100 Yıllık Zorlu Bir Engelin Aşılması, Dijital Aromalara Giden Yolu Açabilir

0
784
Andrea Piacquadio/Pexels

Güzel kokular usta parfümcüler tarafından harmanlanıyor ve tarifleri sır gibi saklanıyor. Weizmann Bilim Enstitüsü’nde çalışan araştırmacıların koku duyusu üzerine yaptığı yeni bir çalışma, en karmaşık kokularda bile bu gizemin büyük bir bölümünü ortadan kaldırıyor; kokuların gizli içeriklerini ortaya çıkararak değil, bunların algılanma şeklini kayıt altına alıp haritalayarak… Bilim insanları artık, herhangi bir karmaşık kokunun nasıl kokacağını sadece moleküler yapısından tahmin edebiliyorlar. Bu çalışma, parfümcülüğün kapalı dünyasında devrim yaratmakla kalmayabilir; nihayetinde kokuları dijitalleştirmeye ve istendiği zaman tekrar üretmeye de yol açabilir. Sinirbilimciler, bilgisayar bilimcileri ve bir parfüm uzmanının oluşturduğu bu koku sistemi, Nature bülteninde yayımlandı. Araştırmanın sermayesi ise Avrupa’da yer alan Gelecekte Ortaya Çıkacak Teknolojiler (FET-OPEN) girişimince sağlanmış.

Enstitünün Sinirbilim Bölümü’nde çalışan Prof. Noam Sobel, “Kokuları düzenli ve mantıksal bir yönden planlamanın güçlüğü, ilk defa Alexander Graham Bell tarafından 100 yıldan uzun zaman önce ileri sürülmüştü” diyor. Bell hodri meydan demişti: “Menekşelerden güllere ve şeytantersine kadar çok farklı çeşitte kokularımız var. Fakat bunların benzerliklerini ve farklılıklarını ölçemediğimiz sürece, koku biliminiz olamaz.” Bu zorlu engel, şimdiye kadar çözülememişti.

Kokular, birbirlerine olan uzaklıklarına göre ölçülebilir. Weizmann Bilim Enstitüsü

Bu asırlık zorluk, aslında kokuları mantıksal bir sisteme oturtmanın zorluğunu gösteriyordu: Burunlarımızda, her biri binlerce farklı alt tipten oluşan ve her biri belli moleküler özellikleri tespit etmek üzere şekillenmiş milyonlarca koku almacı bulunuyor. Beyinlerimiz, bu tekil moleküllerin değişen yoğunluklarda karışıp harmanlandığı milyonlarca kokuyu algılayabiliyor. Bu yüzden, söz konusu bilgilerin haritalanması güç olmuş. Fakat Sobel ve meslektaşları, kokuların altında yatan bir düzen olduğunu bulmuşlar. Bu kanıya, Bell’in görüşünü benimseyerek varmışlar; yani kokuların kendilerini değil, kokular algılanırken aralarındaki ilişkileri tanımlayarak.

Weizmann Bilim Enstitüsü. Ç: O.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here