Silah Kontrolünün İşe Yaradığına Dair Güçlü Bulgular Var

Bu önemli bir şey.

ABD silah kontrolü tartışmalarıyla oyalanmaya devam ederken, konu üzerinde şimdiye kadar yapılan en geniş çalışmada elde edilen bulgular, ateşli silah düzenlemesi ile dünya çapında silah ile ilişkili ölümler arasında açık bir bağlantı olduğunu gösterdi. Şimdiye kadar silah kanunları üzerinde yapılan çalışmalar sadece bir şehir veya bir ülke ile sınırlıydı ve tutarlı sonuçlara ulaşılamamıştı.

Fakat yeni araştırma, duruma daha geniş şekilde bakıyor; takım, son 60 yıl boyunca 10 ülkede yürütülen 130 yüksek kaliteli çalışmayı gözden geçirdi. Araştırmacılar, silah kısıtlamalarının daha az ölüm anlamına geldiğini kanıtladıklarını söylemekten kaçınsa da, durumun böyle olduğuna dair epey güçlü kanıtlar bulunuyor.

Columbia Üniversitesi’ndeki baş araştırmacı Julian Santaella-Tenorio, Vox’tan Zock Beauchamp’e şöyle söylüyor: “Ülkeler çapında cinayet oranlarında artış değil, azalma olduğunu gördük.”

Santaella-Tenorio ve takımı, bunu hesaplamak için içlerinde ABD, Avustralya, Brezilya, Güney Afrika ve Avusturya’nın da bulunduğu 10 farklı ülkede yürütülen 130 çalışmayı yöntemli şekilde çözümledi.

Bu çalışmaların her birinde, belirli türden silah kanunu değişikliğine, bunun silahla ilişkili cinayetler, intiharlar ve/veya kasıtsız yaralanma ve ölüm olayları üzerindeki etkisine bakılmıştı. Çalışmalar, yapılan araştırmanın kalitesine göre özenle seçildi.

Araştırmacılar bütün bu çalışmaları çözümledikten sonra üç adet sonuca vardılar:

  1. Önemli bir değişimin olması için sadece yeni bir kanunu değil, genelde mevzuatı önemli oranda elden geçirmek gerekiyor.
  2. Silahlara ve onları satın almaya olan erişimi kısıtlamak, ateşli silahlardan kaynaklanan ölümlerin azalmasıyla ilişkili durumda.
  3. Gelecekte daha tatmin edici sonuçlar elde etmek için, tekil çalışmaların daha iyi yapılmış ve daha iyi planlanmış olması gerekiyor.

Bu ilk nokta özellikle ilgi çekici. Yapılan 130 çalışma çoğunlukla farklı kanunları ele aldığı için, incelemede silahlı ölümleri tersine çeviren belirli bir yasama saptanamadı.

Fakat ülkeler, ateşli silah yasasını toplu olarak elden geçiren birkaç kanunu tek seferde çıkardıkları zaman, silahla ilişkili ölümlerin azalma eğilimi sergilediği gösterildi.

Santaella-Tenorio, Beauchamp’a bu elden geçirme süreçlerinin genelde şunları içerdiğini söylüyor:

  • “Çok güçlü olan silahları”, mesela otomatik silahları yasaklamak.
  • Arkaplan soruşturmaları uygulamak.
  • Santaella-Tenorio, Vox’a şöyle söylüyor: “Bunların hepsinde, silah satın almak için izinler ve ruhsatlar gerekiyordu.”

Örneğin Güney Afrika’da 2000 yılında çıkan Ateşli Silah Kontrol yasasında tüm bu önlemler vardı ve sonraki beş yıl boyunca, ateşli silah cinayetlerinde her yıl 13.6’lık bir azalma görüldü.

Benzer bir elden geçirme süreci de kitlesel bir katliamın ardından 1996 yılında Avustralya’da gerçekleşti ve bir çalışmaya göre, ateşli silahlardan kaynaklanan toplam ölüm miktarı sonraki yıl yüzde 14 azaldı. Etkileyici bir şekilde, ülkede o zamandan bu yana geçen 20 yıl içinde başka bir kitlesel saldırı yaşanmadı.

Fakat bu büyük elden geçirme süreçlerinin dışında bile, küçük değişikliklerin fark yarattığı bulundu.

Araştırmacılar, Epidemiologic Reviews bülteninde şöyle yazıyorlar: “Ateşli silahları satın almayı ve onlara erişmeyi kısıtlayan kanunlar, sırasıyla aile içi şiddet cinayetlerinin ve çocukların silahlar yüzünden kasıtsız şekilde öldürülmesinin azalmasıyla ilişkilendirildi.”

Ölçeğin öbür tarafında ise, Missouri eyaletinin 2007 yılında insanların ateşli silah satın alması için izin gerektiren kanunları kaldırması yer alıyor. Bu yasama değişikliğinin ardından yapılan bir çalışmada, Missouri’deki cinayet oranlarının yüzde 25 oranında arttığı bulundu. Diğer hiçbir yasama değişikliğinin bu değişimi açıklayamadığı görülüyor.

Elbette burada çözümlenen çalışmalar konusunda bazı kısıtlamalar var. İlk olarak, bunların hepsi gözlemsel. Yani araştırmacılar değişkenleri kontrol edemiyor. Bu durum sorun teşkil ediyor, çünkü toplumda, silah yasasının dışında silah ölümlerini etkileyen bir sürü başka etmen daha var. Ayrıca bir olaydan sonra sadece veriye bakıldığında, bu kalıplar her zaman belirgin olmuyor.

Boylamsal bir çalışma, yani araştırmacıların silah kanunları sonradan değişen bir toplumu öncesinden itibaren uzun vadeli olarak gözlemlemesi, daha iyi olabilir. Fakat bu türden bir rastlantıyı planlamak imkansız ve şimdiye kadar tesadüfen böyle bir şey olmadı.

Santaella-Tenorio ve takımı, 130 çalışmanın her birinin yazarlarının, elde ettikleri sonuçları etki altında bırakabilen yakın ilişkileri ve kişisel çıkarları olabileceğini de kabul ediyor (kayıtlara geçsin diye, yaptıkları incelemede hiçbir çıkar çatışması olmadığını beyan ediyorlar).

Fakat, silah kontrolünün gerçekten hayat kurtardığına dair zorlayıcı bulgular sağladıklarına inanıyorlar. Ayrıca gelecekte daha iyi araştırmaların yapılmasıyla birlikte, 2015’in ilk 10 yılında 8.500’den fazla insanın silahla öldürüldüğü Birleşik Devletler için daha belirgin ve bulgulara dayalı bazı çözümlere işaret edilmesini umuyorlar.

Yazarlar şöyle yazıyor: “Bu bilgiler, bu alanı ileri götürmenin ve etkili tedbirler geliştirilmesinin anahtarı. Bu sayede, ateşli silah yaralanmalarının popülasyonlar üzerinde oluşturduğu yük etkisiz hale getirilebilir.”

 

 

 

 

ScienceAlert

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir