Ölme Şeklimiz Değişiyor ve Uzmanlar Sebebini Anlayamıyor

Harika?

Tıbbi tedavi ve teşhislerdeki ilerlemeler, dünyanın en kötü hastalıklarının bazılarına karşı daha önce hiç olmadığı kadar iyi durumda olduğumuz anlamına geliyor; fakat bilim insanları tek başına bu etmenlerin, bunama, kalp hastalığı ve kolon kanseri gibi hastalıklardaki mevcut azalmayı açıklamak için yeterli olmadığını söylüyorlar.

Bu dertlerin azalmakta olması kesinlikle iyi bir şey olsa da, araştırmacılar tam olarak neyi doğru yapıyor olduğumuzu daha iyi anlamak istiyorlar, çünkü bu sayede, diğer hastalık türleri denetim altına alınabilir.

En büyük düşüşler, Birleşik Devletler gibi zengin, gelişmiş ülkelerde yaşanıyor, bu yüzden araştırmacılar, o konuda bazı bağlantıların bulunabileceğini düşünüyorlar.

İlk önce iyi haber: bu hastalıklar hâlâ etrafta olup önemli dertlere sebep olabilseler de, istatistikler bunların sıklık miktarının azaldığını gösteriyor.

Kolon kanserinde bildirilen ölüm oranları, 1980’lerin ortalarından beri yaklaşık yüzde 50 oranında düştü (bütün kanser türlerinde düşüş yaşanıyor, fakat bu kadar değil). Bu düşüş, sadece taramalardaki ilerlemelerle açıklanamaz.

Bu arada, kalça kırıkları her sene yüzde 15-20 oranında düşüş gösteriyor ve daha iyi olan ilaçlar bu durumda bir pay sahibi olsalar da, olan şeyleri bütünüyle açıklayamıyorlar. Bu konuda öne sürülen şeylerden birisi, bizler nüfus olarak daha kilolu ve daha iri oldukça, insanların daha güçlü kemiklere sahip olmaları, fakat bu hâlâ sadece bir hipotez konumunda.

Geçtiğimiz zamanlarda yapılan ve ABD, İngiltere ile İsveç’teki hastalara bakılan bir çalışmada, 1970’lerden beri, bunama vakalarında on yılda bir yüzde 20’lik düşüş olmuş. Fakat raporun yazarlarının öne sürdüğüne göre, bunun niçin gerçekleştiği hâlâ tam olarak anlaşılamamış; yine de, tansiyonun ve kolesterolün daha iyi yönetilmesi, bu duruma yardımcı oluyor çünkü kalp hastalıklarından kaynaklanan felçler, bazı vakalarda bunamaya sebep olabiliyor.

Ardından, kalp hastalığı geliyor: hastalıkla bağlantılı olan ölümlerin sayısı, ABD’de yarım yüzyıl boyunca düşüş gösteriyor, ancak bu oran, son zamanlarda yavaşlamaya başladı. Yine, bu duruma etki eden birden çok etmen bulunuyor (daha iyi tedavi, daha iyi önleme, daha az sigara içen insan), fakat uzmanlar hâlâ işbaşında olan ve bilinmeyen bir unsur olduğunu söylüyorlar.

Bütün bu hastalıkların niçin azalıyor olduğu konusunda çeşitli hipotezler bulunuyor, fakat araştırmacılar genellikle, tamamen tatmin edici açıklamalar bakımından hâlâ karanlıkta olduğumuz konusunda birleşiyorlar.

Kaliforniya Pasifik Tıp Merkezi Araştırma Enstitüsü’nde çalışan ve önemli hastalıkların düşüş oranlarına özel bir ilgi gösteren Steven Cummings, kendi başına muhtemel bir açıklamaya sahip: hücrelerimizin yaşlanma şekli ile ilgili bir şey oluyor.

The New York Times‘tan Gina Kolata’ya söylediğine göre, bütün bu hastalıklar, hücrelerimizin daha fazla yaşamaya uyum sağlama şeklinde gerçekleşen küçük gelişmelerden etkileniyor olabilirler; kendisi, bu hipotezi gelecekte yapacağı araştırmalarda araştırmak istiyor.

Tabii ki, vücutlarımız her zaman evrimleşiyor ve değişiyorlar, ve hastalıklar, uzmanların hepsinin üzerinde anlaşmaya varamadığı sebeplerle geçmişte azaldılar (veremin azalması gibi), bu yüzden, sağlıkta gerçekleşen bu türden açıklanmayan değişimler için bol miktarda örnek bulunuyor.

Mide kanseri, 1930’ların sonuna dek, ABD’deki kanser ölümlerinin birinci sebebiydi, fakat bugün, tüm kanser ölümlerinin sadece yüzde 1.8’ini oluşturuyor. Bunun sebebi, insanların tütsülenmiş ve tuzlanmış yiyecekleri yemeyi bırakması mıydı? Yoksa antibiyotik kullanımında yaşanan artış, mide kanserine yol açan bakterinin kökünü mü kazımıştı? Bundan hâlâ emin değiliz.

Sağlıkta yaşanan bu gelişmeler, elbette minnettar olunacak şeyler olsa da, bunlara tam olarak neyin sebep olduğunu anlamak için yapılan araştırmaların, bizler bazı cevaplar elde edene kadar devam etmesi zorunlu; ve ümit ediyoruz ki o zaman, bu azalmayı daha da hızlandırabilelim veya öğrendiklerimizi, ilişkili olan diğer hastalıkların üstesinden gelmek amacıyla kullanmaya yardımcı olabilelim.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

1 Yorum

  1. Murat dedi ki:

    Endüstri devrimin başlaması ve nüfusa yetecek kadar tarımsal ürünlerin işlenmesi ile birlikte insan hücresi bu duruma uyum sağlamak için evrimsel bir süreç geçirerek, yıllarca kullanılan bu yapay ürünler karşısında gerekli bağışıklık sistemini geliştirmiş olabilir, yani açıklama bence de mantıklı!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir