Pofuduk Katil: Kızıl Panda

2
1364

Kapak resminde gördüğünüz canlı, sizce hangi hayvan grubuna daha yakın? Rakunlara mı? Yoksa kedilere mi? Durun durun, bir ayıya daha çok benziyor! Aslında bu hayvanlar üzerine yapılan sınıflandırma çalışmalarında, tıpkı giriş kısmındaki benzetmelerde karşılaştığımız kararsızlığa rastlanıyor. Kızıl panda ya da küçük panda şeklinde adlandırılan bu canlı türü, adının getirmiş olduğu ilk çağrışım sayesinde pandalara yakın akraba bir tür olarak akıllarda yer ediniyor; fakat bu yaklaşım pek de doğru değil.

Yapılan ilkin çalışmalarda, oldukça sevimli duran bu canlıların Procyonidae (Rakungiller) familyasından olduğu düşünülüyordu. Ardından, bazı şüpheleri gidermek adına bir tanım daha yapıldı ve günümüz dev pandaların yer aldığı Ursidae (Ayıgiller) familyasından olduğu tahmin edildi. Fakat yapılan bu çalışmaların hiçbiri, tam anlamı ile doğru değildi çünkü moleküler anlamda gözlenen fark, familya içerisindeki konumlandırmada sorunlar yaratıyordu. Bu yüzden, yapılan en güncel moleküler tanımlama testleri sonucunda Ailuridae adı verilen ve tek üyesinin sadece kendisi olduğu yeni bir familya tanımlandı.

Bu familya içerisinde bahsettiğimiz üzere tek tür olmasına karşın, bu türün Çin kızıl pandaları (Ailurus fulgens styani) ve Himalaya kızıl pandalarının (Ailurus fulgens fulgens) olmak üzere iki alt türü bulunuyor. Peki biz bu yazımızda bu sevimli arkadaşların sadece taksonomisinden mi bahsedeceğiz? Hayır, elbette.

Oldukça sevimli duran bu arkadaşlarımız, sizi şaşırtacak bazı özelliklere sahip. Kırmızı pandalar tehlike anında veya şaşırdıkları durumlarda hem kendilerini korumak, hem de tehdit unsurunun gözünü korkutmak için arka ayaklarının üzerinde kalkarak mevcut boyutlarını büyütmeye çalışırlar. İki ayaklarının üstüne dahi çıksa bizlerin bacak boyunu dahi geçemeyen bu tatlı arkadaşın en büyük savunması, boyundan ziyade ellerinde taşımış olduğu keskin pençeleri ve dişleridir.

Kırmızı pandaların etkileyici pençeleri. Linus O’Neill

Kırmızı pandalar ilk bakışta tehlikeli görünmeyebilir; tamam, kabul ediyoruz. Hatta onuncu bakışınızda bile tehlikeli görünmeyebilir. Fakat bu tatlı görünümlü hayvanlar iki arka ayaklarının üzerinde havaya kalktığında, ön kollarının kazanmış olduğu hareket kabiliyeti sayesinde pençelerini ağır yararlar açabilecek ölümcül birer silaha dönüştürürler. Özellikle bitmek bilmez çiftleşme davranışları sırasında rahatsız edildiklerinde kaçmak, sizin için en iyi seçeneklerden biridir. Çünkü eğer kaçmazsanız, pofuduk suratlı bir katil ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Öyle ki; koruma amacıyla tutuldukları tesislerde onları besleyen görevlilere dahi zor anlar yaşattıkları bilinmektedir.

Hâlâ tehlikeli olduklarına ikna olmadınız mı? Haklısınız, ben de olmadım.

Tüm bu sevimli hırçınlığının yanında, bazı durumlarda tıpkı kokarcalar gibi kötü koku bırakırlar. Bu kötü koku salgısı, dışkı ya da idrar ile birlikte etrafa saçılır ve potansiyel avcıları kaçırmakta ya da kendi kokusunu gizlemekte kullanılır. Bir diğer tuhaf özellikleri ise Türkçe’ye cıvıldama olarak çevrilen ses çıkarma davranışıdır. Bu davranış öylesine tuhaftır ki, ilk duyduğunuzda kızıl pandayı bir kuş sanabilirsiniz. Cıvıldama davranışı ağırlıklı olarak çiftleşme döneminde gerçekleşir. Haliyle bu davranışın, erkek bireylerin kendilerini ortamda belirgin hale getirmelerine ve dişi bireylere eş arayışında olduklarını bildirmelerine yaradığı düşünülüyor.

Kırmızı pandalar her ne kadar çoğu canlı için azılı birer katil gibi gözükse de, bizlerin zihninde zararsız ve tatlı hayvanlar olarak karşılık buluyor. Hal böyle olunca kırmızı pandaları tehdit eden en büyük unsur, evcil hayvan olarak görülüp bu nedenle kaçak olarak avlanmaları oluyor. Fakat bahsettiğimiz üzere evcil hayvan olarak beslenebilecek türlerden biri değil! Oldukça agresif ve keskin pençeleri sayesinde bu agresifliğinin etkilerini size derinlemesine hissettirebilecek bir hayvan.

Sayıları gün geçtikçe tehdit altına giren bu tür, UICN verilerine göre “EN”; yani nesli tehlike altında kategorisinde sınıflandırılıyor. Doğada 10.000’den az miktarda kalan kırmızı pandaların nesilleri, doğal yaşam alanlarının insanlar tarafından giderek tahrip edilmesine bağlı olarak hızla tükeniyor ve araştırmacılar bu durumun önüne geçebilmek adına tıpkı pandalarda olduğu gibi bazı bölgelerdeki kızıl panda popülasyonları koruma altına alıyorlar.

 

 

 

 

Hazırlayan: Akın Karahasan

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here