Kadınlar En Güçlü Erkekleri En Çekici Olarak Görüyorlar

Fakat bunun sebebi evrim mi yoksa kültür mü?

Vücut geliştirmeye kafayı takan heteroseksüeller, sevinin bakalım! Yapılan bir çalışmada, kadınlardan erkeklerin vücutlarının bulunduğu fotoğrafları değerlendirmeleri istendi ve kadınlar en güçlü erkekleri en çekici olarak sınıflandırdı.

Geçtiğimiz Salı günü Proceedings of the Royal Society B bülteninde yayınlanan rapora göre, boy ve zayıflık da çekici özellikler arasındaydı ancak kuvvet, bir erkeğin gövde değerlendirmesinde çok büyük rol oynuyordu.

Çalışmanın yazarı, Fullerton’daki California State Üniversitesi’nde evrimsel psikolog olan Aaron Lukaszewski şöyle söylüyor: “güçlü erkeklerin daha çekici olduğu görüşü karşısında kimse şaşırmayacaktır. Kadınların güçlü, kaslı erkekleri sevmesi sır değil.”

Lukaszewski, sonuçlarda hiç fark bulunmadığını söylüyor. Ankete katılan 160 kadından hiçbiri, zayıf erkekler konusunda istatistiksel tercih göstermemiş.

Rhode Island Üniversitesi’nde antropolog olan ve araştırmada yer almayan Holly Dunsworth şöyle aktarıyor: “Bu o kadar açık bir şey ki, insanlar bilim insanlarının neden bu konuda çalışma yapmaya ihtiyaç duyduklarını merak edecekler. Bu sorunun cevabı, bu tercihlerin nasıl evrimleştiğini bilmek istemeleri.”

Lukaszewski ve birlikte çalıştığı eş yazarlar, Santa Barbara’daki California Üniversitesi’nde bulunan erkek üniversite öğrencilerinin gömleksiz veya kolsuz gömlek giyerken çekilen fotoğraflarının yer aldığı bir veritabanı oluşturdular. Erkeklerin kafaları dijital olarak gizlenmişti.

Dunsworth genel izlenimi tanımlarken, çıplak gövdeler üzerinde “suratsız ve hissiz mankafaların” bulunduğunu söylüyor. “Evrimsel psikolojinin sadece kadınlara değil, herkese bir et parçası gibi davrandığını görmek güzel” diyor.

Gömleksiz erkeklerin altmış tanesi, üniversitenin spor salonundan alındı; 130 tanesi de psikoloji derslerine giriyordu. Araştırmacılar, halter makineleri, tutma gücü testleri ve diğer ölçümler aracılığıyla öğrencilerin fiziksel kabiliyetlerini belirledi.

Değerlendirme yapan denekler, Oklahoma State Üniversitesi ve Avustralya’nın Griffith Üniversitesi’ne kayıtlı olan, ergenlik yıllarında veya 20’li yaşların başlarındaki öğrencilerdi. Erkek ve kadınlardan, 1’den 7’ye kadar uzanan bir ölçek üzerinde erkeklerin ne kadar çekici veya güçlü olduklarına karar vermeleri istendi.

Görünüşe göre, yabancı birisinin gücünü tahmin etmede iyiyiz. Kuvvet algısı, erkeklerin gerçek gücü ile yakından bağlantılıydı.

Araştırmacılar ayrıca, bir erkeğin değerlendirilen gücü ile onun çekiciliği arasında doğrusal bir ilişki keşfetti. “Çekicilik konusundaki en büyük payı açıklayan şey, bir erkeğin ne kadar güçlü göründüğü” diyor Lukaszewski.

Çalışmanın yazarları güçlü bir vücudu, antik atalarımızın anlamış olacağı bir sinyal şeklinde tanımlıyorlar: Kaslı vücut, sağlam bir bağışıklık sistemine sahip sağlıklı bir birey izlenimi uyandırıyor; kalorileri bakterilerle mücadele etmek yerine, kas yapmak için kullanabilen birisi.

Lukaszewski, kuvvetin ayrıca, birisinin maddi ve sosyal faydalar sağlayabilme becerisini gösteren bir işaret olduğunu söylüyor. Bu yoruma göre güçlü bir erkek, kadın ve çocukların potansiyel koruyucusu değerini taşıyor ve diğer erkeklerce müttefik olarak isteniyor.

Bazı evrimsel psikologlar, erkek gücü konusunda ideal bir tepe noktası bulunduğunu öne sürüyor ve bu noktanın ötesinde Hulk’a benzeyen kaslı erkeklerin çekiciliği sona eriyor. Söz konusu eğilim, bu çalışmada ortaya çıkmadı.

Lukaszewski bu kavramın, çizgi filmlerdeki gibi kaslı olan erkek çizimlerinin kullanıldığı psikolojik değerlendirmelere dayandığını söylüyor. Söylediğine göre öğrencilerin bulunduğu veritabanında, keskin hatlı “serseri çocuk” tipleri de vardı ancak erkeklerin hiçbiri, daha önce nahoş olduğu aktarılan abartılı oranlara ulaşmamıştı.

Dunsworth, çalışmanın basit yöntemlerine rağmen, yazarların tezdeki evrimsel izahlarını ikna edici bulmadığını söylüyor. “Bu kadınların verdiği tepkiler ile herhangi tür antik, köklü evrimsel özellikler arasında hiçbir bağlantı kurmamışlar” diyor.

Kendisi bu sonuçların herkes için geçerli olmayabileceğini belirtiyor. Oylama yapanlar, üniversite çağındaki erkeklerin dış görünüşünü değerlendiren üniversite çağındaki kadınlardı. Dunsworth, bu kişilerin “çekiciliğin ne anlama geldiğine dair fazla bir tecrübesi olmayabileceğini” söylüyor.

Çalışmanın yazarları da, birisinin vücudunun fiziksel çekiciliğinin, sonuçta eş değerlendirmesi yaparken kullandığımız ipuçlarından sadece bir tanesi olduğunu kabul ediyorlar.

Los Angeles’daki Occidental College Üniversitesi’nde sosyolog olan Lisa Wade şöyle söylüyor: “Bence yazarlar, evrime sebepsel bir rol yüklemekte fazla acele etmişler. Bu onlara özgü bir şey değil, bu türden araştırmaların çoğunda aynı yöntembilimsel sorunlar mevcut.”

Wade bunun yerine, fiziksel olarak neyin çekici olduğu konusunda evrimsel tarihin değil, kültürün en güçlü etkiye sahip olduğunu söylüyor. “Amerikan toplumunda üst gövdeleri güçlü, uzun boylu, yağsız erkeklere değer veriyoruz” diyor.

“Bunun evrimsel bir açıklama gerektirdiğini varsayma konusunda çok aceleciyiz.” Dilimli kalın kaslarının, kullanışlı bir işlevden ziyade daha çok gösteriş için olduğunu söylüyor.

“Ne tür vücutlara değer biçildiğini ve hangilerinin idealleştirildiğini biliyoruz” diyor Wade. “Bunlar, elde edilmesi en zor olan vücutlar olmaya eğilim gösteriyor.”

Eğer araştırmacılar bu deneyi yüzyıl önce, kalorilerin daha kıt ve fiziksel işçiliğin daha bol olduğu zamanda gerçekleştirseydi, daha ağır olan vücutlar zayıf olanlara göre çok daha yüksek puan alırdı. Zayıflık, evrensel olarak değişik kültürlerde ve değişik zamanlarda farklı şekilde değer görüyor.

Lukaszewski, takımının küresel çapta fiziksel çekicilik değerlendirmesi yapmayı planladığını söylüyor. “Şu an devam eden, çok kültürlü bir araştırmamız var” diyor ve dünya çapında bir düzineden fazla bölgeyi kapsadığını söylüyor.

 

 

 

 

The Washington Post

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir