Zihin Aktarımı Yapılabilecek mi?

0
26
Fotoğraf: Popular Science

Self/less filminde, ölen bir milyarder kendi zihnini daha genç bir adama aktarıyor. Peki böyle bir şey mümkün olabilir mi?

Dokuları donanıma, elektriksel faaliyeti de yazılıma benzeterek beyni biyolojik bir bilgisayar gibi düşünmek cazip geliyor. Eğer durum böyle olsaydı, zihin aktarımı teknik açıdan mümkün olabilirdi (yine de ahlaki yönden sorunlu olurdu); en azından, son derece gelişmiş bazı elektrot dizilerinin geliştirilmesi beklenirdi. Fakat zihnin maddeden çıkarılması mümkün değil. Arizona Üniversitesi’nde çalışan sinirbilimci ve elektrik mühendisi Charles Higgins, “Kişi, yapının içerisinde yer alıyor” diyor. “100 milyar nöronun birbiriyle olan bağlantısında, her bir nörotransmitterin ve almacın kendine özgü şeklinde…” Cerrahlar bir beyni başarıyla nakledebilseydi bile, omuriliği de aktarmaları gerekirdi; yoksa nakil yapılan kişiyi kas hafızasından ömür boyu mahrum bırakabilirlerdi.

Higgins, çözüm yollarından birinin klonlama olabileceğini belirtiyor. Merkezi sinir sistemi yapısal bakımdan tamamen aynı olan bir klon, aslını taklit eden elektriksel sinyaller ile uyarılabilir. Fakat insan klonlamak halen bilim kurgunun konusu. Sinirbilimciler de şimdiye kadar tek seferde sadece 100.000 civarı nöron arasındaki bağlantının haritasını çıkarmış; bu miktar, bir solucan veya balığın beynine eşdeğer.

Bilim insanlarının günümüzde yapabildiği şey, beyni ait olduğu yerde düzenlemek. Örneğin Columbia Üniversitesi’nde çalışan araştırmacılar, tedaviye karşı direnç gösteren ağır depresyon hastalarına derin beyin uyarıcıları yerleştirmişler. Hassas bölgelere elektrik sinyalleri gönderdiklerinde, hastaların belirtileri aniden azalmış. Bir kadın, iki yıl sonra depresyonunun tamamen kaybolduğunu söylemiş. Bilim insanları daha fazla hastanın beynini uyardıkça, başka olasılıklar da ortaya çıkabilir. “Mesela birisinin epilepsi nöbetini durdurmaya çalışırken, şans eseri beynin görsel korteks bölgesindeki bir örüntüyü uyarıp, bu sayede bir anı oluşturabildiğimizi keşfedebiliriz” diyor Higgins.

Bu yüzden başka vücuda girmekle kazanılan ölümsüzlük söz konusu değil. Fakat yeterince zaman ve bolca deney ile birlikte, insanlar The Matrix filmindeki karakterler gibi anı yüklemenin ve çeşitli beceriler öğrenmenin bir yolunu bulabilir.

 

 

 

 

Yazar: Erik Sofge/Popular Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here