Evrim Tarihi: Pandalar Neden Sadece Bambu Yiyor?

0
251
Shuitangba'daki Ailurarctos'un sanatsal yeniden canlandırması. Yalancı başparmağın kavrama işlevi (sağdaki bireyde gösterilmiş), çağdaş pandaların seviyesine ulaşmış. Radyal susamsı kemik ise yürüme sırasında çağdaş emsaline göre biraz daha dışa doğru çıkıntı yapmış olabilir (soldaki bireyde görülüyor). Tasvir: Mauricio Anton

Bir başparmak ne zaman başparmak değildir? Dev pandanın bambuyu kavramak için kullandığı uzun bir bilek kemiği olduğu zaman. Pandanın elinde, hayvanın uzun evrimsel tarihi boyunca hiç gerçek anlamda karşılıklı kavrama yetisine sahip bir başparmak gelişmemiş. Bunun yerine, bilek kemiğinden başparmak benzeri bir parmak; radyal susamsı kemik evrimleşmiş. Bu benzersiz adaptasyon, pandaların ayı olmalarına rağmen (Carnivora veya etçiller sınıfının üyeleri) yaşamlarını sadece bambuyla idare ettirmesine yardımcı oluyor. Şimdiyse Los Angeles İli Doğa Tarihi Müzesinin Omurgalı Taşılbilim Bölümü müdürü Xiaoming Wang ve meslektaşları, dün Scientific Reports bülteninde yayımlanan yeni bir makalede pandaların bambu yiyen en eski atalarında da bu “başparmağın” keşfedildiğini aktarıyorlar. Bu parmak, şaşırtıcı şekilde modern popülasyonlardakinden daha uzun.

Yaşayan dev pandalardaki (Ailuropoda melanoleuca) bu meşhur yalancı başparmak 100 yıldan uzun bir süredir bilinse de, fosil kalıntılarının neredeyse hiç bulunamaması yüzünden bu bilek kemiğinin nasıl evrimleştiği anlaşılamamış. Fakat güney Çin’in Yunnan bölgesindeki Zhaotong şehrinde yer alan Shuitangba bölgesinde gün yüzüne çıkarılan ve 6-7 milyon yıl öncesine uzanan bir kalıntı, bu fazladan (altıncı) parmağın ilk dönemlerdeki kullanımına ilk kez bakma fırsatı sunuyor. Dev pandaların atası Ailurarctos‘a ait bu yalancı başparmak, ata pandalardaki bambu diyetinin en eski kanıtını sunarak bu benzersiz yapının evrimini daha iyi anlamamızı sağlıyor.

“Bambu ormanının derinliklerinde dev pandalar, et ve yumuşak meyvelerden oluşan hepçil bir diyeti sessizce bambu tüketmeye değişmiş. Bu bitki subtropik ormanda bolca bulunsa da, düşük besin değerine sahip. Bambu köklerini ısırık boyutlarına sığdırmak için sıkıca tutmak, belki de şaşılacak miktarda bambu tüketmeye yönelik en önemli adaptasyon.”

Aynı anda nasıl yürünüp bambu çiğnenir

Keşif ayrıca, pandaların önceden beri süregelen bir gizemini çözüme kavuşturmaya da yardımcı olabilir. Pandaların yalancı başparmakları, görünürde neden yeterince gelişmemiş? Modern pandaların bir atası olan Ailurarctos‘un, çok daha gelişmemiş yalancı “başparmaklar” taşıması beklenebilir. Fakat Wang ve meslektaşlarının keşfettiği fosil, modern soyların kısa, çengelsi parmağına göre daha düz uçlu ve daha uzun bir yalancı başparmak ortaya seriyor. Peki pandaların yalancı parmakları neden büyüyüp daha uzun bir başparmak halini almadı?

“Pandaların yalancı başparmakları yürüyüp ‘çiğnemeli'” diyor Wang. “Bu gibi ikili bir fonksiyon, bu ‘başparmağın’ ne kadar büyüyebileceğinde sınır teşkil ediyor.”

Wang ve meslektaşlarına göre modern pandanın kısa yalancı başparmakları, bambuyu idare etme ihtiyacı ile yürüme ihtiyacı arasındaki evrimsel bir ödünleşme niteliğinde. Modern bir pandadaki ikinci başparmağın kıvrımlı ucu, pandaların etkileyici büyüklükteki ağırlıklarını sonraki bambu öğününe taşırken bambuları manipüle etmelerine de olanak sağlıyor. Sonuç olarak bu “başparmak”, hayvanın bileğindeki radyal susamsı kemik gibi çift görev icra ediyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi İnsanın Kökenleri Enstitüsünde araştırma görevlisi, İnsan Evrimi ve Sosyal Değişim Ana Bilim Dalında yardımcı profesör ve panda numunelerinin çıkarıldığı projenin eş lideri olan Denise Su. şöyle aktarıyor: “Pandalarda daha uzun yalancı başparmakların gelişmesi için beş ila altı milyon yıl yeterli olur fakat görünüşe göre seyahat etme ve ağırlığını taşıma ihtiyacı, bu ‘başparmağı’ engel oluşturacak kadar büyük olmaksızın kısa-güçlü tutmaya dönük evrimsel bir baskı oluşturmuş.”

“Pandalar, hepçil bir atadan evrimleşip salt bambuyla beslenen bir hale gelerek pek çok engeli aşmış olmalı” diyor Wang. “Bilek kemiğinden zıt yöne doğru hareket ettirilebilen bir ‘başparmak’, bu engellere karşı en inanılmaz gelişim olabilir.”

 

Yazar: Tyler Hayden/Los Angeles İli Doğa Tarihi Müzesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here