Kalsiyum ve D Vitamini Takviyeleri, Kemik Kırılmalarına Karşı Korumuyor Olabilir

Iıı… Ne?

Geçtiğimiz on yıl boyunca besin bilimindeki en tartışmalı sorulardan biri, yaşlı yetişkinlerin takviye olarak D vitamini ve kalsiyum almasının gerekli olup olmadığıydı.

Dünya nüfusu yaşlandıkça, kemik kırılmaları ve çatlaklar kamu sağlığı için daha fazla sorun haline geliyor. Bu durum, sosyal ve ekonomik bakımdan devasa sonuçlar barındırıyor. Araştırmacılar bugüne kadar, besin takviyeleri ile kırılma tehlikesi arasındaki bağlantı üzerine yapılan fakat birbiriyle çelişen çalışmalardan bir anlam çıkarmaya çalışıyorlardı.

Salı günü Journal of the American Medical Association bülteninde yayınlanan bir çalışmada, 50 yaşın üzerinde toplamda 50.000’den fazla yetişkini kapsayan, rastgellenmiş 33 çalışma analiz edilerek bu konuya yeniden bakıldı.

Bu önceki araştırma tezlerinin her birinde kalsiyum, D vitamini veya her ikisi, bir plasebo ile karşılaştırılmıştı veya karşılaştırılan hiçbir tedavi bulunmuyordu.

Çin’deki Tianjin Hastanesi’nden Jia-Guo Zhao tarafından yürütülen analizde, genel toplumun içinde yaşayan yaşlı yetişkinlere odaklanıldı ve bakım evlerinde, hastanelerde ve diğer tesislerde yaşayan insanlar dahil edilmedi.

Varılan karar netti: D vitamini ve kalsiyum takviyeleri, bu yetişkinlerde meydana gelen kemik kırılmalarını veya kalça çatlaklarını önlemeyi garanti etmiyor gibi görünüyor. Bu gibi takviyeler, dozdan, hastanın cinsiyetinden, kırık geçmişinden veya beslenmede bulunan kalsiyum miktarından bağımsız olarak hiçbir belirgin fayda sunmuyor.

Etkili bir devlet danışma kurumu olan ABD Önleyici Hizmetler Görev Gücü, 2013 yılında kemik erimesi veya D vitamini eksikliği bulunmayan yaşlı yetişkinlerde besin takviyelerinin faydasını destekleyen bulguların “yeterli olmadığını” söyleyen öneriler yayınlamıştı. O tarihten beri bu besin takviyeleri hakkında soru kafalarda işareti oluştu.

New York Üniversitesi’nde gıda bilimleri ve beslenme fahri profesörü olan Marion Nestle, o zamanlar yazdığı bir yazıda UPSTF’nin açıklamalarına dikkat edilmesi gerektiğini belirtip, klinik tedavi uzmanlarının “sağlıklı bireyler için kalsiyum ve D vitamini takviyeleri önermeden önce dikkatli olması gerektiğini” söylemişti.

Kendisi bu hafta, kemik sağlığının beslenme ve hareket bakımından pek çok farklı yönü kapsadığını söyledi.

“Kemikleri hayat boyu korumak için, sağlıklı beslenmek, vücut ağırlığını içeren faaliyetler gerçekleştirmek, aşırı alkolden kaçınmak ve sigara içmemek gerekiyor; bunlar herkes için iyi tavsiyeler” diyor Nestle.

D vitamini bir vitamin değil, güneş ışığına tepki olarak üretilen bir hormondur ve vücutta kemiklerle, kanserle, kalp hastalıklarıyla, diyabetle, bağışıklık işleviyle ve üreme sağlığıyla ilgili pek çok farklı rolünün bulunduğu görünmektedir.

Besin takviyelerinin üreticilerini ve perakendecilerini temsil eden Doğal Ürünler Birliği’nin başkanı Daniel Fabricant, çalışmanın “çok yüzeysel” hükümler verdiğini söylüyor.

Kendisi, bu çalışmada evde yaşayabilen insanlara bakılarak, nüfusun en sağlıklı kısmına odaklanıldığını belirtiyor.

“Eksik olan bir çok şey var. Önceden kırıkları olan veya ailesinde kemik erimesi olan insanların D vitaminine hâlâ ihtiyaçları olabilir.”

Kalsiyum ve D vitamininin kemikleri korumak için önemli olduğu uzun süredir biliniyordu ve günlük önerilen dozları edinmenin en iyi yolu da doğal yollar.

Kalsiyum için, süt, peynir, yoğurt gibi süt ürünlerinin veya kalsiyum bakımından zengin olan yeşil yapraklı sebzelerin yenilmesi gerekiyor. D vitamini için ise biraz güneşe maruz kalınması gerekiyor. Sadece az miktarda besin D vitamini içeriyor ve bunlardan biri de somon gibi yağlı balıklar.

Sorun şu ki, bazı ülkelerde pek çok insan yeterli miktarda kalsiyum veya D vitamini almıyor; bu yüzden besin takviyeleri hakkında yapılan tartışma bu kadar önemli hale geldi.

2010 yılında ABD Ulusal Tıp Akademisi, çoğu insan için günlük D vitamini alımını üç kat artırarak günde 600 IU’ye çıkaran ve kalsiyum alımını 1.000 miligrama çıkaran öneriler yayınlandı.

Söz konusu bildiride takviyelerden açık şekilde bahsedilen küçük bir bölüm olsa da, takviye kullanımının varsayıldığı görülüyor ve D vitamini ile kalsiyum alımı için üst sınırları belirlemenin ve bu sınırları takip etmenin önemi hakkında birçok tartışma yer alıyordu.

Grup, aşırı tüketimden dolayı böbrek ve doku hasarı ihtimaline karşı uyarıda bulunarak şöyle diyordu: “Kuzey Amerikalılar giderek daha fazla besin takviyesi kullanıp, D vitamini ve kalsiyum destekli daha fazla besin tükettikçe, insanların bu besinlerden yüksek miktarlarda tüketmesi daha muhtemel hale geliyor.”

Fabricant ayrıca, yeni çalışmada ilgili doz miktarları bakımından sınırlı bilginin yer aldığını söylüyor.”Belki ortalama doz, doz yanıt eğrisinin alt ucunda yer alıyordu” diyor.

“Bu güzel bir matematik egzersizi olsa da, asıl meseleye varmıyor. Asıl mesele, takviyeye ihtiyaç duyan insanlar için hangi seviyelerin en uygun olduğu.”

Yeni çalışmada, O vitamini takviyelerinin diğer şartlardaki faydalarına veya tehlikelerine bakılmamış, ancak önceki çalışmalarda, bunların diyabet ile belirli kanserlerin tehlikesini azaltabildiği öne sürülmüştü.

Fakat Nisan 2017’de Jama Cardiology bülteninde yayınlanan bir çalışmada, aylık D vitamini tedariği dozlarının kalp damar hastalıkları konusunda fazla yardımcı olmadığının görüldüğü yazılmıştı.

Çalışmada yer alan bir diğer sınırlama ise, analize dahil edilen deneylerden bazılarında, kandaki referans D vitamini yoğunluğu çizgisinin tüm katılımcılarda test edilmemiş olmasıydı.

 

 

 

 

The Washington Post

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir