Jeologlar: Gizemli bir kuyrukluyıldız darbesi, en eski atalarımızın evrimini tetikledi

Dinozorlardan 10 milyon yıl sonra ikinci bir çarpışma.
56 milyon yıl önce Dünya, 4.5 milyar yıllık tarihindeki en önemli ısınma olaylarından birini yaşadı. Sıcaklıklar 8 dereceye kadar yükseldi ve gezegen üzerinde neredeyse hiç buz kalmadı.
Bu sürekli ısınma dönemi boyunca, ilk ‘gerçek’ primatlar ortaya çıktı ve sonunda insanların evrimine yol açacak olan yörüngeyi başlattı. Ve jeologlar şimdi, bu çok önemli olayı tetiklemiş olabilecek gizemli bir göktaşı çarpışının kanıtlarını bulduklarını söylüyorlar.
Yaklaşık 56 milyon yıl önce (kuş olmayan dinozorların kitlesel yok oluşundan kabaca 10 milyon yıl sonra) bir şey küresel sıcaklıkların aniden fırladığı bir dönemi tetikledi.
Palosen-Eosen Isı Azamiyeti (PETM) olarak bilinen bu olay, Palosen Dönemi’nin sonunu getirdi ve yaklaşık 33.9 milyon yıl öncesine kadar sürmüş olan Eosen Dönemi’nin başlangıcına neden oldu.
Çoğu uzman, PETM’yi çağdaş iklim değişikliğinin en iyi antik örneği olarak görüyor çünkü o zamanlar atmosferdeki karbon diyoksit seviyeleri o kadar hızlı yükselmişti ki, küresel çaptaki sıcaklıklar 5°C’den 8°C’ye çıkmıştı.
Sıcak kuşaklardaki (tropik bölgelerdeki) deniz yüzeyi sıcaklıkları 35°C kadar fazla yükselmişti ve deniz tabanı sıcaklıkları bugün olduğundan 10°C daha yüksekti. Okyanuslar asitlendi, kutuplardaki donuk topraklar eridi, orman yangınları çıktı ve yaşam, yeni koşullarla başa çıkmak üzere evrimleşti.
Karada yaşayan pek çok memeli, ormanlardan çıkıp açık ovalara gitmek zorunda kaldı ve böylece daha iri hale geldiler ve bu gruplar günümüzdeki gergedanların, atların, domuzların, develerin ve hipopotamların temellerini şekillendirdiler.
Balinaların eski atalarının, bu zamanlarda denize sığındığı ortaya çıktı ve daha önce olmadığı kadar daha iri vücutlar ile daha büyük beyinlere sahip olan plasentalı memeliler, fosil kaydında görünmeye başladı.
Ayrıca ilk ‘gerçek’ primatlar da bu zamanlarda evrimleştiler ve elleri ile ayaklarıyla nesneleri ve dalları tutma yeteneği geliştirdiler; bu durum, pek çok milyon yıl sonra bunların maymun akrabalarını belirleyecekti.
Fakat PETM’nin Dünya’nın tarihi için önemli olduğu kadar, onu aslında neyin tetiklediği de jeolojideki en büyük gizemlerden biri olarak kalmıştı.
Şimdi, jeologlardan oluşan bir takım, küçük bir kuyrukluyıldızın Dünya’ya çarpışının bu küresel ısınma olayını başlatmış olabileceğini öne sürüyor ve kendilerini destekleyen, ABD’nin Doğu Kıyısı’nın yukarısında ve aşağısında bulunan mikroskobik cam küre kanıtları bulunduğunu söylüyorlar.
Evet, tıpkı bir uzay taşının pek çok dinozorun yaşamına son vermesi gibi, 10 milyon yıl sonra yaşanan benzer bir olay, sıcaklık seven sayısız bitki ve hayvan türünün evrimini ateşlemiş olabilir.
New York’taki Rensselaer Politeknik Enstitüsü’nden jeolog ve baş araştırmacı Morgan Schaller, Science News’tan Thomas Sumner’a şöyle konuşuyor: “Zamanlama, fevkalade olduğu kadar kötü de.”
Schaller ve takımı, Kolorado’daki Jeologlar Derneği’nin yıllık buluşmasında, PETM başlangıcına bağlanan sekiz adet tortu çekirdeğindeki tuhaf silis ‘tespihlerinin’ keşfini açıklayan iki tez sundular.
Söylediklerine göre, üç tane Atlantik Kıyı Düzlüğü bölgesinde bulunan bu camsı küreler, sıklıkla dünya dışı çarpışmalar ile bağdaştırılıyor ve on yıllardır fark edilmemişti.
“Küreler, mikro camsı göktaşları gibi görünüyor. Bunlar, kuyrukluyıldızlar veya göktaşları yüksek hızlarda Dünya’ya çarptığı zaman oluşan ve bir tarafa saçılan döküntüler.
“Takım için bu bir sürpriz olmuştu: bu tortular üzerinde daha önce pek çok kez çalışılmıştı. Bu küreler, açık renkli foraminiferitleri (mikroskobik canlıların fosillerini) aramak için yaygın şekilde kullanılan siyah tepsilerin arkaplanına karşı harmanlanmış durumda olabilir.”
Bu küreler genelde volkan patlamaları ile bağdaştırılıyor; bu, PETM’yi tetiklediği düşünülen öncü varsayımlardan biri.
Fakat takım, bu mikro camsı göktaşlarının su içeriğinin yüzde 0.03’ten küçük olduğunu söylüyor, yani volkanik mikro camsı göktaşlarında bulunanlardan çok daha düşük miktarda ve sıcak bir çarpışmanın özelliği olan kuvartz camı içeriklerine sahipler.
Takım ayrıca, PETM tortu çekirdeklerinin üç tanesinin, mikro camsı göktaşı katmanlarının hemen üstünde büyük kömür sivreltileri içerdiğini buldular. Bu durum, öne sürmüş oldukları çarpışmanın hemen sonrasında orman yangınlarının oluştuğunu akla getiriyor.
Takım, bu kömürlerin, ayrıca korunmuş haldeki kömürleşmiş bitki kalıntılarını nasıl içerdiğini detaylandırdı ve bu durumun, görüşlerini güçlendirdiğini söylüyorlar.
Tezlerden birinde şu sonuca varıyorlar: “Çarpışmadan sonucunda oluşan sıcaklık anormalliklerinin ve püskürtü serpintisinin, muhtemelen geniş orman yangınlarına sebep olduğu anlamını çıkarıyoruz. Bu bulgu, daha önce küresel olarak diğer Palosen-Eosen kesitlerinden belgelenmişti.”
Henüz hakem denetiminden geçmeyen keşif, toplantıda pek çok kez tartışıldı. Bazı jeologlar bunun gerçekten hayat değiştiren bir kuyrukluyıldız çarpışmasının kanıtı olduğu fikrine katılırken, diğerleri tamamen şüpheci kaldı.
İsveç’teki Lund Üniversitesi’nden bir jeolog olan Birger Schmitz, Voosen’a şöyle konuştu: “Bu gerçekten şaşırtıcı bir keşif. Veriler güvenilir görünüyor.”
Bu arada, Teksas Houston’daki Rice Üniversitesi’nden bir okyanusbilimci olan Jerry Dickens, kürelerin bir çarpışma sonucu oluştuğundan veya kömürlerin orman yangınlarından kaynaklandığından kuşkusunun olmadığını söyledi fakat kürelerin ve kömürlerin sadece başlangıçta değil, PETM tortu katmanları boyunca bulunabileceğini öne sürdü.
Takım şimdi böylesi küçük bir çarpışmanın (birkaç kilometre uzunluğunda olduğu tahmin ediliyor), gezegen genişliğindeki böylesi bir ısınma olayının kıvılcımını nasıl ateşlemiş olabileceğini açıklamak zorunda, fakat ihtimallerden birisi de, bunun doğal bir petrol deposu gibi muazzam miktarda karbonla dolu bir bölgeye çarpmış olabildiği.
Henüz karara varılmadı, fakat araştırmacılar iddialarını destekleyecek daha fazla kanıt bulabilirse, bu durum, bir değil de iki çarpışmanın erken atalarımıza neden olmuş olaylar zincirini başlattığı anlamına gelebilir.
İki tezin özetini buradan ve buradan okuyabilirsiniz.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir