Geri Dönüşü Olmayan Noktaya Şimdiden Ulaşmış Olabiliriz

0
621

Bilim insanları, 10 yıl önce uyarısı yapılan iklim alarmlarının yarısından çoğunun gerçekleşmekte olduğunu hatırlatıyor.

Bu gerçek Amazon yağmur ormanlarının ve hem Grönland hem de Antarktika’daki buz katmanlarının beklenenden çok daha erken ve çok daha büyük bir tehlike altında olduğunu, birbirleri ile tahmin edilenden daha yoğun bir domino etkisine sahip olduklarını gösteriyor. Ayrıca küresel ısınma ile tetiklenen bu değişiklikler insan yaşamı için de ciddi bir tehdit.

Nature’da yayınlanan makalede bilim insanları, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve bu sayede en kötü senaryo olan fırın etkisinden kurtulmamız için acil durum çağrısı yapıyorlar.

İngiltere’nin Exeter Üniversitesi Global Sistemler Enstitüsünden Prof. Tim Lenton, “On yıl kadar önce, Dünya’nın genel sistemine ait potansiyel tehlike ibarelerini açıklamıştık. Şimdi bunların yarısından çoğunun gerçekleşmiş olduğunu görüyoruz” diyor: “Geri dönüşü mümkün olmayan değişiklikler hızla büyüyen bir tehdit oluşturuyor. Kayıtsız kalmak artık mümkün değil Durum çok acil müdahale gerektiriyor”.

Almanya’nın Postdam İklimsel Etkiler Araştırma Enstitüsü yöneticisi Johan Rockström ise “Önüne geçilmez seviyelere ulaşan yalnızca insan baskısı değil” diyor: “Bilimin gelişmesi nedeniyle, geri dönüşü olmayan değişikliklerin oluşturduğu riskleri gözardı etmiş olduğumuzu ve ayrıca global ısınmanın kendi kendine artmakta olduğunu da kabul etmeliyiz… Şimdiden 1°C global ısınma meydana geldi… Bilimsel olarak bu, kararlı bir sistemde evrimin devam edebileceği bir dünya için gezegen genelinde acil durum ilan etmek için çok belirgin bir gerekçe”.

ŞİMDİ RİSK ÇOK DAHA BÜYÜK

Bilim insanlarının bahsettiği tehlike ibareleri, şimdi eskisinden çok daha büyük risk oluşturuyor. İşin aciliyeti de riskleri azaltmak için ne kadar hızlı ve kararlı davrandığımıza bağlı. Fosil yakıtlara dayalı ekonomiyi terk etmemiz 2050’den önce gerçekleşecek gibi durmuyor; ancak sıcaklık şimdiden endüstri devriminden öncekine göre 1.1°C arttı. Bu hızla devam edilirse gezegenimiz sınır nokta olan 1.5°C’ye 2040 yılında ulaşacak. Araştırmacılara göre yalnızca bu bile acil durum çağrısının sebebi.

Gezegenimizin yaşanmaz hale gelmesine neden olacak tehlike ibareleri aşağıdaki doğal oluşumları tehdit ediyor:

1. Arktik denizindeki buzullar
2. Grönland buz kütlesi
3. Boreal (kutba yakın) ormanlar
4. Tiyal (permafrost)
5. Atlantik Meridyenel Devrilme Sirkülasyonu
6. Amazon yağmur ormanı
7. Mercan resifleri
8. Batı Atlantik buz kütlesi
9. Doğu Antarktika

Grönland, Batı Antarktika ve Doğu Antarktika’nın bir bölümündeki buzların erimesi, gezegen genelinde su seviyesinin kalıcı olarak 10 metre yükselmesine neden olacaktır. Emisyonların azaltılması bu süreci yavaşlatarak düşük rakımda yaşayan popülasyonların taşınması için zaman kazandırır.

Yağmur ormanları, tiyal ve kutba yakın ormanlar, biyosfer için alarm niteliğindedir. Bu sınır aşıldığında fazladan sera gazı salınımı gerçekleşecek ve global ısınma hızı artacaktır.

Global ısınmayı 2°C altında tutmak amacıyla birçok ülke Paris Anlaşmasını imzalamış olmasına rağmen, verilen sözler tutulsa bile mevcut emisyon seviyeleri 3°C’yi işaret etmekte.

‘MEDENİYETİMİZ TEHLİKE İLE KARŞI KARŞIYA’

Bu koşulların birbiri ile ilişkileri ve gelecekteki durum tam olarak tahmin edilemiyor olsa da bilim insanları “bu alarm noktalarına zarar gelmesi halinde global anlamda medeniyetimiz büyük bir tehlike ile karşı karşıya” olduğunu söylüyorlar: “Hiçbir ekonomik maliyet-fayda analizi bize yardımcı olmayacak. İklim problemine yaklaşımımızı değiştirmemiz gerekiyor”. Prof. Lenton ayrıca bu sınırı çoktan aşmış olabileceğimizi, ancak emisyonları azaltarak, riskleri hafifletmenin hala mümkün olduğunu hatırlatıyor. Milyonlarca yıl içinde global sıcaklıkl artmış olsa da araştırmacılar insanların artık sistemi zorladıklarını, atmosferdeki karbondioksit konsantrasyonu ve global sıcaklık artışının, son buz çağındakinden çok daha hızlı bir artış gösterdiğini belirtiyorlar.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here