Yeni Bulgular, COVID-19 Bağışıklığının Enfeksiyondan Sonra 6 İla 8 Ay Sürebildiğini Gösteriyor

0
3230
Koronavirüs ve üzerindeki 'diken' proteinleri. Robin A. Smith

COVID-19 hakkında uzun süredir devam eden çok önemli bir soru var: Bağışıklık ne kadar devam ediyor sorusu. Şimdiyse, bu sorunun şimdiye kadarki en iyi cevabına ulaşmış olabiliriz.

Yeni araştırma, iyileşen koronavirüs hastalarının muhtemelen en az sekiz ay süren güçlü bir bağışıklık hafızası taşıdığını öne sürüyor.

Bu hafıza, antikorlardan daha fazlasına dayanıyor; ayrıca, T hücreleri ve B hücreleri şeklinde bilinen ve etkileyici kuvvette bellekleri olan beyaz kan hücrelerini de kapsıyor.

Bu koruma katmanları bir araya geldiğinde, bağışıklık sisteminin vücudu tekrar işgal etmesi halinde koronavirüsü tanıyıp ona yeniden saldırarak, bu sayede başka bir enfeksiyonu önlemesini sağlıyor.

Virüse karşı kazanılan bağışıklığın, bağışıklık sisteminin bu çeşitli katmanlarında ne kadar devam ettiğini belirlemek isteyen araştırmacılar; iyileşen koronavirüs hastalarında hastalandıktan aylar sonra ne kadar ve hangi tip bağışıklık hücresi bulunduğunu incelemişler.

Araştırmacıların çalışması henüz hakem denetiminden geçmese de, halihazırda enfekte olan kişilerin muhtemelen epey bir süre yeniden hastalanmayacağına yönelik umut veriyor.

Çalışmanın eş yazarı ve ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki La Jolla Bağışıklık Bilim Enstitüsü’nde virüsbilimci olan Shane Crotty şöyle aktarıyor: “Çoğu insan, bu virüse karşı gösterilen bağışıklık tepkisinin çoğu kısmını gösteriyor ve bu kısımlar, altı ila sekiz ay sonra bile hâlâ devam ediyor. Görünüşe göre bu, koruyucu bağışıklığa sahip olmak açısından genel olarak iyi bir haber.”

Antikorlar azalırken, T hücreleri ve B hücreleri devam ediyor

Bazı araştırmalarda, vücudu sonraki enfeksiyondan koruyan kandaki koronavirüs antikoru proteinlerinin birkaç ay içerisinde kaybolduğu ileri sürülmüştü.

Fakat o bulgulardan endişe duyanlar, enfekte hücreleri tanıyıp yok eden katil T hücrelerinin ve yeni antikorların nasıl üretileceği konusunda B hücrelerine bilgi veren yardımcı T hücrelerinin rolünü hesaba katmıyor olabilir.

“Tüm bu unsurlar birlikte çalışmak üzere tasarlanmış: Eğer herhangi bir insanda bunlardan biri çok iyi değilse, bağışıklık sisteminin diğer kolları durumu telafi edebiliyor. Bu yüzden, her şeyi ölçmek gerek” diyor Crotty.

Bu yüzden Crotty’nin takımı, COVID-19 geçirip iyileşmiş 185 kişiden alınan kan örneklerinde her iki tip T hücresini ve bunun yanısıra B hücresi ile antikorları ölçmüş.

Bazıları hastalıktan altı ay sonra olmak üzere, katılımcıların yaklaşık 40 tanesi birden fazla defa kan vermiş. Bu sayede araştırmacılar, hastaların gösterdiği bağışıklık tepkisinin zamanla nasıl değiştiğini değerlendirmişler.

Elde edilen sonuçlar, hastalardaki koronavirüse özgü T hücrelerinin dört ile ay arasında hafif derecede azaldığını ve bundan sonra sabit kaldığını göstermiş. Araştırmacılar bunun muhtemelen, IT hücreleri ve antikorların bu altı aylık zaman iminden sonra istikrarlı kalmasından kaynaklandığını düşünüyor; çünkü diğer virüslerde böyle oluyor.

La Jolla’da bağışıklık bilimci ve Crotty’nin eş yazarı olan Alessandro Sette, “Bir enfeksiyondan sonra antikor ve T hücresi tepkilerinin gelişmesi bir ila iki hafta sürüyor. Bunlar daha sonra artıyor ve zirve yapıyor” diyor. “Dört ila altı ay arasında inişe geçiyorlar ve ardından altı ay civarında düzlüğe girme eğilimi gösteriyorlar.”

“Bağışıklık tepkisi bağlamında elde edilen şeyi altı ila sekiz ayda görüyorsunuz. O yüzden, hafıza gelişip gelişmediğine yönelik işaretlere bu zamanda bakılması lazım.”

Çalışmanın sonuçları, hastanın B hücresi seviyelerinin bu bir ay ve altı aylık zaman imleri arasında da artış sergilediğini göstermiş. Sette bunun özellikle önemli olduğunu, çünkü B hücrelerinin gelecekteki antikorların kaynağı olduğunu açıklıyor.

“İlk virüs enfeksiyonu gittiğinde, B hücreleri savaşmayı ve antikor üretmeyi bırakıyorlar” diyor. “Fakat tekrar saldırı olursa diye hâlâ duruyorlar: Eğer vücudunuzda genişleyen bir B hücresi ordusu dolaşıyorsa, bir antikor tepkisi yeniden oluşur.”

Fakat çalışmaya göre antikorlar, altı aylık zaman iminde ölçülebilir derecede azalmış. Ancak Crotty, bu azalmanın “herhangi bir enfeksiyon açısından oldukça makul” olduğunu ve başlı başına bir endişe sebebi teşkil etmediğini söylüyor.

Koronavirüsü hedef alan T hücreleri yıllarca devam edebilir

Salgın yaklaşık bir yıl önce başladığından, Sette ve Crotty iyileşen koronavirüs hastalarına enfeksiyonun sadece sekiz ay sonrasına kadar bakabilmiş. Fakat düşündüklerine göre; hastaların T ve B hücresi miktarında meydana gelen bu yavaş azalma, hücrelerin çalışmada analiz edilen zaman diliminden çok daha uzun süre devam edeceği anlamına geliyor.

“Bağışıklık tepkileri, beklenen senaryoyu takip ediyor ve en az sekiz ay boyunca istikrar gösteriyorlar” diyor Sette ve ekliyor: “Bu gidişat, sekiz ay bir gün sonra yok olacaklarını göstermiyor.”

Diğer virüslere tepki olarak gelişen beyaz kan hücreleri, yıllarca kalabiliyor. Örneğin çiçek hastalığına özgü T hücreleri, bir enfeksiyondan yaklaşık 10 yıl sonra kaybolurken; bu virüsün T hücreleri ise 60 yıl devam ediyor.

Genetik kodu bu yeni virüs ile yüzde 80 aynı olan bir diğer koronavirüs olan SARS’a özgü T hücrelerinin de uzun süre devam ettiği görülüyor.

Temmuz ayında yapılan bir çalışmada, SARS atlatan 23 kişiden alınmış kan örneklerinde T hücreleri aranmış. Beklendiği gibi; hastalığı atlatan kişilerde, hastalıktan 17 yıl sonra halen SARS’a özgü bellek T hücreleri varmış.

Ufak miktarda hastanın ‘zayıf bağışıklık belleği’ var

Crotty’nin çalışmasında, koronavirüse karşı kuvvetli bağışıklık oluşturan kişilerin yaklaşık yüzde 90’ının antikorlar, T hücreleri ve B hücreleriyle desteklendiği bulunmuş. Fakat bu üç bağışıklık unsurunun tümü, herkeste aynı dereceye kadar oluşmamış ve katılımcıların ufak bir kısmında bunlardan yalnızca bazıları oluşmuş veya hiçbiri oluşmamış.

Görünüşe göre bu hastalarda “epey zayıf bir bağışıklık belleğinin” olduğunu söylüyor Crotty. Bu sebeple bu kişiler, yeniden enfeksiyona karşı nispeten hızlı bir eğilim sergileyebilir.

“Virüsü yenmek için, bağışıklık sistemi orkestrasının tamamını bir araya getirmek istersiniz” diyor Sette.

Kişiden kişiye değişen bu durumun sebebi belli değil fakat çalışmanın yazarları, COVID-19’un üstesinden daha iyi gelen hastalarda birden fazla bağışıklık hücresinin çalıştığını bulmuşlar. Hastalığın üstesinden bu kadar iyi gelemeyen hastalarda ise bir veya daha az tip bağışıklık hücresi çalışmış.”

Fakat Sette ve Crotty, bilim insanları virüs üzerinde daha çok çalışana kadar; enfeksiyon sonrasında belli bir kişideki koronavirüs bağışıklığının ne kadar süreceğinin tahmin edilemeyeceğini söylüyor.

“Hızlı bir kan testi yapıp, örneğin bağışıklık hafızanızın 10 yıl süreceğini söylemek mümkün değil” diyor Crotty. “Bu yüzden, şimdilik beklemek zorundayız.”

 

 

 

 

Yazar: Aylin Woodward/Business Insider. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here