Hubble Sabiti’nin Değeri Tartışmalarla Sorgulanıyor

0
76

California Üniversitesi’nin Teorik Fizik Enstitüsü’nde yaklaşık iki yıl önce bir araya gelen astronomlar, astrofizikçiler ve parçacık fiziği uzmanları arasında Hubble sabiti’ ne ait farklı hesaplamaların ciddiyeti sorgulanmıştı. Evrenin ne hızda genişlediği, astrofizik alanında ciddi bir sorun haline geldi.

Büyük patlama sonrası yayılan ışık ile yapılan hesaplar, süpernovalardan elde edilen verilerle yapılanlarla örtüşmüyor. Yani evrenin en eski tarihini inceleyen verilerle çalışan araştırmacılar Hubble Sabiti’nin değerini hesapladıklarında, yeni olguları değerlendirenlerden daha farklı bir rakama ulaşıyor. Bunun bir mesele haline gelmesinin önemli bir nedeni var: Aradaki farkın sebebi bulunmazsa bilim insanları evrenin nasıl işlediğini en baştan düşünmek zorunda kalacaklar.

1920 yılında Edwin Hubble, evrenin en uzak köşesinde bulunan nesnelerin birbirlerinden gittikçe uzaklaştıklarını öne sürmüştü. Teorisyenler, evrenin ne hızla genişlediğini anlatmak için bu uzaklaşmayı sabit bir sayı ile ifade etmenin uygun olacağını düşündüler ve buna Hubble sabiti adını verdiler. Adından da anlaşılacağı gibi bunun sabit bir sayı olması gerekiyor. Ancak farklı deneyler sonucunda bu sabit için farklı sonuçlar elde edildi.

1920 yılında Edwin Hubble, evrenin en uzak köşesinde bulunan nesnelerin birbirlerinden gittikçe uzaklaştıklarını öne sürmüştü. Bu uzaklaşma hızı “Hubble Sabiti” olarak biliniyor ve değeri konusunda tartışmalar yaşanıyor.

Hesaplama tekniklerinden biri olan kozmik mikrodalga arka plan ışınımı (CMBR) yaklaşımı, Büyük Patlama’nın hemen sonrasında ışık yayılımının başladığını kabul ediyor. Buna dayalı çalışmalarda Hubble sabitinin değeri (0,5 mpc sapma ile) 67,4 km/sn/mpc olarak hesaplanıyor. Diğer çalışmalar ise süpernova verilerinden elde ediliyor ve sonuç 74,0 km/s/mpc olarak bulunuyor. Aradaki ufacık fark, ilk hesaptaki sapma payından çok daha fazla (1 megaparsek=3,2 milyon ışık yılı). Evrenin ilk zamanlarında sıra dışı bir durum oluşmadığı düşünülürse her iki değerin birden doğru olduğu kabul edilemiyor. Bazı fizikçiler, ilk zamanlarda evrenin genişlemesini sağlayan karanlık enerjinin daha farklı olabileceğini, bu yüzden her iki hesabın da doğru olabileceğini öneriyorlar.

Sebep ne olursa olsun; toplantıda bilim insanları mevcut durumu bir krize çevirmenin işe yaramayacağını; bunun yerine evrenin işleyişine dair farklı teoriler geliştirmenin daha yapıcı olacağı konusunda oy birliğine vardılar.

Popular Science Türkiye – Eylül 2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here