Güneş Sistemi’nin Erken Döneminde, Jüpiter’e Küçük Bir Gezegen Çarpmış Olabilir

Görünüşe göre Dünya, büyük bir nesnenin çarptığı tek gezegen değil. Yapılan yeni hesaplamaların öne sürdüğüne göre Jüpiter’e, uzun zaman önce küçük bir gezegen çarpmış. Bu evrensel çarpışmanın yankılarını, güneş sistemimizin en büyük gezegeninde hâlâ görebiliyoruz.

Güneş sistemimiz, 4.5 milyar yıl önce adeta bir atış poligonuymuş. Jüpiter’den elde edilen yeni bulgulara göre ise; gezegen, ilk zamanlarında büyük bir darbe yemiş.

Yeni bir çalışmanın söylediğine göre Jüpiter, halen şekillenmekte olan başka bir gezegen ile kafa kafaya çarpışmış olabilir. Bu muhtemel çarpışmanın izlerini bugün hâlâ görebiliyoruz. Juno uzay aracı, Jüpiter’in çekirdeğinin; matematiksel hesaplamaların öne sürdüğünden daha geniş ve daha seyrek olduğunu keşfetmişti.

Çalışmanın eş yazarı Andrea Isella şöyle söylüyor: “Bu şaşırtıcı bir durum. Bulgular, çekirdeği körükleyen bir olayın gerçekleştiğini öne sürüyor ve dev çarpışma da burada devreye giriyor.”

Kulağa olanaksız gibi gelse de; güneş sisteminin başka bir yerinde de benzer bir durumun gerçekleştiğini öne süren bol miktarda kanıt mevcut. Aslında bu olay Dünya’nın başına gelmişti. Ay’ın nasıl oluştuğuna yönelik önde gelen kuramlardan biri, güneş sistemimizin ilk zamanlarında Mars boyutundaki bir nesnenin gezegenimize çarptığını öne sürüyor. Bu çarpışma Dünya’yı neredeyse yok edecekmiş fakat gezegenimiz hayatta kalmış. Gezegenden kopan parçalar, nihayetinde kaynaşarak bugün gördüğümüz Ay’ı meydana getirmiş.

Güneş sistemi, bugün bildiğimiz şekliyle Güneş’in etrafında dönen sekiz gezegenden oluşan bu istikrarlı haline gelmeden önce daha tehlikeli bir yermiş. Fakat tehlikeler bitmiş değil: Otoyolda ters yönde giden bir araba gibi; gezegenlere göre farklı yönlerde dolaşan göktaşları, kuyrukluyıldızlar ve küçük gezegenler hâlâ mevcut. Bu küçük gezegenlerden bazıları medeniyeti silip süpürebilirse de, bu pek muhtemel değil. Çünkü en büyük nesneler zaten istikrarlı yörüngelerde geziyor veya imha edilmiş ya da çok uzaklara gitmişler. (Bu cisimler yüzünden uykunuz kaçmasın çünkü NASA, onlarca yıl araştırmasına rağmen hiçbirini bulamadı. Uzay ajansı ve ortakları, ne olur ne olmaz diye aramaya devam ediyor.)

Jüpiter ve Dünya’nın ilk zamanlarındaki bu kargaşalı tarihleri, güneş sistemini silip süpüren bilardo topu ortamının aşamalarından yalnızca biriydi. Kabaca dört milyar yıl önce, gökbilimcilerin “son ağır bombardıman” adı verdiği dönemde; küçük cisimlerden oluşan sürüler, güneş sistemimizdeki gezegenleri yumrukluyordu. Dünya üzerindeki kanıtlar; rüzgar, su ve volkanik aşınmayla silinmiş. Fakat Dünya’nın uydusu, bu yara izlerini halen taşıyor.

Çoğu gökbilimci, Jüpiter’in kütleçekimsel nüfuzunun; güneş sistemimizdeki küçük gezegenlerin izlediği yörünge üzerinde büyük bir etkisi olduğunu düşünüyor. Aslında bu yeni çalışma, Jüpiter’in ilk birkaç yılı içerisinde bir gezegeni kendine çekmiş olma ihtimalinin yüzde 40 olduğunu gösteriyor; yani kütleçekimi o kadar güçlüymüş. Hatta bazı gökbilimciler Jüpiter’in, gezegen katili cisimleri milyarlarca yıl boyunca Dünya’dan uzaklaştırdığını ve bu sayede yaşamın oluşmasına imkan sağladığını bile düşünüyorlar.

 

 

 

 

Curiosity

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir