Uzaktaki Yıldızlar Zannettiğimizden Daha Ağır

0
201
Samanyolu galaksisinin en yakın komşusu olan Andromeda galaksisi, gökyüzünde çıplak gözle görebileceğiniz en uzak cisim. Fotoğraf: Robert Gendler

Kopenhag Üniversitesinde çalışan bir astrofizik grubu, Samanyolu galaksisinin ötesindeki yıldız popülasyonlarıyla ilgili önemli bir sonuca ulaşmış. Yeni sonuç, kara deliklerin oluşumundan süpernovalara ve galaksilerin neden öldüğüne kadar geniş çeşitlilikteki gökbilimsel olgunun daha farklı anlaşılmasını sağlayabilir.

İnsanların gökyüzünü incelemeye başlamasından bu yana uzak galaksilerdeki yıldızların nasıl göründüğü bir gizem olarak kalmıştı. Fakat Kopenhag Üniversitesi Niels Bohr Enstitüsünde çalışan bir araştırma takımı, dün The Astrophysical Journal bülteninde
yayımlanan çalışmasında galaksimizin ötesindeki yıldızlara dönük düşünceleri alt üst ediyor.

1955’ten beri evrenin diğer galaksilerinde yer alan yıldız bileşiminin, kendi galaksimizdeki yüz milyarlarca yıldızın bileşimine (ağır, orta kütleli ve düşük kütleli bir yıldız karışımı) benzer olduğu varsayılmış. Fakat evren çapındaki 140.000 galaksiye yönelik yürütülen gözlemlerin ve geniş çeşitlilikteki ileri modellerin yardımıyla birlikte araştırmacılar, Samanyolu galaksisinde görülen yıldız dağılımının başka yerlerde de geçerli olup olmadığını test etmişler. Cevap ise hayır çıkmış. Uzak galaksilerdeki yıldızlar, genel olarak bizim ‘kozmik mahallemizdeki’ yıldızlardan daha ağır. Bulgular, evrene dair bildiğimizi düşündüğümüz şeylerde büyük bir etki meydana getiriyor.

Niels Bohr Enstitüsünde yüksek lisans öğrencisi ve çalışmanın birinci yazarı olan Albert Sneppen şöyle aktarıyor: “Yıldızların kütlesi gökbilimcilere birçok şey söylüyor. Eğer kütleyi değiştirirseniz, ağır yıldızlardan çıkan süpernova ve kara delik miktarını da değiştirirsiniz. Hal böyle olunca elde ettiğimiz sonuçlar, bir zamanlar doğru varsaydığımız pek çok şeyi yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini gösteriyor çünkü uzak galaksiler bizimkinden epey farklı görünüyor.”

140.000 galaksiden gelen ışığın analizi

Araştırmacılar elli yıldan uzun süredir diğer galaksilerdeki yıldızların boyut ve ağırlığının kendi galaksimizdeki yıldızlara benzediğini varsaymış. Bunun ise basit bir sebebi varmış: Söz konusu yıldızları, kendi galaksimizdeki yıldızlar gibi teleskopla gözlemleyemiyorlarmış.

Uzak galaksiler milyarlarca ışık yılı uzaklıkta olduğundan, sadece en güçlü yıldızlardan gelen ışık Dünya’ya ulaşıyor. Bu durum, dünya çapındaki araştırmacılar için yıllardır bir baş ağrısı olmuş çünkü diğer galaksilerdeki yıldızların nasıl dağıldığını hiç doğru biçimde açıklığa kavuşturamamışlar. Ortadaki bu belirsizlik, bahsi geçen yıldızların Samanyolu galaksimizdeki yıldızlara çok benzer şekilde dağıldığına inanmalarına yol açmış.

Çalışmanın eş yazarı Yardımcı Profesör Charles Steinhardt, “Buzdağının sadece ucunu görebiliyor ve diğer galaksilerin bizimki gibi görünmesini beklemenin, pek iyi bir varsayım olmadığını uzun bir süredir biliyorduk” diyor. “Fakat diğer galaksilerde farklı yıldız
popülasyonları oluştuğunu hiç kimse kanıtlayamamıştı. Yeni çalışmada tam da bunu yapıyoruz. Bulgular, galaksilerin oluşum ve evriminin daha derinden anlaşılmasına kapı aralayabilir.”

Araştırmacılar yeni çalışmada, diğer galaksilerdeki ışığa yönelik bir milyondan fazla gözlemi kapsayan büyük bir uluslararası veri tabanı olan COSMOS kataloğunu kullanarak 140.000 galaksiden gelen ışığı analiz etmişler. Bu galaksiler evrenimizin en yakın bölgesinden, ışığın Dünya’da gözlemlenebilmesi için tam on iki milyar yıl yolculuk ettiği en uzak köşesine kadar dağılı durumda.

İlk önce ağır galaksiler ölüyor

Araştırmacılara göre yeni keşif, geniş çaplı sonuçlar doğuracak. Örneğin galaksilerin neden öldüğü ve yeni yıldız oluşturmayı bıraktığı daha önce çözülememiş. Yeni sonuçlar, bu durumun basit bir gidişatla açıklanabileceğini gösteriyor.

Albert Sneppen sözlerini şöyle bitiriyor: “Artık yıldızların kütlesini daha iyi çözebildiğimizden, yeni bir kalıp olduğunu görebiliyoruz: En düşük kütleli galaksiler yıldız oluşturmaya devam ederken, daha ağır galaksilerde yeni yıldızların doğumu son
buluyor. Bu durum, galaksilerin ölümünde evrensel yönden kayda değer bir gidişat olduğunu akla getiriyor.”

 

 

 

 

Kaynak: Kopenhag Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here