Hubble Bugüne Kadarki En Uzak Yıldızı Gördü

0
492
Hubble Uzay Teleskobu. Fotoğraf: NASA Johnson

Earendel yıldızından çıkan ışığın Dünya’ya ulaşması 12,9 milyar yıl sürmüş.

Hubble Uzay Teleskobu, mirasına yeni ve önemli bir keşif daha ekleyerek şimdiye kadar tespit edilen en uzak yıldızı buldu. Büyük Patlama’dan sonraki ilk bir milyar yıl içinde ışık yaymaya başlayan bu yıldız o kadar uzakta ki, ışığı Dünya’ya 12,9 milyar sonra ulaşmış!

Eski İngilizce’de “sabah yıldızı” veya “yükselen ışık” anlamına gelen “Earendel” takma isimli WHL0137-LS yıldızı, Hubble’ın güçlü cihazları ve şans eseri meydana gelen evrensel bir hizalanma sayesinde keşfedilmiş. WHL0137-08 adını taşıyan dev bir galaksi kümesinin kütlesi, kütleçekim merceklemesi isimli bir etkiyle uzayı bükmüş. Uzayın bozulan bu bölümü, yıldızın ışığını artırmış. O sırada Hubble, tam da doğru yerde duruyormuş. Bulgular bugün Nature bülteninde yayımlandı.

Makalenin yazarlarından biri olan ve NASA’da çalışan Jane Rigby, National Geographic’e konuşarak “Şimdiye kadar gördüğümüz açık ara en uzak yıldız” diyor. “Evrenin ilk zamanlarındaki tekil ve dev bir yıldızın neye benzediğini incelemek bakımından elimizdeki en iyi şans bu olacak.”

Earendel yıldızının konumu ve yıldızın ışığını artırıp Hubble’ın tespit etmesini sağlayan uzay zamandaki bozulma (noktalı çizgi). Görüntü: NASA/ESA/Brian Welch (JHU)/Dan Coe ve Alyssa Pagan (STScI)

Hubble’ın gördüğü kadarıyla Earendel’den gelen ışık, Büyük Patlama’dan sonraki 900 milyon yıl içerisinde ve “kırmızı kayma 6,2” adı verilen bir zamanda çıkmış. Keşif, evrenin yaklaşık 4 milyar yıl yaşında olduğu “kırmızı kayma 1,5” zamanında var olan önceki en uzak yıldıza göre büyük bir sıçramayı temsil ediyor.

Yeni yıldız önceki en uzak yıldızdan o kadar uzakta ki, Baltimore – Johns Hopkins Üniversitesinde çalışan ve makalenin baş yazarı olan gökbilimci Brian Welch “İlk başta inanmamıştık” diyor. Welch’e göre Earendel’in incelenmesiyle birlikte, eski yıldızların yeni ve genç yıldızlara göre ne gibi farklılıklar taşıdığı daha iyi öğrenilebilir.

“Earendel o kadar uzun süre önce var olmuş ki, günümüzde etrafımızda bulunan yıldızlarla tamamen aynı ham maddelerden oluşmamış olabilirdi” diyor Welch. “Earendel’in incelenmesi, evrenin alışık olmadığımız fakat bildiğimiz her şeye yol açmış bir dönemine ışık tutacak. Sanki çok ilginç bir kitap okuyormuşuz da, ikinci bölümünden başlamışız gibi. Şimdiyse her şeyin nasıl başladığını görme şansı bulacağız.”

Kütleçekimsel bir mercekte, bükülen uzay doğal bir büyüteç görevi görüyor. Büyüteçte gerçekleşen büyüme, “kritik eğim” adı verilen bir hat boyunca en yoğun şekilde görülüyor. Hubble’ın tespit ettiği bu kritik eğim o kadar güzel hizalanmış ki, Earendel’in ışığını 1.000 kattan 40.000 kata kadar yükseltmiş. Yıldız bu haldeyken bile belli belirsiz görünüyormuş. Welch ve araştırma takımı ise son üç buçuk yıldır alınan değerleri inceleyip bu ışık parıltısını bulmaya çalışıyormuş.

Santa Cruz – California Üniversitesinde çalışan ve yeni araştırmada yer almayan gökbilimci Garth Illingworth, “Yıldızın bulunması epey inanılmaz bir durum diyebiliriz” diyor NPR’ye. “Tam da en büyütülmüş kısımda böyle bir cismin bulunması olağanüstü. Başlı başına hayret verici bir keşif.”

Güneş sistemimizden 8,2 milyar yıl daha eski olan Earendel, Güneş’imizden de en az 50 kat daha ağır. Fakat çalışmanın ardındaki gökbilim takımı, Earendel’in sadece bir yıldız mı yoksa ikili bir yıldız çifti mi olduğundan emin değil. Araştırma takımı, NASA’nın geçenlerde fırlatılan James Webb Uzay Teleskobu’yla birlikte gözlem yapmaya devam etmeyi planlıyor. Neyse ki, Earendel’in önümüzdeki yıllarda da bu yüksek büyütme bölgesinde kalması bekleniyor.

“Webb ile beraber, Earendel’den çok daha uzaktaki yıldızları görebiliriz. İnanılmaz derecede heyecan verici olur” diyor Welch. “Gidebildiğimiz kadar geriye gideceğiz. Webb’in Hubble’ın uzaklık rekorunu kırdığını görmeyi çok isterim.”

 

 

 

 

Yazar: Hannah Seo/Popular Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here