Teknolojinin perili evleri

Tennessee, Campbell Creek’teki iki katlı bir ev, altı yıldır içinde insanlar varmış gibi yapıyor.

Sabahları banyonun ışığı yanıyor, duşun suyu akıp boş küveti ıslatıyor. Evde yaşayan kimsecikler olmasa da buzdolabının kapısı gün içinde açılıp kapanıyor, çamaşır makinesi ve kurutucu çalışıyor. Boş odalarda TV’nin sesi yankılanıyor. Geceleri ise tüm evin ışıkları yanıyor, önceden belirlenmiş bir saatte de sönüyor.

Aynı sokaktaki üç ev, 2009’dan beri otomatik sistemler tarafından yönetiliyor. Tennessee Vadisi İdaresi, Elektrik Gücü Araştırma Enstitüsü ve Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı’na ait projenin amacı, güç tasarruflu yapıların ve eşyaların gerçek dünyada enerji tüketimine etkisini ölçmek. O yüzden her bir evin buzdolabı, şofbeni, bulaşık makinesi, yalıtımı ve özellikleri farklı.

Normalde bunu yapmanın en kolay yolu aynı mahalleden üç aileyle anlaşıp evlerini en son teknoloji ürünlerle donatmaktır. Fakat araştırma ekibi, sıkı denetimli bu altı yıllık projede insan faktörünün en zayıf halka olduğuna karar vermiş. Bu yüzden de gerçek insanlar tamamen denklemin dışında bırakılmış ve onların yerine, insan taklidi yapan makineler konmuş. Bu fiziksel simülasyonun en rahatsız edici ve aynı zamanda en etkileyici kısmını oluşturan İnsan Bedeni Emülasyon Sistemi’ndeki makineler etraflarına ortalama bir Amerikan ailesi üyelerinin yaydığı miktarda ısı ve nem veriyor. Fotoğrafta görüldüğü gibi, bunlar aslında ağzı kapalı, ısıtmalı, içi su dolu çöp kutuları.

Aynı biçimde buzdolaplarında da yiyecek değil, içi dolu bir buzdolabının termal kütlesini ve nem oranını simüle etmek için içi su dolu büyük kaplar var. Projenin program müdürü “Evde insan değil ama insanı daha tutarlı biçimde temsil eden bir şey kullanıyoruz,” diyor. Bu yıl sona eren araştırmanın sonuçlarının yakın zamanda açıklanması bekleniyor.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir