Kan emici kancalıkurtlar genellikle deriye çıplak ayaktan nüfuz ederler ve ince bağırsağa ulaşırlar. Burada ise, bağırsakların astarından kan emerken aynı anda bağışıklık sistemini güçlendiren proteinlerini salgılarlar.

Kan Emici Kancalıkurtlar Astımı Tedavi Edebilir

http://www.popsci.com/sites/popsci.com/files/styles/large_1x_/public/images/2016/10/worm.jpg?itok=Ct37YFuC&fc=50,50

Kan emici kancalıkurtlar genellikle deriye çıplak ayaktan nüfuz ederler ve ince bağırsağa ulaşırlar. Burada ise, bağırsakların astarından kan emerken aynı anda bağışıklık sistemini güçlendiren proteinlerini salgılarlar.

Doktorlar ve bilim insanları, yüzyıllardır kan emici kancalıkurtların yok edilmesi gereken parazitler olduğu kanaatindeydiler. Bakıldığında, kancalıkurt enfeksiyonu şiddetli mide ağrılarına, bulantıya, ishale ve daha fazlasına sebep olabilir. Fakat son zamanlarda yapılan çalışmalar, bu parazitlerin aslında bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıkları engellemede yararlı olabileceğini gösterdi. Şimdi ise bilim insanları, bu durum için tedavi aramak amacıyla tiksindirici küçük kurtçuklara geri dönüyorlar. Geçtiğimiz haftalarda, bir grup bilim insanı bu kurtçuklar tarafından salgılanan, tedavi güçlerinde ana faktör olabilecek bir proteini ayırdıklarını bildirdiler.

Son birkaç yılda yapılan çeşitli çalışmalara göre, gelişmekte olan ülkelerdeki bağışıklık sistemi hastalıklarının artışıyla, parazit enfeksiyonları ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesinin düşüşü arasında bir bağ bulundu. Bu, “hijyen hipotezi” diye bilinen bir olgu. Bu yüzden, bilim insanları belirli kancalıkurtlarla, tekrar enfekte olan hastaların tedavi için yararlı olup olmadığı üzerine çalışma yapıyorlar. Birkaç adet ikinci ve üçüncü evre klinik denemesi çoktan yola çıktı. Bağırsaklarına kancalıkurtlar yerleştirilen çölyak ve iltihabi bağırsak hastalığına sahip gönüllü katılımcılarda bir başarı görülüyor. Çalışmaların sonucuna göre, eğer bilim insanları kurtçuklarda görülen bu özel proteini kullanabilirlerse belki de artık insanların kurtçukları tümüyle mideye indirmelerine gerek kalmayacak.

James Cook Üniversitesi’nde çalışmanın başyazarlığını yapan bağışıklık uzmanı Severine Navarro, “Artık iltihaba karşı koruma sağlamak için kurtçuğun tümüne ihtiyaç kalmadı. Tükürükleriyle salgıladıkları ürünlerde tüm koruyucu özellikler bulunuyor.” şeklinde açıklama yaptı.

Kancalıkurt proteinleri astım tedavisine nasıl yardımcı oluyor?

Herhangi bir alerji saldırısı sırasında bağışıklık sistemi hücreleri, rahatsız edici parçacıklardan kurtulmaya çalışır. Bu durumda düz kaslarda yanma ve iltihaplanma başlar, böylece insanlarda hırıltıyla soluma ve öksürme ortaya çıkar. Navarro, astımda, tepkinin içerde verildiğini ve rahatsız edici parçacıklar yokken bile meydana gelebileceğini belirtti. Fakat kancalıkurtlar, bağışıklık sitemi tepkisini proinflamatuardan (iltihaba meyilli) antiinflamatuara (iltihaba karşı) tekrar bağlayan ve iltihabı önleyen protein 2 veya AIP-2 salgılıyorlar.

Navarro’ya göre, AIP-2 içeren bir çorba oluşturulup farelere enjekte edildikten sonra proteinin astım belirtilerini “neredeyse tamamen tersine çevirdiği” gözlemlendi. Bu sayede, iltihaba sebep olan enzimlerin azalmasıyla birlikte kemirgenlerin akciğer fonksiyonları ve solunumu da iyileşti.

Araştırmacılar, AIP-2’nin, ayrıca bağışıklık sistemi hücrelerinin birleşmesini değiştirdiğini ve ev tozuna alerjisi olan insanlardan alınan hücrelerdeki iltihabı önlediğini belirttiler. Sonuçlar, Science Translational Medicine dergisinde yayımlandı.

Navarro’nun, tüm parazitlerin aynı etkiye sahip olmayacağını söylemesine rağmen (bazıları hâlâ insan sağlığına zararlı olabilir), sonuçlar kanacalıkurt proteininin haplara dönüştürülerek astım ve alerjisi olan insanlara yardım edebileceğine dair umut veriyor. Hatta şimdiden, Navarro’nun ekibi klinik denemeler yapmak için bir şirket arama yolunda. Bahsedilen canlıları bağırsaklarımızda barındırmak mide bulandırıcı olsa da bu bir çözüm olabilir, fakat sindirim sistemimiz için risk almadan parazitlerden yararlanmak da başka bir çözümdür.


Çeviren: Ayten Deniz Yılmaz

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir