Uydumuz Ay, Zil Gibi Ses mi Çıkarıyor?

0
28
Fotoğraf: NASA

Apollo Ay modülleri Ay yüzeyine iki kişi indirmek için yapılmış olsalar da, Ay yüzeyinden yükseldikten sonra da kullanılmaya devam etmişler. Kullanılmış uzay araçlarıyla bilimsel çalışmalar yürüten NASA, bu modülleri yönlendirerek Ay’a kontrollü şekilde çarptırmış. Gerçekleşen bu çarpışmalar ise Ay’da deprem meydana getirmiş. Bilim insanları da Ay boyunca hareket eden bu titreşimleri ölçerek, Ay’ın zil gibi çaldığını keşfetmişler.

Yapılan sismik deneylerin asıl amacı, Ay’ın iç yapısını anlamakmış. Meydana gelen yankılanmaların ne kadar uzun sürdüğünü, ne kadar güçlü olduğunu ve dalgaların ne kadar büyük olduğunu ölçen bilim insanları, bu sayede Ay’ın nelerden oluştuğunu ortaya çıkarabiliyor. Apollo Ay Yüzeyi Deney Paketleri’nin (ALSEP) parçası olan ve astronotların Apollo 12, 14, 15 ve 16 görevlerinde konuşlandırdığı uzak sismik istasyonlar, bu araştırmalarda fayda sağlamış (Apollo 11 ve 17’de ise farklı versiyonlar konuşlandırılmış). Bu ALSEP’ler, ilk kuruldukları günden 1977 yılında uzaktan kapatılmalarına kadar geçen süreçte her türden sismik faaliyeti kayıt altına almışlar. Toplanan veriler, 10 milyon kat yükseltilen sinyallerle birlikte Dünya’daki alıcı istasyonlara geri gönderilmiş ve bilim insanları da bu sayede sinyalleri yorumlayabilmişler.

Ay yüzeyindeki Apollo 12 ALSEP’i. Fotoğraf: NASA

Fakat Apollo 12’de ilginç bir şey olmuş. Pete Conrad ve Al Bean 14 Kasım 1969’da Ay’ın Oceanus Procellarum bölgesine indiklerinde, uçuşa 142 saat kala Ay yüzeyini terk etmişler. Sekiz saat sonra, komuta modülündeki Dick Gordon ile yeniden bir araya gelmiş ve kullanılan Ay modüllerini tekrar Ay’a göndermişler. Modül, bir ton TNT’ye eşdeğer bir kuvvetle Apollo 12 iniş bölgesinin yaklaşık 65 kilometre yakınına çarpmış. Çarpışma sonucunda meydana gelen şok dalgası, sadece sekiz dakikada birikip zirveye ulaşmış. Ardından da bir saat içinde tamamen dağılmış.

Apollo 13’te de benzer bir şey olmuş. Satürn roketinin S-IVB kısmı, Apollo 12 ALSEP’inin 136 kilometre yakınına çarpmış (Komuta modülü pilotu Jack Swigert, şakayla karışık o görevde yolunda giden tek şeyin bu olduğunu söylemiş). Modül 11,5 ton TNT kuvvetiyle Ay’a çarpmış. Apollo 12 Ay modülünün çarpışmasına göre 30 kat daha büyük olan ve dört kat daha uzun süren şok dalgaları meydana getiren olay, yedi dakika sonra zirveye ulaşan sismik bir çarpışmaya dönüşmüş.

Bu iki çarpışmadan çıkan titreşimler, bilim insanlarının beklediğinden daha uzun sürmüş; hatta Dünya’da süren eşdeğer nitelikteki herhangi bir titreşimden çok daha uzun… Ay, sanki bir zil gibi çalıyormuş. Bu ilginç sonuç, bilim insanlarını Ay ve bileşimi konusunda farklı düşüncelere yönlendirmiş.

Apollo 13 S-IVB’sinin çarpmasıyla açılan çukur. Fotoğraf: NASA

Görünüşe göre bu çarpışmalar, bilim insanlarının ALSEP verileriyle incelediği dört tip Ay depreminden birine özgü. Ay’daki bazı depremler, Ay gelgitleri sebebiyle yüzeyin derinliklerinden çıkıyor. Bazıları ise Güneş’in, Ay’daki yeni günün başlangıcında donuk yüzeyi eritmesiyle ortaya çıkan ısıl depremler. Diğerleri ise Ay’a çarpan gök taşlarından kaynaklanıyor. Dördüncü tip Ay depremi, yüzeyin hemen hemen onlarca kilometre altında meydana gelen sığ bir deprem. Hem Ay modülü hem de S-IVB, böyle bir titreşim meydana getirmiş. Bunlar, Ay’da meydana gelen en şiddetli deprem tipleri.

1972 ile 1977 yılları arasında bilim insanları, Ay’da Richter ölçeğine göre 5,5’e kadar çıkan 28 sığ deprem kaydetmiş. Bu depremler, Dünya’da ağır mobilyaları hareket ettirip sıvalarda çatlak oluşturuyor. Fakat bu titreşimler genelde dakikalar içinde kayboluyor.

Durum, aslında suyla ilgili. Gezegenimizi meydana getiren maddelerde, maddenin yapısını genişleten nem bulunuyor. Dünya’daki depremin enerjisi gezegen boyunca yol alırken, nemli maddeler bir sünger gibi davranıyor ve dalgaların enerjisini emerek etkilerini zayıflatıyor. Fakat Ay kuru, soğuk ve katı olduğundan, süngerden ziyade sert bir kaya gibi davranıyor. Bu yüzden Ay’da meydana gelen bir depremin şiddeti daha düşük olsa bile oluşan titreşimleri azaltacak hiçbir şey bulunmuyor. Katı taş sonunda kendilerini durdurana kadar, titreşimler cisim boyunca ileri geri gidiyor. “Çalan zil” de bu taş boyunca yansıyan şok dalgaları.

 

 

 

 

Yazar: Amy Shira Teitel/Popular Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here