Yeni Çalışmaya Göre Yakan Top, Bir “Baskı” Aracı

JACOB BOGAGE

Beden eğitimi derslerinin en meşhur oyunlarından biri, Kanadalı araştırmacılardan oluşan bir takıma göre “baskı” aracı olarak kullanılıyor.

Kanada’daki üç üniversitede çalışan profesörlerin, bu hafta Vancouver şehrindeki Beşeri ve Sosyal Bilimler Kongresi’nde yaptıkları sunumda söylediklerine göre; beden eğitimi derslerindeki yakan top oyunu, öğrencilere akranlarını kişiliksizleştirmeyi ve onlara zarar vermeyi öğretiyor.

Konu üzerine yazılan bir makale, European Physical Education Review bülteninde yayınlanacak.

British Columbia Üniversitesi’nde pedagoji ve müfredat geliştirme üzerine çalışma yapan bir profesör olan Joy Butler, telefonla yapılan bir mülakatta şöyle söylüyor: “Öğrencilere bir öğrenme ortamı kurduğunuzda ve topu istediğiniz kişiye çarpmanın sorun olmadığı fikrini sunduğunuzda; bu yumuşak bir top bile olsa, niyet ortadadır.

“Öğrenciler, kendilerine bunu yapmanın normal olduğu söylendiği için bunun normal olduğunu düşündüğünde ne öğrenirler? İnsanlar yakan topun, bir saldırı ve duygusal boşaltım fırsatı olarak kullanıldığını söylüyorlar. Korkarım ki burada bunu öğreniyorlar.

“Beden eğitimi dersi, öğretmenlerin öğrencilere; kendilerini öfke üzerinden ifade etmek yerine, saldırganlıklarını denetim altında tutma ve hayatlarına devam etme konusunda yardımcı oldukları bir alan olmalıdır.”

Araştırmacılar, beden eğitimi derslerinde daha kapsamlı sorular sormak için ortaokul öğrencileriyle görüşmeye gitmiş ancak belli öğrencilerden sürekli aynı şeyi duymuşlar: Bu öğrenciler yakan toptan nefret ediyormuş.

Görüşmeciler bu konuyu daha detaylı araştırmış ve öğrencilere bunun sebebini sormuşlar. Araştırmacılar daha sonra bu cevapları, politik kuramcı Iris Marion Young’ın 1990 tarihli Adalet ve Farklılık Politikaları isimli kitabında yayınlanan, Baskının Beş Yüzü başlıklı makalesiyle karşılaştırmışlar.

Young, baskının şu yüzlere sahip olduğunu iddia ediyor:

Sömürme: Birisinin kendisine fayda sağlamak için diğer insanların emeğini kullanması.
Marjinalleşme: Daha alt konumda olan bir grubu, toplumun kıyısına sürmek.
Güçsüzlük: Sürülenlerin özerk olmaması.
Kültürel yayılmacılık: Yönetici sınıfın kurallarını ve adetlerini ölçüt olarak belirlemek.
Şiddet: Daha alt konumda olan bir grubun üyelerinin; rastgele, sebepsiz saldırılara maruz kalabileceklerini bilmesi.

Butler bunların, öğrencilerin araştırmacılara ilettiği esas mesajlardan bazılarıyla örtüştüğünü söylüyor.

“Hedef alınmaktan kaçınmak için arkaya doğru kaçan küçük kızı düşünüyorum” diyor Butler. “Bu kız bu derste ne öğreniyor? Kaçınmayı mı?”

Araştırmacılar, sınıfta daha atletik ve otoriter olan öğrencilerin kuralları belirlediklerini ve diğer öğrencilerden bilgi almadan uygulama yaptıklarını; ayrıca kendi gruplarını da oluşturduklarını ve bunun, diğer öğrencilere karşı cephe oluşturmalarına imkan sağladığını gözlemlemişler.

“Buradaki mesaj; ‘diğerini’ incitmenin veya onu canavarlaştırmanın normal olması” diyor Butler.

“Bu çekişme, kişinin rakibini yok etmesiyle ilgili. Rekabetin gerçek tanımı, başabaş şekilde eşleştirilmiş iki tanım arasında olanıdır. Yani burada çocuklar, kendi takımlarını istifliyorlar ve diğer takımı hırpalamaktan cidden keyif alıyorlar. Bundan nasıl zevk alınabilir?”

Butler bir hedef grubundayken, bir sınıftan yepyeni bir oyun kurmasını istemiş (oyundaki tek koşul bir top ile iki hedefin olması ve bütün sınıfın kurallar hakkında ortak görüş belirlemesiymiş) ve aynı öğrencilerin oluşturduğu bu grup bölünerek, akranlarına danışmadan oyun kurmuş. Butler bunun; yakan topun oluşturduğu kültürün, beden eğitimindeki diğer faaliyetlere de taştığını gösterdiğini söylüyor.

Butler’a göre bu kaygı verici bir durum çünkü Kanada’daki pek çok okul, beden eğitimi derslerini geliştirmek için büyük çabalar sarfediyor. Yöneticiler, B. E. derslerinden çıkan kız öğrencilerin meydana getirdiği gidişatı tersine çevirmek için somut adımlar atıyorlar.

Butler’ın söylediğine göre jimnastik dersleri büyük oranda oyunların etrafında dönüyor ve bu durum çok iyi olabilir, fakat aynı zamanda farklı kuvvetleri olan öğrencileri de dışta tutabilir.

“Eğer buradan çıkarılacak bir şey varsa; o da B. E. öğretmenlerinin müfredatlarına bakması ve denge gözetmesi olur” diyor. “Üstelik bu, oyunları bırakmak ve diğer faaliyetleri dahil etmek anlamına gelebilir; dışmekan eğitimi, fitness, jimnastik, su sporları gibi.”

Butler’a göre bu aynı zamanda yakan toptan kurtulmak anlamına da geliyor.

 

 

 

 

The Washington Post

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

1 Yorum

  1. HuGu dedi ki:

    Katılmıyorum bizde oynadık zamanında 38 yaşındayım. Biz böylr şeyler düşünmedik. Amacımız kazanmaktı sadece birbirimizi ezmek değil. Şimdi ki çocukları ve psikolojileri farklı çünkü yetişme yetiştirilme farzları farklı. Pamukla saracaklar

Bir cevap yazın

Abonelikle İlgili Konular İçin abone@doganburda.com

Eksik Sayılar İçin okurhizmetleri@doganburda.com

Müşteri Hizmetleri (212) 478 0 300

Danışma Hattı (212) 410 32 00

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir