Yorulduğumuzu Nasıl Biliyoruz?

0
1
Fotoğraf: Christian Erfurt/Unsplash

İnsanlar neden hayatlarının üçte birini uykuda geçiriyor? Hayvanlar neden uyuyor? Uyku, evrim sürecinde sinir sistemi bulunan bütün canlılar için evrensel ve gerekli bir özellik olarak kalmış. Bu canlılar arasında sinekler, solucanlar ve hatta denizanası gibi omurgasız hayvanlar da var. Sürekli bir yırtıcı tehdidine rağmen hayvanların neden uyuduğu ve uykunun, beyne ve tekil hücrelere nasıl fayda sağladığı gizemini koruyor.

İsrail’in Bar-Ilan Üniversitesinde çalışan araştırmacılar, Molecular Cell bülteninde yayımlanan yeni bir çalışmada bu gizemi çözmeye bir adım daha yaklaşmış ve farelerde de bazı destekleyici kanıtlar ile birlikte zebra balığında bir uyku mekanizması keşfetmişler.

Uyanık olduğumuz zaman, vücutta homeostatik (iç dengeye ait) uyku basıncı (yorgunluk) birikiyor. Uyanık kaldığımız müddetçe artan bu basınç, uyku sırasında azalarak tam ve iyi biçimde uyunduktan sonra düşüyor.

Homeostatik basıncın, uyumaya gitmemiz gerektiğini hissettiğimiz noktaya kadar artmasına ne sebep oluyor ve gece ne oluyor da bu basınç, yeni bir güne başlamaya hazır olacağımız noktaya kadar azalıyor? Uyanık olduğumuz saatlerde, nöronlarda DNA hasarı birikiyor. Bu hasar, aralarında morötesi ışık, nöral faaliyet, radyasyon, oksitleyici stres ve enzim hataları gibi çeşitli unsurlar sebebiyle meydana geliyor. Uyku esnasında ve uyanık olunduğu saatlerde, her hücrenin içerisinde bulunan onarma sistemleri DNA’nın kopan bölümlerini düzeltiyor. Fakat nöronlarda oluşan DNA hasarı, uyanıklık durumunda birikmeye devam ediyor ve beyindeki aşırı DNA hasarı, tamir edilmesi gereken tehlikeli seviyelere ulaşabiliyor. Yeni çalışma, uykudan yardım alan DNA onarım sisteminin verimli onarımı desteklediğini ve bu sayede yeni bir güne başlamaya olanak sağladığını gösteriyor.

Araştırmacıların keşfettiğine göre PARP1 isimli bir protein anten görevi görerek, beyne uyuma ve DNA’yı onarma vaktinin geldiğini söyleyen sinyaller gönderiyor.

 

 

 

 

Kaynak: Bar-Ilan Üniversitesi. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here