Uzay Gözlem Teleskobu’nun Arka Yüzü Teleskopu hareket ettirmek için hava basınçlı bir sistem kullanılıyor ve dondurucu koşullarda bile çalışabiliyor.

DARPA, Uydu Sabotajlarına Karşı Hava Kuvvetlerine Teleskop Tahsis Etti

Uzay Gözlem Teleskop Kompleksi Kuzey Oscura Tepesi’nde bulunan uydu, yerküre ile senkronize yörüngede hareket eden cisimleri inceliyor.

Uzay Gözlem Teleskop Kompleksi
Kuzey Oscura Tepesi’nde bulunan uydu, yerküre ile senkronize yörüngede hareket eden cisimleri inceliyor.

Gece gökyüzüne baktığımızda, sonsuz derinlikteki bir okyanusu, daha derinlerde ve uzaklarda yer alan ışıkların oluşturduğu sonsuz katmanlarla dolu bir boşluğu seyrederiz. Çoğu teleskop uzayın sınırlarını inceler veya kavrama yeteneğimizin ötesindeki gökyüzü olaylarını kaydeder. DARPA’nın geçtiğimiz günlerde ABD Hava Kuvvetleri’ne teslim ettiği Uzay Gözlem Teleskobu (UGT; Space Surveillance Telescope – SST) ise sadece dünya yakınındaki objelerin haritasını çıkarıyor. Teleskobun görevi uzayın dünyaya en yakın olan katmanında yerkürenin hareketi ile senkronize yörüngede hareket eden parlak cisimleri filtreleyip geri kalan her şeyi göz ardı etmek.

Uzay Gözlem Teleskobu, ya da UGT, DARPA’nın en uzun soluklu projelerinden biri. DARPA, projelerini genellikle konsept aşamasından ulusal güvenlik veya ordu tarafından kullanılabilir bir prototip haline gelene kadar üç yıl içinde tamamlamayı tercih ediyor.

UGT 2001’de başladı ve ekim ayında Hava Kuvvetleri’ne devredilerek deney statüsünden kullanılabilir bir araç olma aşamasına geçişini tamamladı. (Hava kuvvetleri, hava dışında siber ve uzay alanlarını da görev sınırları içinde tanımlıyor ve hem internet hem de uydu iletişimi güvenliğini sağlamayı amaçlıyor.) Teleskop faaliyetine 2011 yılının bir şubat ayı gecesinde başladı. New Mexico’nun White Sands Missile Range bölgesindeki Kuzey Oscura Tepesi’nde deniz seviyesinden 8000 feet (yaklaşık 2.400 m) yüksekte bulunan teleskop, ABD’nde 10, dünyada ise 38. en büyük teleskop olma özelliğinde.

Uzay Gözlem Teleskobu Kontrol Odası Devir teslim töreninde ev sahipleri teleskobun yıldızları kayda aldığını ve Firefly tipi bir uzay gemisini yukarıdan görmek için yanlış açıda bulunduğunu gösteriyor

Uzay Gözlem Teleskobu Kontrol Odası
Devir teslim töreninde ev sahipleri teleskobun yıldızları kayda aldığını ve Firefly tipi bir uzay gemisini yukarıdan görmek için yanlış açıda bulunduğunu gösteriyor

UGT’nin kilit öneme sahip bir parçası MIT’nin Lincoln Laboratuvarları’nın 1998 yılında üzerinde çalışmaya başladığı ve teoride daha öncelere dayanan bir sensör. Bu sensör bir sıra kavisli CCD (Charged Coupled Device) sayesinde kavisli aynalar yardımı ile görüntüleri bozulmaya uğramadan kaydedebiliyor. En nihayetinde bu teknik daha kompakt optik sistemlerin oluşturulmasına yol açabilir; modern kameralardaki düz yapılar yerine, kavisli CCD parçalar kullanılarak daha az bozulmaya uğramış resimler elde eden küresel kameralar yaratılabilir. Lincoln Laboratuvarları’nda madde bilim üzerine çalışan bilim insanı James Gregory, bu tekniğin optik uygulamaları astigmatik sapmalardan arınacak şekilde yeniden dizayn edebileceğini ifade ediyor. DARPA’nın üzerinde çalıştığı tüm projeler askeri kullanım dışına çıkmıyor, ama UGT bünyesinde kullanıma sunulan görüntüleme araçları fotoğraf makinelerini yeniden yaratabilir.

DARPA vekil yöneticisi Steven Walker’ın ifadesine göre teleskop 100 milyon piksel içeren oldukça büyük bir görüntü kaydediyor. Aracın kullanımı için bir kişi gerekiyor ve teleskop uzaktan idare edilebiliyor veya gökyüzünü otomatik olarak taramak üzere ayarlanabiliyor. Toplanan veri, göreve ve görevin bağlı faktörlerine göre değişkenlik gösterebilmekle birlikte, tipik bir gece taramasında yarım terabayt büyüklüğünde veri kaydediliyor. Aletin muazzam bir büyüklüğü var ve yaklaşık olarak 102 ton ağırlığında.

Projenin açıklanan hedefi yerkürenin hareketi ile senkronize yörüngede (uzayın insanlar açısından ilk aşamada en değerli olan kısmında) bulunan eden cisimleri takip etmek. Senkronize yörüngede (Geo-senkronize) bulunan bir uydu, gezegenin dönüş hareketi ile eşleşir ve dolayısı ile hep aynı noktada durur. Geo-senkronize uydular; televizyon yayınları, GPS sinyalleri, iletişim sinyalleri, dünyanın gözlemlenmesi, hava hareketlerinin takibi ve hükümetin ihtiyaç duyduğu gözlem faaliyetlerini kapsayan birçok fonksiyona sahiptir. Bir iş kolu olan uydu sektörü yılda yüz milyonlarca dolar gelir yaratıyor.

Steven Walker Amerika’nın uzaya uydu konumlandıran ilk ulus olmadığını hatırlatıyor. DARPA’nın çalışmaları Sputnik’in rehavet içindeki Amerika’yı şoke etmesinden sonra başlatılmış bulunuyor. Soğuk Savaş’ın sonundan beri ABD yörüngeye yerleştirdiği 576 uydu ile uydu popülasyonuna en çok katkıyı yapan ülke oldu; bunun yanında ABD ordusu da yıllardır uzayda yer alan bu ekipmanın yerdeki insanlara değerli bilgi akışını sağlamaya devam edeceğine güvenerek görev yaptı.

Uzay Gözlem Teleskobu’nun Ön Yüzü MIT Lincoln Laboratuvarları’ndan Peter Trujillo teleskobun gökyüzünün ne kadar geniş bir dilimini görüntüleyebildiğini gösteriyor

Uzay Gözlem Teleskobu’nun Ön Yüzü
MIT Lincoln Laboratuvarları’ndan Peter Trujillo teleskobun gökyüzünün ne kadar geniş bir dilimini görüntüleyebildiğini gösteriyor

Günümüzde ise ABD Hava Kuvvetleri bu güvenden o kadar emin değil. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda stratejik plan, program, ihtiyaç ve analiz direktörü Tümgeneral Nina Armago, devir törenindeki topluluğa 2025 yılına kadar “Rusya ve Çin’in, uzayda bulunan herhangi bir ABD varlığına tehdit oluşturabileceğini” ifade etti. 2007’de Çin kendi uydularından birini bir füze ile vurdu. Öte yandan bir cismi uzaya taşımaya yarayan bu basit balistik teknoloji aynı zamanda bir patlayıcıyı da uzaya taşıyarak hali hazırda orada bulunan bir cismi yok etmek için kullanılabilir.

UGT tabi ki ulusların karşılıklı olarak birbirlerinin uydularını patlatma riskine kesin bir çözüm değil. Bu, DARPA ve Hava Kuvvetleri’ne göre, daha çok çözüm yolundaki ilk adım olarak düşünülebilir. Hava Kuvvetleri Uzayda Durumsal Farklılık (UDF; Space Situational Awareness, SSA) sağlayarak gece gökyüzünde hangi cisimlerin hareket ettiğini, hangilerinin yeni olduğunu ve bu objelerin yörüngedeki uydulara nasıl bir tehdit oluşturabileceğini araştırmayı amaçlıyor. Hava Kuvvetlerinin uyduları korumak için herhangi bir uzay silahı üzerinde çalışma yapıp yapmadığının sorulması üzerine, Armago Hava Kuvvetlerinin uzaydaki defans stratejileri üzerine çalıştığını vurguladı ve daha fazla açıklama yapmadı.

Tanıma kabiliyeti UGT’nin orduya getirdiği defans kabiliyetlerinden bir tanesi. Yerküre ile senkronize hareket halinde olan cisimlerin görüntülenmesi sayesinde, sözgelimi olarak yeni bir cisim ortaya çıkar ve bir uydu ile çarpışırsa, UGT bu cismin gökyüzünde nasıl yol aldığını gösterebilir ve diğer araçların kullanımı ile bu cismin hangi noktadan harekete başladığı bulunabilir. Armago burada George Washington’ın ilk kongre konuşmasından alıntı yaparak “Savaşa hazır olmak barışı sağlamanın en etkili yollarından biridir” diyor.

Uzay Gözlem Teleskobu’nun Arka Yüzü Teleskopu hareket ettirmek için hava basınçlı bir sistem kullanılıyor ve dondurucu koşullarda bile çalışabiliyor.

Uzay Gözlem Teleskobu’nun Arka Yüzü
Teleskopu hareket ettirmek için hava basınçlı bir sistem kullanılıyor ve dondurucu koşullarda bile çalışabiliyor.

Program toplamda 150 milyon USD maliyete sahip ve bu ABD’nin en yeni casus savaş uçağı olan F-35A’nın yarısına denk geliyor. Tüm yerküre alanını kontrol etmek içinse bu teleskoplardan dört adet gerekiyor. Devir seremonisinde sıkça eleştirildiği üzere projenin bütçe kısıtları bulunuyor ve bu aynı zamanda UGT’nin projedeki şimdilik tek teleskop olduğun anlamına geliyor; aynı zamanda teleskobun kullanım ömründeki ilk aşama, sökülmesi olacak. UGT Avustralya’ya gidecek ve Uzay Komutanlığı’nın güney gökyüzü sahasındaki gözü olarak görev alacak. Hava Kuvvetleri’nin uzayı gözlemleyen birçok ekipmanı bulunmakla birlikte ekvatorun aşağı kısmında bu ekipmanların sadece bir tanesi yer alıyor.

UGT’nin yaşamındaki bir sonraki aşama Avustralya’daki Harold E. Holt deniz üssünün sahilinde başlıyor olacak. Avustralya’daki Krallık Hava Kuvvetleri’nde Hava Tuğamirali olan Sally Pearson, seremonide UGT’nin şimdiye kadarki çöl ortamından farklı olarak yeni görev yerinde döngüsel basınç değişikliklerine karşın hazırlanması gerektiğini ifade etti.

ABD ve Avustralya hava kuvvetleri ekipleri teleskobu Avustralya’da 2020 yılına kadar kullanılır hale getirmeyi planlıyor. Yerleşim tamamlandıktan sonra teleskop tehlikelere karşı uzayı tarayarak objeleri tanımlayacak, yerlerini belirleyecek. Teleskop edindiği bilgilerin bazılarını özellikle takipteki objelerin asteroit olması durumunda NASA ve benzeri bilimsel topluluklar ile paylaşıyor olacak; bu durumun haricinde askeri bir araç olarak görev yaparak, insanları barındıran dünyanın yörüngesinde insanlar tarafından yörüngeye yerleştirilmiş objeleri tehdit eden insan icadı diğer objeleri tarıyor olacak.

UGT bahsedilen tehlikelerden hiçbirini tek başına durdurma kabiliyetine sahip olmayacak. Bunun yerine, açık gözlü davranarak, yörüngeye kötü niyetli bir obje yerleştiren herhangi bir ülkenin bunu inkâr etmesini zorlaştıracak. Armago seremonideki topluluğa “Hiç kimse uzayda bir savaş olmasını istemiyor” diye ifade etti. Düşük bir ihtimalle bu ifadenin doğru çıkmaması halinde, UGT göklerde tam olarak kimin savaş çıkarmaya niyetli olduğunu tespit etmek için hazır bekliyor olacak.

Gün Batarken Uzay Gözlem Teleskobu’nun Görüntüsü Medya alanı terk ettikten sonra mühendisler, program yöneticileri ve projedeki diğer görevliler yeşil Çili biberi yahnisi için bir araya toplandı

Gün Batarken Uzay Gözlem Teleskobu’nun Görüntüsü
Medya alanı terk ettikten sonra mühendisler, program yöneticileri ve projedeki diğer görevliler yeşil Çili biberi yahnisi için bir araya toplandı


Çeviren : Kenan TÜMER

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir