Küresel Çip Krizi Ne Zaman Bitecek?

0
1200
Tasvir: matejmo/iStock

Telefonunuzdan bilgisayarınıza ve arabanıza kadar elektrik ile çalışan neredeyse her şeyde çip (yonga) bulunuyor. Çamaşır makineniz, elektrikli diş fırçanız ve buzdolabınız gibi tahmin etmediğiniz eşyalarda bile çip bulunuyor. Fakat hayatlarımızın çok büyük bir kısmına enerji sağlayan bu ufak parçalar şu an ciddi bir tedarik sıkıntısıyla karşı karşıya.

Syracuse Üniversitesinde tedarik zinciri sistemi profesörü olan Patrick Penfield, “Şu an küresel bir tedarik zinciri krizi var” diyor. “Daha önce hiç bu kadar büyük bir şeyin bizi etkilediğini görmemiştik.”

Nissan, çip kıtlığı sebebiyle 500.000 araç eksik üreteceğini söylüyor. Yarı iletken çip eksikliği sebebiyle açık kamyonet üretiminin bir bölümünü kesmek zorunda kalan Genel Motors, üretimi tamamlanan fakat ihtiyaç duyulan çipleri henüz bulunmayan binlerce taşıtı bekletiyor. Apple CEO’su Tim Cook ise Temmuz ayında çip kıtlığının telefon ve tablet satışlarını etkileyeceğini söyleyerek uyarıda bulunmuştu.

Intel başkanı Pat Gelsinger, arzın talebi bir ya da iki yıldan önce karşılayamayacağını tahmin ediyor. Uzmanlar, alışverişe çıktığımızda alışık olduğumuz çeşitlilik ve seçenekleri göremeyebileceğimizi söylüyor.

Peki küresel çip kıtlığı nasıl yaşandı ve ne zaman sona erebilir?

Nedir bu çipler?

Genelde yarıiletken ve bazen de mikroçip şeklinde adlandırılan çipler, elektronik cihazlarımızın beyinleri gibi davranıyor. İçlerinde milyarlarca transistör barındıran bu cihazlar küçük birer teknoloji harikası. (Transistörler, elektronların geçişine izin veren veya onları engelleyen küçük birer kapıya benziyor.) Fakat boyutları değişiklik gösterebiliyor. Üretim süreçleri birçok adım, gün ve uzman gerektiriyor. Örneğin IBM’in en yeni çipi, iki nanometrelik tırnak boyutundaki bir alana 50 milyar transistör sığdırıyor.

Northeastern Üniversitesinde elektrik ve bilgisayar mühendisliği profesörü olan Matteo Rinaldi, “Dünya çapında her gün 100 milyardan fazla çip kullanıldığını düşünüyorum” diyor. “Gündelik yaşamlarımızda ne kadar transistör ve yarıiletken kullandığımızı düşünün.”

Bu çipler, çağdaş toplumun can damarı. Fakat çip talebi, salgından önce bile arzı geçmiş durumdaydı. Bu yıl yarıiletkenlerin “yeni petrol” olduğunu belirten iktisatçı Rory Green, günümüzde çip üretiminde aslan payını Tayvan ve Kore’nin kaptığını belirtiyor. Bu çipler her ne kadar Amerika’da icat edilse de, çip üreten ABD’li üreticilerin sayısında ciddi bir düşüş görülmüş. CSIS Stratejik Teknolojiler Programı’nın başkan yardımcısı James Lewis, 1990 yılında çiplerin yüzde 37’sinin ABD’de üretildiğini söylüyor. 2020 yılında bu rakam sadece yüzde 12’de kalmış.

Intel’in eş kurucusu Gordon Moore’un 1965 yılında yaptığı bir tahmin, teknoloji endüstrisine onlarca yıl boyunca yön vermiş. Bu tahmine göre bir çipe yerleştirilen transistör miktarı, her 24 ayda bir hemen hemen iki katına çıkıyor. Yıllar yılı sürekli küçülen bu çipleri üretebilen bir fabrikanın kurulması ise 10 milyar doları bulabiliyor. Bu meblağ, çoğu şirket için imkansız boyutta. “Bunlar, bilimin en ileri noktasında duran multimilyar dolarlık tesisler” diyor Lewis.

Çip kıtlığı ne?

Dünyanın COVID-19 salgını sebebiyle kapanması, beraberinde pek çok fabrikanın da kapanmasına neden oldu ve çip üretimi için gereken tedarik malzemelerine aylarca ulaşılamadı. Tüketici elektroniğinde yaşanan talep artışı, tedarik zincirini sarsan değişimlere sebep oldu. Üreticiler artan talep seviyelerine yetişmek için yeterli miktarda çip üretmeye çalışırken, siparişler birikti. Yığılmalar başladı ve giderek büyüdü.

Ford gibi araba şirketleri, arabaları üretmek için gerekecek çip miktarını tahmin ederek önceden sipariş vermek zorunda kaldı. An itibariyle Penfield, bir çip siparişinin en az yarım yıl sonra alınabileceğini söylüyor. Mevcut çip talebi, üreticilerin bu noktada karşılayamayacağı kadar fazla. Dolayısıyla tüketiciler, yakında daha az ürün ve daha yüksek fiyatlar görecek.

Fakat sorun sadece üretimle ilgili değil. COVID salgını Asya’da ilerlerken, limanlar bazen aylarca kapalı kaldı. Dünya’daki elektronik cihazların yaklaşık yüzde 90’ı, Çin’in Yantian limanından geçiyor. Limanın kısa süre önce kapanması, yüzlerce konteyner gemisinin limana yanaşmak için beklemesine yol açtı.

Limanlar yeniden açıldığında ise taşınmayı bekleyen ürünlerin birikmesi yüzünden darboğazlar ortaya çıktı. Nakliye tedarik zincirinin birçok bölümü, oluşan birikmeyle başa çıkabilecek kapasiteye sahip değil. Bunun yanısıra işgücü açıklarının meydana gelmesi, tedarik zinciri krizinin daha da büyümesine sebep oldu.

Çip kıtlığına ne sebep oldu?

“Kötü kararlar, kötü şans ve sonrasında artan talep. Bu üçünü birleştirdiğinizde, bir kıtlık ortaya çıkıyor” diyor Lewis. Salgın, cihazlarda patlayıcı bir talep yükselişine sebep oldu. İnsanlar evlerinde kalıp hiç olmadığı kadar fazla tablet, telefon ve diğer yayın cihazları kullandılar. Ortaya çıkan ihtiyaç, üreticilerin yetişemeyeceği kadar arttı.

Otomobil endüstrisinin verdiği kötü kararlar da kıtlığı büyüttü. Lewis, COVID başladığında pek çok şirketin ekonominin uzun süre darbe alacağını düşündüğü için çip siparişini iptal ettiğini söylüyor. Siparişleri özellikle araba şirketleri iptal etmiş. Dolayısıyla çip şirketleri, salgının sebep olduğu patlayıcı talebe yetişmeye çalışarak tüketici ürünleri için çip üretmeye geçmiş. Tesisler araba yerine tüketici ürünlerine yönelik çip üretimi için uyumlu hale getirilince, araba çipi kıtlığı patlak vermiş.

Dünyada fazla çip üretim tesisi bulunmuyor. Salgın sırasında çalışmayı sürdüren az miktarda tesis ise, üretim sürecini daha da geciktiren bir dizi talihsiz hava olayına maruz kalmış. Dünya çapındaki arabalarda kullanılan çiplerin yaklaşık üçte birini üreten Japonya’daki Renesas tesisi, yangın sebebiyle ciddi zarar görmüş. Teksas’ta meydana gelen kış fırtınaları ise Amerika’nın az sayıdaki çip tesisinde üretimin durmasına yol açmış. Bu çiplerin üretilmesi fazla miktarda su da gerektirdiğinden, Tayvan’da gerçekleşen şiddetli kuraklık da üretime darbe vurmuş.

Çin’in oynadığı bir rol var mı?

Jeopolitik endişeler bu çip krizinin ana sebebi olmasa da, devam eden bir endişe de Tayvan’ın Çin ile olan gerilimli ilişkisi. Tayvan dünyanın önde gelen çip üreticisi. Çin ve Tayvan arasındaki kuramsal savaş olasılığı, Amerika’nın çip endüstrisine erişiminde muhtemel bir tehlike yaratıyor. Bu durum, bel bağladıkları çipleri alamayacak pek çok endüstri için felaket olabilir. “Çin, Tayvan’ın ensesine yapışmak istiyor” diyor Lewis. “Çinliler kendi çip endüstrilerini kuramıyorlar. Bu durum, ABD ve Çin arasındaki rekabette bir odak merkezi haline geldi.”

Başkan Joe Biden, çip endüstrisine 50 milyar dolarlık bir yatırım yapılmasını isteyerek Amerika’daki çip üretimine yatırım çağrısı yapıyor. ABD Senatosu, çip üreticileri için vergi kredileri ve diğer teşvikler sunan bir yasa geçirdi.

Amerikan çip üreticisi Intel, çip üretimini artırmayı planladığını duyurdu. Tayvan Yarıilekten Üretim Şirketi ve Samsung ise Amerika’da kurmayı planladıkları fabrikalar için yer arayışında. Bu planlar umut verici olsa da, söz konusu fabrikaların üretim seviyelerini artırabilmesi yıllar alacak.

Kıtlığın etkileri neler?

Harvard Üniversitesi İşletme Fakültesinde çalışan ve Intel yönetim kurulunda neredeyse otuz yıl hizmet vermiş olan Profesör David Yoffie, “Fiyatlar, yarıiletken gerektiren birçok cihazda kesinlikle yükselecek” diyor. “Bazı ürünler kelimenin tam anlamıyla gönderilemeyecek veya gecikecekler.”

Otomobil endüstrisi de büyük bir darbe alıyor. Bazı tahminlere göre ABD’li üreticiler bu yıl en az 1,5 ila 5 milyon daha az araba üretecek. Ford ve General Motors, halihazırda üretimlerini sınırlandırmış durumda. Tesla, üretim seviyelerini sürdürmek için alternaif çip sağlamak amacıyla kendi yazılımını yeniden elden geçirdi.

Apple ve Samsung gibi tüketici elektroniği şirketleri çipleri önceden stoklamaya başlayıp bunları otomobil endüstrisinin karşı karşıya kaldığı muazzam gecikmelerden korumuşsa da, Apple geçenlerde çip kıtlığı sebebiyle iPhone üretiminde gecikmeler beklendiğini ve kıtlığın halihazırda iPad ve Mac’lerin satışını etkilediğini duyurdu. Xbox’lar ve PlayStation’larda da kıtlık yaşanıyor.

“Zor bir tatil sezonu olacak” diyor Penfield. “Tütekiticileri uyaracağım noktalardan biri de, muhtemelen alıştıkları çeşitliliği göremeyecek olmaları.”

Sorun ne zaman çözülecek?

Kıtlığın biteceği zamana yönelik değişik görüşler var. Çip üreticisi STMicro’nun CEO’su, kıtlığın 2023 başlarında sona ereceğini tahmin ediyor. Otomobil üreticisi Stellantis’in CEO’su ise kıtlığın “2022’de de görüleceğini” belirtiyor. Intel CEO’su Patrick Gelsinger, kıtlığın en az iki yıl daha devam edebileceğini söylüyor.

“Muhtemelen 9-10 ayı daha var” diyor Lewis. “Bekleyebilirseniz, fiyatlar düşecek.”

Yoffie’nin tahmini, önümüzdeki 6 ila 12 ayda talebin biraz düşmeye başlayacağı yönünde. Fakat arz talebe yetişene ve dengeye ulaşılana kadar iki yıl geçebileceğini düşünüyor.

“Sonraki nesil teknolojiden bahsettiğimiz seviyeler olan üç ile iki nanometreye ulaştığınızda, bu artık roket bilimidir ve roket bilimi bir nanosaniyede çözülen bir şey değildir” diyor Yoffie. “Sabırlı olmanız gerekecek.”

 

 

 

 

Yazar: Shira Feder/Popular Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here