Lütfen Artık Kulağınıza Bir Şeyler Sokmaktan Vazgeçin

Doktorlar eskiden olduğu gibi şimdi de hastalarını en iyi şekilde tedavi edebilmek için ortaya yeni problemler çıktığında veya süregelen eski bir hastalıkla ilgili yeni araştırmalar yapıldığında klinik rehberlerini günceller. Geçtiğimiz günlerde Amerika Otolarengiyoloji* Akademisi, kulak kiri hakkındaki son görüşlerini yayımladı.

Bu görüşlere bakıldığında 2008 yılında yayımlanan son rehbere göre pek bir şey değişmemiş gibi görünüyor. Farklı olarak yeni rehberde belirli kulak problemlerinde doktorların nasıl tedavi etmeleri gerektiği ve daha yapışkan hale gelmiş kulak kiri problemleri ile nasıl mücadele edileceği gibi konular yer almakta. Ayrıca rehberde, hastaların kulaklarına nasıl iyi bakacakları konusunda yararlı ifadeler bulunuyor.

Rehberi güncelleme grubunun başında bulunan Seth Schwartz’a göre göze çarpan bir diğer önemli değişiklik ise kulak mumu kullanımının kesinlikle yapılmaması gereken bir şey olduğu konusu.

Alternatif tıpta kullanılan kulak mumu temelde tüp şeklinde balmumu kullanarak kulak kirini kulaktan çıkarmayı hedefleyen ama kulağa ve kulak zarına zarar verebilen bir uygulamadır.

Rehberlerin aslında temeldeki mesajı açık: Lütfen kulaklarınıza bir şeyler sokmayın. Eğer bu istek size abartı görünüyorsa, büyük ihtimalle kulak zarınız doktorunuzun isteğini duymayacak kadar hasar görmüş demektir.

Hadi şunu da bir açıklığa kavuşturalım: Kulak kiri isminin aksine pis bir şey değildir. Aslında kulaklarınızın içindeki kiri ve tozu içinde hapsederek kulaklarınızın temiz kalmasını sağlar. Eğer hiç dokunmazsanız, yeni oluşan kir eskisini dışarı iter ve hiçbir probleme neden olmaz. Ama kulağınıza, kulak temizleme çöpleri, ataşlar, tel toka gibi şeyleri sokarsanız bu sadece kulağınızdaki kiri daha derine iter ve kulak kanalının tıkanmasına neden olarak duyma mekanizmasına zarar verebilir.

Kulak kiri kulağın hassas mekanizmasının tozlardan arınmasını sağlar. Kulak temizliği açısından doktorlar sadece kepçe kısmının yıkanmasını tavsiye ediyorlar. Kulak temizleme çubuklarının ve kulağa sokulan diğer malzemelerin faydadan çok zararı olabilir.

Schwartz’a göre “İnsanlar kulağına temizleme çubuğu veya diğer yabancı cisimleri soktuğunda , deriye zarar vererek bakterilerin çeşitli enfeksiyonları yapmasına yol açabilir.”

Genel olarak duştan sonra kulağın dış kısmının silinmesi en iyi yoldur – çünkü sıcak su bazı şeyleri birazcık yumuşatır.

Rehbere göre yapmamanız gerekenlere dair bir listeye aşağıdan ulaşabilirsiniz:

1. Kulağınızı aşırı bir şekilde temizlemeyin. Aşırı temizlemek kulak yolunuza hasar vererek enfeksiyonlara neden olabilir hatta kulak kirinin tıkanma olasılığını arttırabilir.
2. Kulak deliğinizden küçük her şeyi kulağınıza sokmayın. Pamuklu çubuklar , tel tokalar , araba anahtarları , kürdanlar..bütün bunlar kulağınıza zarar verebilir. Her biri kulak yolunuzda kesiklere, kulak zarınızda deliklere, işitme kemiklerinin çıkmasına neden olarak sonuçta işitme kaybına , baş dönmesine , çınlamaya ve diğer türlü kulak problemlerine sebebiyet verebilir.
3. Kulak mumu kullanmayın. Kulak mumunun tıkanmaya neden olmuş kulak kirinin çıkarılması konusunda yardımcı olduğu konusunda hiçbir kanıt yoktur. Ayrıca bu işlem sırasında kulak yolunuz ve kulak zarınız zarar görebilir.
4. Semptomları görmezden gelmeyin. Kulağınıza temizleme çubuğu sokmamalısınız desek de bu demek değil ki kulak kiri sizin için asla problem olmayacak. Eğer kulağınızı sürekli kurcalama isteği duyuyorsanız mutlaka tıbbi destek almalısınız.
5. Eğer kulak-burun-boğaz doktorunuz sizin için özel olarak yazmadıysa ve herhangi bir kulak ameliyatı geçirdiyseniz veya kulak zarınız delikse o zaman kulak kiri yumuşatıcı damlalardan uzak durmalısınız.
6. İşitme cihazlarınızı kullanma talimatlarına uygun şekilde temizlemeyi unutmayın.

Eğer kulak ağrısı, kanaması, çınlaması yaşıyorsanız veya işitme ile ilgili problemleriniz varsa , bu semptomlar kulak yolunuzu tıkayan kulak kiri nedeniyle olabilir. Kulak temizleme çubuğunu bir kenara bırakın ve bir doktora gidin.

*Kulak-Burun-Boğaz Bilimi olarak da bilinir.


Çeviren: Semih Yegen

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir