gelişip, koku epitel dokusunun (burun boşluğu) içerisindeki duyusal koku sinirlerine tam anlamıyla olgunlaştıktan sonra; tedavi gören fareler, kötü kokulara tepki vermeye başlamışlar.

“Hasar gören veya kayıp olan koku sinirlerinin normal yollardan yenisiyle değiştirilememesi, pek çok koku kaybı biçiminin kazanılmasına katkıda bulunuyor olabilir. Buna yönelik bazı kanıtlar mevcut. Bu yüzden, sinirleri yenisiyle değiştirmek amacıyla hücreye dayalı bir terapi yaklaşımı fikrini test etmenin mantıklı olabileceğini düşündük” diyor Goldstein.

“Hücrelerin, basit bir burun damlası uygulamasıyla epey kuvvetli bir şekilde aşılanabileceğini bulduk ve bu durum, bizi biraz şaşırttı.”

ABD’de nüfusun yüzde 12’si; yaşlanma, genetik bir bozukluk veya bir çeşit yaralanma yüzünden koku duyusuyla ilgili sorunlar yaşıyor. Bu miktar, neredeyse 40 milyon insan anlamına geliyor ve şimdilik pek bir tedavi bulunmuyor.

Bu sorunların birçoğunun görünüşte koku epitel dokusuyla ve onun doku astarıyla bağlantılı olması, bu kök hücre yaklaşımının işe yarayabileceğini akla getiriyor; ancak söz konusu yaklaşımı insanlara uyarlamak ve bunun insanlarda da bu kadar etkili olup olmayacağını görmek zaman alacak. Bilim insanları, herhangi bir yan etkinin olmadığından da emin olmak zorunda.

Sağlıklı bir koku duyusu, hem yaşamı zenginleştiriyor (belki bir bahçede veya mutfakta gezerken); hem de tarihi geçmiş yiyeceklerden, bir gaz sızıntısına kadar her şey için faydalı bir uyarı sistemi görevi görebiliyor.

“Bunun potansiyel yönden insanlarda kullanışlı olabilmesi için, önümüzdeki temel engel; aşılanabilen, koku sinirlerine dönüşebilen ve beynin koku soğancıklarına düzgün şekilde bağlanan hücrelerin kaynağını belirlemek olacak” diyor Goldstein.

“Dahası, akut koklama hasarının hayvan modelinden ziyade; hangi klinik durumların uygun olduğunun belirlenmesi gerekiyor.”

Araştırma, Stem Cell Reports bülteninde yayınlandı.

 

 

 

 

ScienceAlert

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir