Pisa Kulesinin Eğimli Olmasının Sebebi İle Ayakta Durmasının Sebebi Aynı

Depremlere ve 200 yıldır süregelen yapısal talihsizliklere rağmen Pisa Kulesi hala ayakta. Avrupalı bir mühendis grubunun yürüttüğü çalışma bunun sebebine ışık tutuyor: Kulenin kendine has eğimi, temeli ile üzerinde bulunduğu toprağın arasında etkileşimin doğurduğu bir sonuç. Bu etkileşim aynı zamanda kulenin tehlikeli durumlar karşısında ayakta durabilmesini sağlıyor.

1173’teki inşasından beri çok sayıda deprem Pisa Kulesi’ni vurdu. Tarihi depremlerin kaydını tutmak biraz daha zor olsa da tarihçi Romano Camassi İtalya’daki deprem kayıtlarının Romalılara kadar gittiğini belirtiyor. Birden çok fay hattının üzerinde bulunduğu için depremler İtalya’nın tarihinde önemli bir yere sahip. Ancak bunların hiçbiri- Bristol Üniversitesi’nin basınında bahsedilen dört büyük deprem dahil- Pisa Kulesi’ni yıkamadı.

Araştırma grubunun bir üyesi olan inşaat mühendisi George Mylonkanis basın duyurusunda “İronik bir şekilde, kulenin eğilmesine ve yıkılma noktasına gelmesine sebep olan toprak aynı zamanda kulenin sismik olayları sağ atlatmasına yardımcı oldu,” dedi.

Basın duyurusuna göre, anket araştırması yürüten grup, kulenin yüksekliği, sertliği ve toprağın yumuşaklığından dolayı bir deprem kuleye isabet ettiğinde etrafındaki her şey gibi titremediği sonucuna ulaştı.

Bu araştırma Pisa’nın simgesi hakkında yapılan en güncel çalışma. Geçtiğimiz 30 yılda kule yeni bir tetkik altında alındı. 1990 yılında kule belirgin bir biçimde eğildiği için kapatılmıştı ve kendi açısı olan 0.54 derecelik açıya geri dönmesi için teknik müdahaleler gerekti.

Nuti yakın zamanda kule ve depremler hakkında iki araştırma yürüttü. 2016’da Advances in Civil and Infrastructure Engineering dergisinde yayınlanan bir çalışma kuleyi sensörler kullanarak denetlemenin tarihi değeri olan binalar üzerindeki sekmeleri modellemede yardımcı olabileceği sonucuna ulaştı.

Pisa’yı içine alan bölge diğer eğimli kulelere de sahip ve buna benzer örnekler İngiltere’de de bulunuyor. Bu çalışmayı tamamlayıcı nitelikte olan makalede, kule ile onu çevreleyen toprak arasındaki ilişkinin analizinin, yapının ayakta kalması açısından önemli olduğu sonucuna varıldı.

Bunların hepsi size teknik ayrıntı gibi gelebilir ancak aynı zamanda tarihsel değeri olan bu kuleler kilise çanlarını tutmak amacıyla inşa edilmişti. Bunların en eğimlisi üzerinde yapılan araştırmalar bunları nasıl korumamız gerektiği hakkında bizi aydınlatıyor- tabi turizm gelirleri de bunun artısı.

 

 

 

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir