Temizlenmiş İstiridye Kabukları İle Bitki Yetiştirebilir Çimento Yapabilir ve İklim Değişimleriyle Savaşabiliriz

Yarım istiridye kabuğunda saklı çözümler.

Şu istiridyeyi ağzınıza attıktan sonra, tabağa bir boş kabuk daha koyarken, bu kabuklar en son nereye giderler diye hiç düşündünüz mü?

Herhalde cevabınız hayırdır. Yumuşakça kabuklarının her yıl, deniz ürünü yiyecekler endüstrisi tarafından katı atık depolama sahalarına ya da okyanusa atılmak suretiyle, başa bela çöp yığınlarına katkısı 7 milyon tondan fazladır. Araştırmacı James Morris bu işleyişi ”faydalı işlerde kullanılma potansiyeli olan biyo malzemelerin büyük israfı,” şeklinde ifade etmektedir.

O ve çalışma arkadaşlarının bu konuda harika bir önerileri mevcut, bu öneri ile büyük ekolojik faydalar sağlamak mümkün olabilecek. Önerileri, zarar gören istiridye kayalıklarını onarmak için istiridye kabuklarından yararlanılması ya da tarım ve mühendislik uygulamalarında kullanılmak üzere kırılmaları. Her iki konu da az maliyet ve süre gerektirmekte.

”Kabuk atıkların yeniden kullanılması, döner ekonomiye mükemmel bir örnek oluşturmaktadır, özellikle de kabuklar değerli biyo malzemelerdir,” diyor Morris. ”Sadece ilerleyen su kültürü endüstrisinde sürdürülebilirliği geliştirmekle kalmazlar, aynı zamanda kabuklu deniz ürünleri üreticilerine ve işleyicilerine ikincil ekonomik kazançlar da sağlayabilirler.

Morris ve Belçika Kraliyet Doğa Bilimleri Enstitüsü’nden bir CACHE (Değişen bir Çevre’de Kalsiyum-Calcium in a Changing Environment) takımı bilim insanları, yumuşakça kabukları için çevresel ve ekonomik olarak sürdürülebilir seçenekleri araştırıyorlar ve çalışmalarını bu yakınlarda Deneysel Biyoloji Topluluğu’nun kongresinde açıkladılar.

Hollanda’da suni bir istiridye kayalığı. James Morris.

Yumuşakça kabukları kalsiyum karbonat açısından zengindirler- kalsiyum karbonat kompozisyonlarının yaklaşık yüzde 95’ini oluşturmaktadır. Kabuklar, bilim insanlarına göre, zarar görmüş istiridye kayalıklarını onarmada mükemmel malzemelerdir.

İstiridye kayalıkları son yıllarda iklim değişiklikleri, aşırı toplama ve su kalitesinin düşmesi gibi nedenlerden dolayı büyük stres altında bulunmaktadır. Sağlıklı deniz ürünleri, zararlı alg patlamalarına yol açabilecek, ağır metalleri ve azot da dahil diğer kirleticileri emerler. Terkedilen kabukları ise diğer organizmalara ev sahipliği yapmaktadır. Bir kez yok edilirlerse, kabukların eko sisteme sağlayacağı kazançlar da ortadan kalkar.

Yaşlı istiridye kabukları, istiridye larvalarının yayılabileceği mükemmel bir alan oluşturur. ”İstiridyeler için, kısmen, aşırı avlanma ve hastalık, mevcut yaşayan ve ölü kabukları azaltmaktadır ve dolayısıyla da gençlerin üzerine yayılabileceği alanlar da azalıyor,” diyor Morris.

Atık kabukları, istiridyelerin larva bırakabilecekleri kayalıklar oluşturmakta kullanan pek çok proje hali hazırda mevcut. ”Eğer düzgün yapılırsa, bu yapılar hızlıca yaşayan istiridyelerle kaplanacaktır, sonra da bunlar diğer türleri de buraya çekeceklerdir,” diyor Morris. Asitli karbon kirlenmesi, istiridye kabuklarına zararlı hale geldiğinde bile, ”kayalık yapılarında ya da mevcut diğer kalsiyum karbonat uygulamalarında kullanılabilirliklerini etkilemeyecektir,” diyor Morris.

Dünya’nın kalsiyum karbonatının çoğu kireçtaşı madenlerinden sağlanmaktadır, araştırmacılar bunu ”sürdürülebilir değil ve ekolojik olarak zararlı”, diye nitelendiriyorlar. İstiridye kabukları, kalsiyum kaynağı olarak, çimento malzemesi olan kireçtaşının yerini alabilir ve atık su ıslahında da kullanılabilirler. Kırılan kabuklar, kümeslere kalsiyum takviyesi olarak verilebilir ve tarımsal alanlara toprak asitliğini kontrol altında tutmak amacıyla atılabilirler.

”Galiçya, Kuzey İspanya’da,  Avrupa Birliği’nin en büyük midye çiftliği endüstrisi bulunmaktadır, burada kabuklar temizlenerek yerel alanlardaki asitli toprakların ıslahında kullanılmaktadırlar,” diyor Morris. ”Bu uygulama uzun zamandan beri yapılıyor. Aynı zamanda, bazı temel kum karışımlarında kullanılan kabuk örnekleri de var: Örneğin, Fransa’daki istiridye kabukları. Fakat bu uygulamalar, üretilen kabukların sadece küçük bir kısmını temsil etmektedir.

Çiftçiler ve mühendislerin istiridye kabuklarını kullanabilmelerinin önünde aşılması gereken bir çok engel bulunuyor. ”Bunlardan bir tanesi bilgi alış verişi,” diyor. ”Farklı endüstriler, sonuçları karşılıklı olarak faydalı olacak olsa bile, birbirleriyle iyi iletişim kurmuyorlar.” Örneğin, eğer çiftçiler kabukları tarlalarında kullanmak isterlerse, atık kabuğa kaynak olan endüstri ile iletişim kurmaları gereklidir,” diyor Morris.

Diğer atık ürünlerin aksine, yumuşakça kabukları arazi doldurmada kullanıldıkları takdirde doğada yok olmazlar ya da küresel ısınmaya katkıda bulunacak sera gazları açığa çıkarmazlar.

”Arazi doldurma işlemi, nesilden nesile sürdürülebilir değildir, yani bunu aksine çevirmek çevresel açıdan iyi bir şey olur,” diyor Morris. ”Buna ilaveten, örneğin, Birleşik Krallık’ta arazi doldurmayı ortadan kaldırma maliyeti ton başına 100 £’dir (yaklaşık 130 $), ilave bir bütçe ayırmaksızın, kabukların yeniden kullanılması arazi doldurmanın masraflarını düşürdüğünden dolayı kazançlıdır.”

Morris, çalışmalarını bu deniz hayvanları üzerindeki iklim değişiklikleri etkileri ve onların çevresel problemlerin çözümündeki potansiyel kullanımları alanlarında yoğunlaştırmaktadır. ”İngiltere’nin güneybatı kıyılarında büyüdüğüm için çok şanslıyım ve çocukluğumun çoğu ya denizde ya da deniz çevresinde geçti,” diyor. ”Her zaman deniz yaşamıyla ilgiliydim, özellikle de yengeç ve midye gibi omurgasızlarla ve ilk gençliğimden itibaren deniz biyolojisi okumak istediğimi biliyordum. Kabuklar olağanüstü ve güzel malzemelerdir. Bu ilgim, daha sonra bunları yapan canlıları ve nasıl yaptıklarını daha iyi anlama isteğine dönüştü.”

”Sanırım, ne kadar büyük miktarda kabuğun atıldığını ve tekrar kullanılmadığını duymak insanları şaşırtacaktır,” diyor. ”İnsanların çoğu kabuklara hayranlık duyar. Güneşli bir günde, herhangi bir plajda, insanları kabukları toplarken ve onlarla kolleksiyon yaparken bulabilirsiniz. Kabuklarla kaplı bir plajda yürürken, bir tanesini yerden alıp incelememek zordur.”

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir