Neandertallerin Belli Bir Geni, Bazı İnsanları Acıya Daha Duyarlı Yapabilir

0
721
Eski insanları gösteren bir tasvir. Estt/istock

Acı, zararlı olabilecek şeylerin vücudumuzun çeşitli kısımlarını etkilediği zaman faaliyete geçen, özelleşmiş sinir hücreleri yoluyla iletilen bir duyu. Bu sinir hücrelerinde bulunan özel bir iyon kanalı, ağrıyı temsil eden ve beyne gönderilen elektriksel bir sinyali başlatmada kilit rol oynuyor. Yeni bir çalışmaya göre bu iyon kanalının Neandertallerde olan çeşidini miras almış kişiler, daha fazla acı yaşıyorlar.

Günümüzde birkaç yüksek kaliteli Neandertal genomunun mevcut olmasıyla; araştırmacılar Neandertallerin çoğunda veya hepsinde var olmuş genetik değişimleri belirleyebiliyor, bunların fizyolojik etkilerini araştırabiliyor ve günümüzdeki insanlarda ortaya çıktıkları zaman sonuçlarına bakabiliyorlar. Bu gibi değişimlerin taşındığı bir gene bakan Hugo Zeberg, Svante Paabo ve meslektaşları; özellikle orta ve güney Amerika’da, fakat aynı zamanda Avrupa’da yaşayan bazı insanların, acı duyusunu başlatan bir iyon kanalını kodlayan genin Neandertallerde bulunan çeşidini miras aldığını keşfetmişler.

İngiltere’deki dev bir nüfus çalışmasından elde edilen verileri kullanan araştırmacılar, İngiltere’de bu iyon kanalının Neandertal çeşidini taşıyan kişilerin daha fazla ağrı yaşadığını bulmuşlar. Çalışmanın baş yazarı ve Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü ile Karolinska Enstitüsü’nde araştırmacı olan Hugo Zeberg, şöyle söylüyor: “İnsanların ne kadar ağrı yaşadıklarını belirtmesindeki en büyük etmen, bu kişilerin yaşı. Fakat bu iyon kanalının Neandertallerdeki çeşidini taşımak, sanki sekiz yaş daha yaşlıymışsınız gibi daha fazla ağrı yaşamanıza sebep oluyor. Bu iyon kanalının Neandertal çeşidi, yaygın ve ‘çağdaş’ çeşide göre üç değişik amino asit farklılığı içeriyor. Tekli amino asit ikameleri, bu iyon kanalının işlevini etkilemese de; üç amino asit ikamesi taşıyan tam Neandertal çeşidi, günümüzdeki insanlarda acıya karşı hassasiyetin yükselmesine yol açıyor.”

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü/ScienceDaily. Ç: O.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here