Fosil Diş Keşfi Tarihi Yeniden mi Yazacak?

9.7 milyon yıllık bir gizem.

Bilim insanları, Almanya’da neredeyse 10 milyon yıllık antik diş fosillerinin keşfedildiğini duyurdu. Araştırmacılar bu fosillerin insan tarihine uymadığını söylüyorlar.

Araştırmacıların, fosillerden birinin insanlığın ilkel ataları olan homininlerinkine benzediğini söylemesi karışıklık oluşturuyor. Şimdiye kadar böyle dişleri Avrupa’da değil, sadece Afrika’da görmüştük ve o zaman bile, mevcut fosil kaydı milyonlarca yıl daha yeniydi.

Almanya’daki Mainz Doğal Tarih Müzesi’nden taşılbilimci Herbert Lutz, ResearchGate sitesine şöyle söylüyor: “Burada 80 yıldır ilk defa böyle bir şey bulunmadı ancak bu tamamıyla yeni bir şey, bilimde daha önce bilinmeyen bir şey.”

Almanya’nın Eppelsheim kasabası yakınında 2016 yılının Eylül ayında gerçekleşen keşif, yaklaşık 9.7 milyon yıl öncesine ait olan ve iyi korunmuş durumdaki iki dişi ortaya çıkardı.

Bastian Lischewsky

Eppelsheim bölgesi, tarihsel olarak fosillere ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Bu dişlerden üst sol tarafta bulunan birinci azı dişi, bölgede keşfedilen diğer örneklerle benzer özellikleri paylaşıyor.

Fakat üst sol tarafta bulunan köpek dişi başka bir şeye benziyor. Araştırmacılar dişin anahattı ve şeklinin, hominin türüyle yakın ilişki gösterdiğini söylüyor. Bu türün içinde, en ünlü örneği Lucy adı verilen bir iskelet olan Australopithecus afarensis de bulunuyor.

Lucy’nin yaklaşık 3 milyon yaşında olduğu tahmin ediliyor ve insanlığın ilk atalarının yaklaşık 100.000 yıl önce Afrika’dan Avrupa ve Asya’ya göç etmeye başladığı düşünülüyor.

O halde soru şu: bu zamansız dişler kime ait ve insanlık tarihi adına, bu dişler oraya nasıl geldi?

“Dişlerin iki tanesi bir kişiye ait. Bu durumda, ortada bütün bir popülasyon olmalı,” diyor Lutz ResearchGate sitesine.

“Robinson Kruzo gibi tek başına, sadece bir diş olmuş olamaz… Primat türlerini Akdeniz bölgesinin tamamında buluyorsak, bulduklarımız neden buna benzemiyor? Bu bireyin geldiği yer tamamen muamma ve daha önce hiç kimse başka bir yerde bunun gibi bir diş bulmamıştı.”

Üst köpek dişi. Mainz Doğal Tarih Müzesi

Takım, dişlerin geldiği türün, Afrika’daki daha yeni homininlerle akraba olabileceğini düşünüyor; bu durum, bu gizemli ve şimdiye kadar bilinmeyen primat grubunun Afrika’dan önce Avrupa’da yaşamış olduğu anlamına geliyor.

Alternatif olarak, üst köpek dişi benzerlikleri yakınsak evrimin sonucu olabilir; şeklin Afrikalı hominin dişlerini andırması, genetik veya çevresel bir şans eseri olup farklı bölgelerde iki farklı türde ortaya çıkmış olabilir.

“Tahmin yürütmekten kaçınmak istiyoruz,” diyor Lutz.

“Bu keşiflerin kesin olarak gösterdiği bir şey varsa, o da sahip olduğumuz bilgilerdeki ve fosil kaydındaki boşlukların önceden düşündüğümüzden çok daha büyük olduğu.”

Takım, araştırmasını yayınlamayı bir yıldan fazla süre geciktirdi ve bu esnada incelemesine devam etti (hâlâ devam ediyor). Bulgular şimdi bir önbaskıda mevcut.

Ancak keşif haberleriyle önemli manşetler ortaya çıksa da (kuşkusuz bunda, “bugünden sonra insanlık tarihini yeniden yazmalıyız” diyerek duygusal bir çıkış yapan Mainz belediye başkanının da payı var), herkes bulguların bu kadar çarpıcı olduğuna ikna olmuş değil.

İlk olarak fosiller homininlere değil, daha geniş olan hominoidler grubuna ait olabilir. Yani bu durumda Australopithecus afarensis gibi türlere göre bizimle daha uzaktan akraba olurlar; üstelik bazıları bu kadar bile uzağa gitmek istemiyor.

Kanada’daki Toronto Üniversitesi’nden paleoantropolog Bence Viola, National Geographic dergisine “Bence boşuna patırtı yapılıyor” diyor.

“Aynı bireyden geldiğini söyledikleri ikinci diş (azıdişi) kesinlikle bir hominine ait değil ve ben hominoid de olmadığını söylerdim.”

Dişlerin, pliopithecoid adı verilen çok daha uzak bir gruba ait olması muhtemel; Lutz’ın takımı da araştırmasında bunu kabul ediyor.

Fakat takım, dişleri çok daha detaylı şekilde çözümleme şansına sahip olmadan bu konuda daha fazlasını bilemeyeceğiz. Detaylı analiz, bireyin yaşı, besin alışkanlıkları ve (belki de) antik atalarımızın (veya onların kuzenlerinin) hikayesindeki yeri hakkında bir şeyler söyleyebilir.

O zamana kadar, ders kitaplarını yeniden yazmamız gerektiğini söyleyen iddiaya şüpheyle yaklaşılması gerekiyor, çünkü bilim bu konuda henüz karar vermiş değil.

Bu konuyu takip edin.

Bulgular, internette mevcut olan bir önbaskıda sunuldu.

 

 

 

 

ScienceAlert

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

Abonelikle İlgili Konular İçin abone@doganburda.com

Eksik Sayılar İçin okurhizmetleri@doganburda.com

Müşteri Hizmetleri (212) 478 0 300

Danışma Hattı (212) 410 32 00

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir