Solda, Eğer Proxima b’ nin yapısı Merkür gibi ise nasıl görüneceği; sağda Titan gibi bir yapıya sahipse nasıl görüneceği. Ortadaki şekilde ise karşılaştırmak için Dünyanın yapısı görünmekte.

En Yakın Dış Gezegen Proxima Centauri B’nin İçinde Ne Var?

Solda, Eğer Proxima b’ nin yapısı Merkür gibi ise nasıl görüneceği; sağda Titan gibi bir yapıya sahipse nasıl görüneceği. Ortadaki şekilde ise karşılaştırmak için Dünyanın yapısı görünmekte.

Solda, Eğer Proxima b’ nin yapısı Merkür gibi ise nasıl görüneceği; sağda Titan gibi bir yapıya sahipse nasıl görüneceği. Ortadaki şekilde ise karşılaştırmak için Dünyanın yapısı görünüyor

Yeryüzüne en yakın dış gezegen nasıl görünüyor? Araştırmacılara göre top güllesi gibi bir dünyadan, yarısına kadar okyanuslarla kaplı bir gezegene kadar hepsi mümkün.

Geçtiğimiz Ağustos ayında astronomlar, Alfa Centauri adını verdikleri ve dünyamızdan kabaca 1.3 kat daha ağır bir dünya barındıran, güneşe en yakın yıldız sistemini gün yüzüne çıkardılar. Alpha Centauri üç adet yıldıza sahip- Alpha Centauri A, Alpha Centauri B ve Proxima Centauri adı verilen kırmızı cüce-ve Proxima Centauri bu yeni bulunmuş gezegenin evi.

Proxima b adı verilen bu dış gezegenin, yıldızı Proxima Centauri ile arasındaki yörünge mesafesi; Merkür ile Güneş arasındaki yörünge mesafesinin yalnızca onda biri. Ancak kırmızı cüce Güneş’ten 600 kat daha soluk ışığa sahip olduğu için, Proxima b’nin yıldızının yaşama elverişli uzaklıkta bulunması muhtemel. Bu uzaklık; gezegenin, üzerinde sıvı su bulundurabilecek kadar sıcak olmasına ve belki de bildiğimiz şekliyle yaşam barındırabilmesine olanak sağlayabilir.

Proxima b hakkında bilinmeyen onca detaydan birisi de gezegenin çapı. Bu durum, gezegenin yoğunluğunun hesaplanamaması dolayı, hangi materyallerden oluştuğunun da bilinememesi anlamına geliyor.

Bilim insanları hala hayal kuruyor tabi. Proxima b’ nin kütlesine dayanarak, Marsilya Astrofizik Laboratuvarı/Fransa’ dan Bastien Brugger ve takım arkadaşları;  gezegenin potansiyel içeriğinin çeşitliliğini kullanarak onun yapısını ve büyüklüğünün ne kadar olabileceğini gösteren bir model geliştirdiler. “Gezegenin yarıçapı hakkında bir bilgimiz olmasa bile hala onun neye benzediği hakkında bir fikir sahibi olmak için çabalıyoruz” diyor Brugger.

Bir ihtimal, Proxima b nin tüm yüzeyini kaplayan yaklaşık 193 km derinlikte bir okyanusa sahip olması.

Eğer Proxima b’nin top güllesi şeklinde bir gezegen olduğunu varsayarsak, Dünya’dan yaklaşık yüzde 6 daha küçük olabileceğini düşünebiliriz. Gezegenin bu kadar yoğun ve tamamen kuru versiyonunda, kütlesinin üçte ikisinin yoğun metal çekirdekten,  geri kalan kısmın da bu çekirdeği çevreleyen kayalık kabuktan oluştuğu söylenebilir.

Diğer taraftan, eğer Proxima b Satürn’ün en büyük uydusu Titan gibi yarısı su buzundan oluşmuş olsaydı, hacim olarak Dünya’dan kabaca yüzde 40 daha büyük olurdu. Bu senaryoya göre gezegen yaklaşık 193 km derinliğinde okyanus ile kaplanmış olurdu. Bu küresel okyanusun altında basınç o kadar yüksek olurdu ki su, metal çekirdek ve kayalık mantonun üzerinde yüksek basınçlı buza dönüşürdü.

“Bu bulgular Alpha Centauri’de bulunun elementler ile güneş sistemimizdeki elementlerin benzerlik gösterdiğini desteklese de bütün olayın bundan ibaret olduğunu garanti etmez” diyor bu çalışmada yer almayan SETI( Search for Extraterrestrial Intelligence-Dünya Dışı Akıllı Yaşam Arayışı ) Enstitüsü dış gezegen grup başkanı, gezegen astronomu Franck Marchis. Brugger de bu görüşe katılarak şunları ekliyor; Proxima Centauri’ nin element çeşitliliğinin gelecekte gözlemlenmesi, yapmış oldukları modelleri geliştirebilir ve Proxima b’ nin daha çok hangi modele benzeyeceği hakkında bize fikir vermede yardımcı olabilir.

Kim bilir “Belki 20 ila 40 yıl içerisinde Breakthrough Starshot projesi ile Proxima b’ nin nasıl göründüğünü anlatan fotoğraflar elde edeceğiz” diyor Brugger.

Bilim insanları bulgularını, 17 Ekim’de Pasadena, California’da gerçekleştirilen Amerikan Astronomi Topluluğu Gezegen Bilimleri Departmanı ve Avrupa Gezegen Bilimi Kongresi toplantısında ayrıntılı olarak açıkladılar.


Çeviren : Batuhan ŞAHİN

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir