Dinozorlar, Samanyolu Galaksisinin Öbür Tarafında Yaşamış

YAZAR: MORGAN MCFALL-JOHNSEN

Dinozorların Dünya’yı yönettiği zamanlarda gezegenimiz, galaksinin tamamen farklı bir tarafında duruyordu.

NASA’da çalışan bilim insanı Jessie Christiansen‘in oluşturduğu yeni bir canlandırma, güneş sistemimizin Samanyolu galaksisi boyunca gerçekleştirdiği hareketi takip ederek; dinozorların hükümdarlığının tam olarak ne kadar uzun sürdüğünü ve buna kıyasla, insanların döneminin de ne kadar kısa olduğunu gösteriyor.

Güneş’imiz, galaksinin merkezi etrafında dönüyor ve bu dönüşü, her 250 milyon yıl civarında tamamlıyor. Christiansen’in yaptığı canlandırma, Güneş Sistemi’mizin galakside en son ne zaman şu anki noktasında bulunduğunu gösteriyor. O zamanlarda Triyasik Dönem, en yoğun dönemini yaşıyormuş ve dinozorlar henüz yeni yeni ortaya çıkmaya başlamış.

En simgesel dinozorlardan bazıları, gezegen Samanyolu galaksisinin çok farklı bir kısmındayken Dünya’da geziyormuş.

Christiansen, bu tarihi yeniden canlandırma fikrini, Pasadena şehrindeki California Teknoloji Üniversitesi’nde yapılan bir yıldız seyretme partisinde bulmuş. Dinozorlar Dünya’da gezinirken, Güneş Sistemi’mizin galaksinin karşı tarafında olduğunu söylediğinde, katılımcılar afallamış.

“İlk defa o zaman, bu zaman ölçeklerinin (arkeolojik, gökbilimsel ve fosil kayıtlarına dayanan zaman ölçekleri) aslında bir nevi birbiriyle örtüştüğünü fark etmiştim” diyor Christiansen. “Daha sonra, dinozorların evrimini, galaksinin dönüşü üzerinden haritalandırma fikrini buldum.”

Bunun sonucunda ortaya çıkan video, her iki zaman dilimini de belirli bir açıya yerleştiriyor:

Christiansen, PowerPoint’te zamanlamalı canlandırmalar kullanarak, filmi yaklaşık dört saatte yaptığını söylüyor. Ayrıca, videosundaki metinlere de bir çift ufak düzeltme ekliyor: Pleziyozorlar dinozor değil ve galaktik yörüngeyi de her 250 milyon yılda bir tamamlıyoruz (200 milyon yılda değil).

‘Uzay boyunca sarmal bir hareket’

Fakat galaktik hareket, bu videoda gösterilenden daha karmaşık. Galaksideki diğer yıldız ve gezegen sistemleri de farklı hızlarda ve farklı yörüngelerde hareket ediyor. İçteki kısımlar, dıştaki bölgelerden daha hızlı dönüyor.

Dahası; galaksinin kendisi de uzayda hareket ediyor ve yakındaki Andromeda galaksisine yavaşça yaklaşıyor.

“Bu canlandırma, bir nevi aynı noktaya gelmişiz gibi gösteriyor fakat gerçekte, tüm galaksi çok uzun bir yol kat etmiş” diyor Christiansen.

“Bu daha çok, uzayda bir sarmal hareketi yapıyormuşuz gibi. Tüm galaksinin hareket etmesi ve bizim de merkezin etrafında dönmemiz, bir nevi bu sarmalı oluşturuyor.”

O yüzden; Güneş Sistemi galaksinin merkezi etrafında dönerken, belirli bir noktaya dönmüyoruz. Etrafımızdaki şeyler, buraya en son geldiğimizden beri farklılaşmış.

Fakat Dünya çok da farklı değil; karmaşık yaşam biçimini hâlâ destekliyor. Bunun bir sebebi de, güneşimizin galaktik yörüngedeki güzergâhı.

“Güneş sistemimiz, galaksinin merkezine gidip tekrar geri gelmiyor. Hemen hemen her zaman bu uzaklıkta kalıyoruz” diyor Christiansen.

Diğer bir ifadeyle; güneş sistemimiz Samanyolu galaksisi boyunca yolculuk etse bile, yaşamın muhtemelen devam edemeyeceği merkez bölgesine yaklaşmıyor.

“Bir sürü yıldız var, dinamik olarak durağan değil ve epeyce de radyasyon var” diyor Christiansen. “Güneş Sistemi’miz, bunu kesinlikle kaldırmaz.”

Dinozorların, memelilerin veya diğer yaşam türlerinin Dünya üzerinde var olabilmesi de, büyük oranda bundan kaynaklanıyor.

 

 

 

Business Insider

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir