Pterozorlar Tüylerinin Rengini Değiştirebiliyordu

0
Sanatçının tüylü pterozor Tupandactylus'a yönelik bu tasvirinde, baş ibiğinin altı boyunca yer alan farklı tüy tipleri görülüyor: Koyu monofilamentler ile daha açık renkli, dallı tüyler. Canlandırma: Belçika Kraliyet Doğa Bilimleri Enstitüsü

Taşılbilimcilerden oluşan uluslararası bir araştırma takımı, dinozorların uçan akrabaları olan pterozorlar ile ilgili önemli bir bulguya ulaşmış. Yeni keşfe göre pterozorlar, melanin pigmentlerini kullanarak tüylerinin rengini değiştirebiliyordu.

Dün Nature bülteninde yayımlanan çalışmaya, Cork College Üniversitesinde çalışan taşılbilimciler Dr. Aude Cincotta ve Profesör Maria McNamara ile Belçika Kraliyet Doğa Bilimleri Enstitüsünde çalışan Dr. Pascal Godefroit öncülük etmiş.

Yeni çalışma, kuzeydoğu Brezilya’da bulunan pterozor Tupandactylus imperator’un 115 milyon yıllık baş ibiği fosili üzerinde yürütülen analizlere dayanıyor. Pterozorlar, 230 milyon yıldan 66 milyon yıl öncesine kadar dinozorlar ile beraber yaşamış.

“Bunu görmeyi hiç beklemiyorduk” diyor Dr. Cincotta. “Taşılbilimciler, onlarca yıldır pterozorların tüyleri olup olmadığını tartışmıştı. Bizim numunemizdeki tüyler, bu tartışmayı resmen bitiriyor çünkü tıpkı günümüz kuşlarında olduğu gibi, boydan boya çok açık biçimde dallandıkları görülüyor.”

Tüyleri daha sonra yüksek güçlü elektron mikroskopları altında inceleyen araştırma takımı, numunelerde muhafaza olmuş melanozomlar (melanin pigmenti granülleri) bulunduğunu keşfetmiş. Yeni çalışmada beklenmedik bir şey de keşfedilmiş ve farklı tüy tiplerindeki melanozomların farklı şekillere sahip olduğu görülmüş.

“Günümüz kuşlarında tüy rengi, güçlü bir biçimde melanozomun şekline bağlı” diyor Profesör McNamara. “Bu pterozorun farklı tüy tiplerinde farklı melanozom şekilleri bulunduğundan, bu hayvanlarda tüylerinin renklerini kontrol etmelerini sağlayan genetik bir mekanizma mevcut olmalıydı. Renk desenlemesi bakımından gerekli olan bu özellik, renklenmenin en eski tüylerde bile önemli bir nitelik olduğunu gösteriyor.”

Belçika ve Brezilyalı bilim insanları ve özel bir bağışçıyla çalışan yetkililerin çabaları sayesinde, bu önemli numune Brezilya’ya iade edilmiş. “Bilimsel yönden önemli olan bunun gibi fosillerin ait oldukları ülkelere gönderilmesi ve gelecek kuşaklar için güvenli şekilde muhafaza edilmesi çok önemli” diyor Dr. Godefroit. “Bu fosiller daha sonra, gelecekte çalışma yürütecek bilim insanlarına sunulabilir ve doğal mirasımızın tanıtıldığı halka açık sergiler yoluyla gelecekteki bilim insanlarına ilham olabilir.”

 

 

 

 

Kaynak: Cork College Üniversitesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz