Plasebolar Gerçekten de Kırık Bir Kalbi Onarabilir

İnancın gücü size yön verecek.
Eğer o pembe hapların sizi daha iyi hissettireceğine inanırsanız, hissedeceksiniz.

Sizi ayrılık acısından kurtaracak bir ilaç kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyor. Ne yani, bir hapla kırılmış kalbinizi iyi edebilir misiniz? Aslında hap değil de, burun spreyi ile.

Teknik olarak belirtmek gerekirse, bu sprey bir ilaç değil, bir plasebo. Ama ya işe yarayacaksa? Plasebo etiğinin biraz çetrefilli hal aldığı yer de burası. Neuroscience Journal’da yayınlanan bir çalışmada, bir grup psikolog ve nörolog son 6 ay içinde ayrılık yaşamış 40 kişiye ayrıldıkları kişinin fotoğrafını gösterdiler. Ayrılıkla ilgili duygularının canlanması sağlanan deneklerin kollarına yüksek sıcaklıkta bir uyarıcı verildi. Bu deneyimden sonra onlara tıbbi bir etkisi olmayan, basit tuzlu solüsyon içeren bir burun spreyi verildi ve psikologlar grubun yarısına spreyin MR çekimine yardımcı olacağını, diğer yarısına ise fiziksel ve duygusal acıları hafifleteceğini söylediler. Daha sonra resimlere bakma ve ayrılıkla ilgili olumsuz duygularını hatırlama görevini tekrarlarken kollarına keskin bir acı uygulandı.

“İlacı” alan kişiler ayrılık hakkında daha iyi hissettiler ve kollarına uygulanan sıcak uyarıcıdan daha az  rahatsız oldular. Bu pek sürpriz değil. Plasebolar kemoterapinin yan etkilerini azaltmada, Parkinson hastalarının dopamin üretimini arttırmada, astım hastalarında nefes açmada hatta huzursuz bağırsak sendromu hastalarının semptomlarını azaltmada kullanılıyor. Sizi iyi edeceğine inandığınız şey gerçekten de iyi ediyor. Tabii ki bu plaseboların her derde deva olacağı anlamına gelmiyor.

Kemoterapinin sebep olduğu baş ağrısı ve iç bulantısının basit bir şeker tableti ile kaybolacağı doğrudur, ama bu sizin tümörünüzü küçültmez. Belki içi boş bir sprey kullandığınızda astımınızın rahatladığını hissedebilirsiniz ancak albuterol dolu spreyin ciğer fonksiyonlarını çok daha iyi etkilediği bir gerçektir.

Plasebolar, en azından uzun vadede sübjektif deneylerde işe yarayacaklardır. Doktorunuz size yanık izinize iyi gelecek bir krem verdiğinde, etki etmediğini görseniz bile daha az acı hissedebilirsiniz. Bu tabii ki sizi yanık izinin kaybolduğunu gördüğünüze inandırmayacak. Evet, plasebolar (başlıca belirtisi dopamin kaybı olan) Parkinson hastalarının dopamin üretimini arttırabilir, ancak bir tedavi sunmayacaktır, sadece geçici bir çözüm.

Plaseboların işe yaramaz olduğuna inanmaya alışkınız. Onlar “gerçek” ilaçların işe yarayıp yaramadığını test ederken kullandığımız şeyler. Onlar sandalye mantıkçılarının bir şeyin hayali olduğunu ispat ederken ortaya koyduğu etmenler. Onlar aynı zamanda çoğu genel probleme sunulan zararsız çözümler. İlaçlardan yan etki göreceğini bekleyen bazı hastalar plasebo alırken de bu etkilere maruz kalabilir, ancak bu istisnaları bir kenara bırakırsak bir şeker tableti veya tuzlu burun spreyinin pek çok ilacın aksine bir zararı yoktur. Yine de insanlar üzerinde muazzam olumlu etkileri vardır.

Dünyanın hiçbir yerinde kırılmış bir kalbi kimyasal olarak onarabilecek bir ilaç mevcut değil. Yani, belki bazı yasadışı çözümler var, ama bu işi yan etkiler olmadan yapacak olanı pek az. Bir plasebo bunu başaracaksa, almak istemez miydiniz? Buradaki tek küçücük, minicik ikilem de şu: bir doktor size yalan söylemek zorunda. Klinik bir deney bağlamında çifte-kör çalışmanın hatırına doktorların “yalan” söylemeye izinleri var.  Ya bu bağlamın dışında? Meçhul. Yine de, bazı kişiler tedavinin plasebo olduğunu bilseler bile ondan faydalanabilirler – plasebonun işe yarayacağına inansalar yeter. Bile bile lades durumu. Ama duygusal acı neredeyse gerçek anlamda kalbinizi kırabiliyorsa, inanç neden onaramasın?

 

 

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir