Köpeğiniz Sizi Gerçekten Kurtarmak İstiyor

0
528
Rich Vintage/iStock

Yardımsever St. Bernard‘dan kahraman Lessie‘ye kadar, bir insanı kurtarmaya koşan köpek görüntüsü birçoğumuzun aklında yer etmiştir. Peki bunun bilimsel bir dayanağı var mı?

Yapılan yeni bir çalışma, ‘evet’ diyor. Köpek arkadaşlarımız, bizi gerçekten beladan kurtarmak istiyorlar; tabi nasıl yapacaklarını bildikleri sürece.

Araştırmacılar, köpeklerin yiyecek elde etmek veya sadece sahipleriyle temas kurmaktan ziyade kurtarma dürtüsüyle hareket edip etmediklerini daha iyi anlamak amacıyla özenle tasarlanan bir dizi deney yürütmüşler.

Ana testlerde, sahipleri bir kutuya hapsedilen 60 köpek bulunuyormuş. Bu kutularda ise köpeklerin kolayca açabileceği hafif bir kapı varmış.

Köpek sahipleri, kutunun içerisinden gerçekçi şekilde yardım çığlığı atmaları için eğitimden geçirilmiş.

Arizona State Üniversitesi’nde psikolog olan Joshua Van Bourg şöyle söylüyor: “Köpeklerin yaklaşık üçte biri, başı derde girmiş sahibini kurtardı. Bu sayı kendi başına kulağa pek etkileyici gelmiyor fakat daha yakından baktığınız zaman cidden etkileyici”

“Buradaki kilit nokta; sahiplerini kurtaran köpek oranının, sahiplerini kurtarmak isteyen köpek oranından çok daha düşük olması. Çünkü diğer köpekler kutunun nasıl açılacağını bilmiyorlar”

Diğer bir ifadeyle bu araştırma, sahibini kurtarmak isteyen köpeklerin daha fazla olduğunu fakat bunu nasıl yapacaklarını bilmediklerini öne sürüyor.

Sahiplerin bulunmadığı bir başka testte ise köpeklerin görüş alanında kutuya yiyecek atılmış ve 60 köpekten 19’u yiyeceği almış. Sahibi kurtarma testlerinde bu rakam 60’a 20’ymiş.

Bu 19 köpekten 16’sı da diğer deneyde sahibini esaretten kurtarmış: Yani yüzde 84’ü. Görünüşe göre çoğu köpek, dertli zamanlarda bize yardım etmek istiyor fakat ilk önce bunu nasıl yapabileceklerini bilmeleri gerekiyor.

Araştırmacılar, köpekleri harekete geçiren şeyi öğrenmek üzere başka şeyler de yapmışlar. Köpek sahiplerinden, köpeklerinin isimlerini söylememeleri istenmiş (köpeklerin emirleri takip etmediğinden emin olmak için). Ayrı bir testte ise sahipler, kutunun içerisinde sadece bir dergi okumuş. Bu sayede, başlarının dertte olduğu test ile karşılaştırma yapılmış.

“Köpekler, sahiplerinin başının dertte olduğu test sırasında çok daha fazla strese girmişlerdi” diyor Van Bougr.

“Sahiplerinin başı derde girdiğinde daha fazla havlamış ve daha fazla sızlanmışlardı. Aslında, sızlanan sekiz köpek vardı ve bunu da dert testinde yapmışlardı. Sadece bir köpek yiyecek için sızlanmıştı.”

Sahiplerinin kutuda oturup dergi okuduğu testte, köpeklerden 16’sı sahibini dışarı çıkarmak (veya sahibine yakınlaşmak) için kapıyı açmış. Araştırmacılar, sahibinin yanında olmanın köpekler için güçlü bir motivasyon olduğunu fakat sahiplerinin başının dertte olduğunu bilmenin, duruma çok daha fazla aciliyet kazandırdığını söylüyor.

Testlerden bazıları da tekrarlanmış. Başın dertte olduğu testler tekrarlandığında, köpeklerin kaygı seviyeleri hemen hemen aynı kalmış fakat tekrarlı okuma testlerinde, köpeklerin stres seviyelerinin her seferinde biraz daha düştüğü görülmüş.

Araştırmacılara göre bu durum, “duygusal bulaşmayı” gösteriyor; yani duygular sahipten köpeğe geçiyor.

Kutuyu yiyecek elde etmek için açan köpek sayısıyla sahibini kurtarmak için açan köpek sayısının neredeyse aynı olması, bu iki eylemin benzer seviyede ödüllendirici görüldüğünü akla getiriyor.

Arizona State Üniversitesi’nde psikolog olan Clive Wynne şöyle söylüyor: “Bu çalışmanın büyüleyici tarafı, köpeklerin gerçekten de insanlarını umursadıklarını göstermesi. Pek çok köpek, eğitimi olmadan bile başı dertte görünen insanları kurtarmayı deniyor; üstelik başarısız olduklarında, ne kadar üzgün olduklarını halen görebiliyoruz.”

“Kontrol testlerinden elde edilen sonuçlar, insanlarını kurtaramayan köpeklerin ne yapacaklarını anlayamadıklarını gösteriyor; yani insanlarını umursamıyor değiller.

“Bir sonraki defa, sahiplerini kurtaran köpeklerin bunu insanlarına yakınlaşmak için mi yaptığını ve insanlarıyla bir araya gelme fırsatı verilmese bile kapıyı yine açıp açmayacaklarını araştırmak istiyoruz.”

Araştırma PLOS One bülteninde yayınlandı.

 

 

 

 

Yazar: David Nield/ScienceAlert. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here