Kötü Davranışlar, Kötü Bir Koku Bırakıyor

0
1743
Acı beklentisine (soldaki turuncu bölgeler) ve koku kaynaklı tiksintiye (sağdaki ufak mavi bölgeler) en çok katkıda bulunan beyin bölgeleri. CÜ/Corradi-Dell'Aqua

Zararlı davranışlar, hayatta kalma kabiliyetimize katkıda bulunan temel duygulara benzeyen ahlaki yargıları tetikliyor. Mevcut bilimsel literatürde, bu duyguların kimliğine yönelik iki farklı hipotez bulunuyor. Bazı araştırmacılar tiksinmeyi seçerken, diğerleri tercihlerini acıdan yana kullanıyor. Cenevre Üniversitesi’nde çalışan bir araştırma takımı, beyin görüntülemeye yönelik yeni bir yaklaşım geliştirdikten sonra tiksinmenin tarafına geçmişler. Science Advances bülteninde görülen çalışma; sağlıksız davranışların, beyinde kötü kokuların uyandırdıklarıyla benzer tepkileri tetiklediğini gösteriyor. Araştırmada ayrıca, beyinde tiksinme duygusuna yönelik ilk defa bir biyo işaretçi belirleniyor.

Tiksinme, hayatta kalma kabiliyetiyle bağlantılı temel bir duygu. Yiyeceklerin taze olup olmadığını koku yardımıyla anlıyoruz. İğrenme ise muhtemel bir zehirlenme kaynağından kaçınmamızı sağlayabiliyor. Acı da aynı ilkeyi takip ederek, çekilme reflekslerimizi harekete geçiriyor ve zarar görebileceğimiz durumlarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor. Psikologlar, bu tip hayatta kalma reflekslerinin, diğer insanların kötü davranışlarına cevap olarak da faaliyete geçebileceğine inanıyor.

Çalışmanın baş araştırmacısı ve CÜ Psikoloji Bölümü’nde araştırmacı olan Profesör Corrado Corradi-Dell’Acqua, “Bu bağlantılar, koşullar ile duygular arasındaki ilişkiler yoluyla gösterilmişti” diyor. “Örneğin yozlaşma hakkında bir makale okurken bir şeyler içersem, bu eylem benim ahlaki yargılarımı etkiler ve içtiğim şeyin kökü koktuğunu ve tadının iğrenç olduğunu düşünebilirim. Benzer şekilde, tersi de geçerli: Kokular, uygun olmayan ahlaki yargılar oluşturabilir. Somut terimlerle açıklarsak; eğer biri kötü kokuyorsa, diğer insanlar onların sağlıksız olduğu yargısına varmaya eğilim gösterir.”

Bazı araştırmacılar, bu süreçte iğrenmenin de yer aldığını öne sürerken; diğerleri acıdan yana seçim yapıyor çünkü ahlaki yargıların, fiili gerçeklere dayalı yürütüldüğünü ve acıyla ilişkili mekanizmalarla paralel olduğunu düşünüyorlar. “Eğer bir sürücünün dikkati dağılırsa ve karşıdan karşıya geçen bir yayayı fark etmezse; yaya gerçekten zarar gördüğünde, şans eseri kurtulmasına kıyasla o kişiyi daha olumsuz yargılarım” diye açıklıyor psikolog.

Cenevre Üniversitesi. Ç: O.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here