T. Rex’in Kafasındaki Tuhaf Deliklerin Gizemi Nihayet Çözülmüş Olabilir

MICHELLE STARR

Dişleri, pençeleri ve gürlemesinden oluşan meşhur görüntüsüne rağmen, Tyrannosaurus rex‘in kafasından dumanlar çıkmıyordu. Yeni araştırma, dinozorun kafatasının tepesinde yer alan iki tane gizemli deliğin, muhtemelen kafasının içindeki sıcaklığı düzenlemeye yardımcı olduğunu belirtiyor.

Daha önce bu deliklerde (dorsotemporal fenestra), güçlü çeneyi çalıştırmaya yardımcı olan kasların bulunduğu düşünülüyordu. Ancak Missouri Üniversitesi’nde çalışan anatomi bilimci Casey Holliday’e göre, akla yatkın olmayan bir şeyler var.

“Bir kasın çeneden çıkması, 90 derecelik bir dönüş yapması ve kafatasının tepesi boyunca gitmesi cidden tuhaf” diyor.

“Ancak artık, timsahlar ve diğer sürüngenlerle yaptığımız çalışmalara dayalı olarak; bu alanda kan damarlarının olduğuna yönelik güçlü kanıtlarımız var.”

Benzer küçük delikler, bu nitelik sebebiyle gruplandırılan ve diapsidler olarak bilinen bir hayvan sınıfının kafataslarında da bulunabiliyor. Bu sınıf timsahların yanısıra kuşları, kertenkeleleri ve tuataraları da barındırıyor. Bu deliklerin, yaklaşık 300 milyon yıl önce evrimleştiği düşünülüyor.

Bu küçük delikler, bütün dinozorların kafataslarında bulunmuyor fakat bulunduğu dinozorlar arasında tiranozorlar ve pterozorlar da var. Araştırma takımı, bu deliklerin ne için olduğunu anlamaya başlamak amacıyla farklı diapsid kafataslarını analiz etmiş ve hangilerinin T. rex‘e benzer deliklere sahip olduğunu belirlemiş. En yakın benzerliklerin, timsahlarda bulunduğu ortaya çıkmış.

Bu yüzden Holliday ve çalışmanın eş yazarları (Ohio Üniversitesi’nde çalışan William Porter ile Lawrence Witmer ve Florida Üniversitesi’nde çalışan Kent Vliet), termal görüntüleme kameralarını almış ve St Augustine Timsah Çiftliği Zoolojik Parkı’ndaki bir grup timsah üzerinde çalışma yapmaya gitmişler.

Timsahlar soğuk kanlı veya ektotermik canlılar olduğundan; vücut sıcaklıkları, çevrelerinin sıcaklığına bağlı. Bu durum, bu canlıların ısı düzenleme işlemlerinin; sıcak kanlı veya endotermik canlılardan çok farklı olduğu anlamına geliyor.

“Ortam soğuk olduğunda ve timsahlar ısınmaya çalıştıklarında, termal görüntüleme kameralarımız; timsahların kafataslarının tepesinde yer alan bu deliklerde büyük sıcak noktalar gösterdi. Bu durum, sıcaklıkta bir artış olduğunu belirtiyor” diyor Vliet.

“Ancak, günün sonraki zamanlarında hava daha sıcak olduğunda; bu delikler, sanki serin kalmak için kapanmışlar gibi koyu göründü. Bu durum, timsahlarda çapraz akışlı bir dolaşım sistemi olduğuna yönelik önceki bulgularla tutarlılık gösteriyor. Buna dahili bir termostat da denebilir.”

(Holliday vd., The Anatomical Record, 2019)

Genel olarak dinozorların, özel olarak ise T. rex‘in egzotermik mi yoksa endotermik mi olduğu henüz bilinmiyor.

Aslında bu konu hararetli bir şekilde tartışılıyor. Bazı bilim insanları ilk durumun, bazıları ise ikinci durumun geçerli olduğunu düşünüyor ve bazıları da dinozorların bu ikisinin arasında bir yerde olduğuna inanıyor; bu özelliğe ise mezotermi deniyor. Daha önce yapılan araştırmalarda, zırhlı ankulozorun kafatasında “çılgın pipet” tünelleri olduğu ve bu tünellerin, beyni en uygun sıcaklıklarda tutmaya yardımcı oldukları öne sürülmüştü.

Şimdiyse bu araştırma, T. rex‘in (ve diğer dinozorların) bazı ektoterm ısıl düzenleme yöntemlerini kullandığını öne sürüyor fakat bu durumun, daha geniş anlamda bu canlıların metabolizmaları açısından taşıdığı anlam henüz araştırılmış değil.

Bilim insanlarının bu araştırmaya dayanarak söyleyebildiği şey ise; tiranozorların kafatasında, bu küçük deliklerin kas bağlanma bölgeleri olduğunu gösteren kemikbilimsel bir özellik bulunmadığı. Bilim insanları ayrıca, çağdaş timsahlara dayalı olarak; bu küçük deliklerin, bu yapılardaki kan damarlarından akan kanı ısıtıp soğutarak, T. rex‘in kafatasındaki sıcaklığı düzenlemede kullanılmış olabileceğini düşünüyorlar.

T. rex‘e benzer şekilde, timsahların kafatası çatısında da delikler olduğunu ve bunların kan damarlarıyla dolu olduğunu biliyoruz” diyor Witmer.

“Ancak kasları, 100 yıldan uzun bir süredir dinozorlar ile benzer bir yere koyuyorduk. Mevcut hayvanların bazı anatomik ve fizyolojik özelliklerini kullanarak, T. rex‘in kafatasındaki bu bölümün anatomisine yönelik ilk zamanlar ortaya atılan hipotezleri alt üst edebildiğimizi gösterebiliyoruz.”

Takımın araştırması, The Anatomical Record bülteninde yayınlandı.

 

 

 

 

ScienceAlert

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir