Buz İçinde Zamana Meydan Okuyan Fosil

0
2427

Sanırız neredeyse herkes Buz Devri adlı animasyon filmini izlemiş veya adını bir yerlerden duymuştur. Buz devri animasyonunda karşılaştığımız çoğu hayvanın uzun kıllarla veya tüylerle kaplı olduğunu görürüz. Bunun elbette ki en temel nedeni, son buzul döneminde değişen hava şartlarına karşı gösterilen adaptasyondur (uyum). Aynı adaptasyon, benzer dönemler içerisinde yaşayan gergedanlarda da karşımıza çıkar. Hatta bu nedenle günümüz gergedanlarının aksine buzul dönemde de yaşadığı düşünülen ve tüylenme gösteren gergedanlara “yünlü gergedan” adı verilmiştir.

2020 senesinin sonlarına yaklaşırken, Sibirya’nın dondurucu soğuğunda yeni bir tüylü gergedan fosili keşfedildi. Keşfedilen bu tüylü gergedan o kadar iyi korunmuştu ki, hayvanın %80’i bozulmadan günümüze kadar ulaşabilmişti. Henüz radyo karbon analizi yapılmamasına rağmen, tahminlere göre 20.000 ila 50.000 yıl önce yaşamış olan bu canlı daha önce 2014 yılında keşfedilen Sasha adlı bebek yünlü gergedanın bulunduğu alana çok yakın bir konumda keşfedildi.

Peki 50.000 yıl boyunca çok az bir bozulmaya uğramasının sebebi neydi? Eğer Sibirya gibi çok soğuk bölgelerde yaşamıyorsanız, toprağa gömülen ölü bir bedenin çok kısa bir süre içerisinde bozulacağını ve çürüyeceğini rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Bu doğrultuda çeşitli ayrıştırıcı canlılar da devreye girerek, başta yumuşak dokuları, ardından çok daha sert yapıda olan dokuları zaman içerisinde ayrıştıracaklardır. Peki neden Sibirya gibi soğuk yerlerde bu durumun izlerine rastlanmıyor? Aslında tam anlamı ile rastlanmıyor demek doğru değil; sadece kutup dairesinde yer alan kara parçalarının katmanlaşma yapısında büyük bir farklılık var.

Kutup dairesi dışında toprağın katmanlaşmasına bakıldığında, günümüz canlılarının yaşadığı organik katmandan ana kayaya kadar farklı toprak tipleri bulunmaktadır. Fakat Sibirya gibi bölgeler göz önüne alındığında ise organik katmandan sonraki katmanlar giderek donmaya ve donmuş toprak (permafrost) adı verilen buzul bir katmana dönüşmeye başlar. Donmuş toprak katmanı içerisinde kalan cesetler doğal bir kapana sıkışır ve çok uzun süreler boyunca bozulmadan günümüze kadar gelebilmektedirler. Bu alanın böylesine koruyucu olmasının sebebi ise bakteri, mantar ve böcek gibi ayrıştırıcı canlıların buzullar içerisine nüfuz edememesi ve/veya etseler dahi üreyebilecekleri ortam sıcaklığına ulaşamamalarıdır. Hal böyle olunca, dokular pek çok parametreden korunmuş bir şekilde çok daha yavaş bir şekilde bozulmaktadır.

Tekrardan yünlü gergedana dönersek; araştırmacılar tarafından keşfedilen bu fosilin, 3-4 yaşlarında olduğu tahmin edilen çok genç bir bireye ait olduğu düşünülüyor. Bu yaşın oldukça büyük bir önemi var çünkü daha önce keşfedilen yünlü gergedan Sasha yedi aylıktı ve yetişkinlik ile birlikte gelebilecek morfolojik değişimleri tam anlamı ile gözler önüne seremiyordu. Bu yüzden, keşfedilen yünlü gergedanın daha önce hiç keşfedilmemiş bir yaş aralığına sahip olması, onlara olan bakışımızı değiştirebilir. Örneğin böylesine iyi korunmuş bir fosilin son yediği yemeği dahi öğrenebilir ve bu bağlamda besin tercihleri ile çevreyle etkileşimleri hakkında yepyeni bilgiler edinebiliriz.

Hazırlayan: Akın Karahasan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here