2016’nın En İyi 11 Mühendislik Devrimi

1. Alptransit Gotthard Base Tüneli: Alpler ’den geçen tünel

Alptransit Gotthard Base Tüneli, Alpler ’den geçen tünel

İsviçre Hükümeti, 1999 yılında tarihteki en iddialı tünel inşası projesine başladı. Haziran’da hizmete giren çift tüplü Gotthard Base Tüneli, geçmişte yolcuların ve malzemelerin taşındığı çok eski bir rotayı, Alpler ’deki buz kitlelerinin tam 2,5 km altından takip ediyor. Dokuz metre çapındaki kafalara sahip sondaj makinelerinin hassasiyeti sayesinde mühendisler, Avrupa’daki bu iki nokta arasında verimli seyahat devrini başlatan 56 km’lik tren yolunu kazmak için 31 milyon ton kaya çıkardılar. Yolcular, artık Zürih ile Milano arasını jet hızıyla 3,5 saat gibi bir sürede gidebilirler. Ayrıca nakliye işlerinin kara yolundan raylı sisteme geçmesiyle hava kirliliğinde de azalma sağlanabilir. Tren kalkıyor!

2. Foster + Partners’ın Zayed Ulual Müzesi: Yeraltı Vahası

Foster + Partners’ın Zayed Ulual Müzesi: Yeraltı Vahası

Birleşik Arap Emirlikleri’nde sıcakla başa çıkabilmek için müzenin salonları yer altında olacak. Aynı anda, şahin kanatlarından esinlenmiş kuleler bir yandan ılık havayı binanın içine çekerken diğer yandan da içerideki yükselen sıcak havanın dışarı çıkmasını sağlayacak.

3. Mack Rides Pulsar: Yeni nesil su parkı

Mack Rides Pulsar: Yeni Nesil Su Parkı

Tema parklarında yer alan yapay su kanalları eskilerde kaldı. Alman tasarım firması su oyunlarına yeni bir soluk getirdi. Firma, saatte 100 km hızla suya girerek ufak çaplı bir tsunami yaratan ve içerisinde bulunanları sırılsıklam eden U görünümlü bir yapıya sahip hız treninin temelini yerleştirmek için bir gölü boşalttı(sonra tekrar doldurdular). Heyecan tutkunları U şeklindeki yapıda, su kuvveti treni yavaşlatana kadar iki kez gidip geliyorlar.

4. Gensler’in Şangay Kulesi: Daha yeşil bir gökdelen

Gensler’in Şangay Kulesi: daha yeşil bir gökdelen

Bir bina ne kadar büyük olursa verimli olarak ısıtılması ve soğutulması da o kadar zordur. Bu yüzden mimarlar bu yıl Şangay’da açılan dünyanın ikinci uzun gökdeleninin dış cephesini çift duvarlı olarak tasarladılar. Proje yöneticisi Grant Uhlir’in de dediği gibi bu duvarlar “…bir termos gibi davranarak çalışanları yazın serin, kışın sıcak tutmaya yarıyor.”. Dönen şekli, doğal bir peyzaj yaratan ve içerideki havayı temizleyen 21 tane “gökyüzü bahçesi” için alan yaratıyor.

5. Penn State, Yiyecekler için CRISPR-Cas9: Uzun raf ömürlü mantarlar

Penn State, Yiyecekler için CRISPR-Cas9: Uzun raf ömürlü mantarlar

ABD’deki yiyeceklerin %40’a yakını çoğunlukla çürüdükleri için çöpe atılıyorr. Penn State’den bir bitki patoloğu kararmaya karşı dirençli ve normal olanlar ile aynı maliyette kültür mantarları üretebilmek için CRISPR-Cas9 adlı çok yönlü bir gen düzenleme aracı kullandı. Henüz satışa sunulmamasına rağmen, geçen bahar USDA yönetmeliklerine uyumlu hale getirilen ürünün arkasındaki teknoloji, gelecekte genetiği değiştirilmiş ürünlerin satılacağı manavların önünü açıyor.

6. ThyssenKrupp MULTI Asansörü: Her yöne gidebilen asansörler

ThyssenKrupp MULTI Asansörü: Her yöne gidebilen asansörler

Asansör boşlukları, gökdelenlerin kapladığı alanın yarısına yakınını alır ve kabinleri bir yukarı bir aşağı taşıyan çelik halatlar azami yüksekliğin ne kadar olacağını belirler. Bu sınırlamalar, daha uzun ve daha geniş binalar tasarlamak isteyen ileri görüşlü mimarlar için oldukça sinir bozucu olabiliyor. Hadi o zaman MULTI’ye bakalım. Raylarının üstünde gömülü olan güçlü mıknatıslara sahip olan MULTI, enine, dikine ve çapraz olarak hareket edebilen bir asansör sistemi. Gelecek senenin başlarında Almanya’da testlerine başlanması planlanan MULTI, daha uzun, daha geniş ve daha yaratıcı tasarlanmış kulelerin inşa edilebilmesine olanak sağlıyor.

7. Columbia + İzlanda Üniversitesi: CarbFix, Karbondioksit depolamanın hızlı yolu

Columbia + İzlanda Üniversitesi: CarbFix, CO2 Depolamanın Hızlı Yolu

Atmosferdeki karbonları yakalamak iklim sorununa cazip bir çözüm gibi görünebilir fakat ihtiyacımız olan şey bunu nasıl çabuk ve kalıcı bir şekilde depolayabileceğimizi çözmek. Halen İzlanda’daki bir güç santralinde kullanılan bir sistem olan CarbFix, sera gazlarını suyun içinde çözüyor ve daha sonra yakındaki bazalt yüklü volkanik kayalara pompalıyor. Birkaç sene içinde ikisi de kireçtaşına dönüşüyor. Okyanus tabanı bazalt açısından zengin, yani bu yöntem dünya genelinde uygulanabilir.

8. MIT + Caltech: İleri LIGO, Evreni dinleyen mikrofon

MIT + Caltech: İleri LIGO, Evreni dinleyen mikrofon

LIGO ya da uzun adıyla (the Laser Interferometer Gravitational-Wave Observatory) Lazer Girişimölçer Kütle Çekim Dalga Gözlemevi, ilk olarak 10 sene önce kütle çekim dalgalarını tespit etmek için çalıştırıldı. Zaman uzayda hareket eden bu dalgaların kimileri Büyük Patlama’dan gelmektedir. Bu sene, daha hassas olan İleri LIGO olarak adlandırılan geliştirilmiş bir sistem daha ilk çalıştırılmasında, Einstein’ın en büyük tahminlerinden birini doğruladı. Bu dalgaları gözlemlemek, bilim adamlarının evrenin tarihsel sürecini anlayabilmelerini ve süpernova gibi olayları belirleyebilmelerini sağlayacak.

9. TEB Teknoloji “Transit Elevated Bus”: Altından trafik akan otobüs

TEB Teknoloji “Transit Elevated Bus”: Altından Trafik Akan Otobüs

Eğer kullanışlı olursa Çin’in rayları kaldırıma monte edilmiş ve arabaların gittiği şeridin üzerinden ilerleyen ilginç otobüsünü yollarda görmeye başlayabiliriz; fakat trafik ve kirlilik ile boğuşan şehirler için riskli bir fikir olduğu da bir gerçek.

10. Harvard Robotik Vatozu: İlk siborg hayvan

Harvard Robotik Vatozu: İlk siborg hayvan

Biyologlar yapay organ üretmek istiyorlar; fakat bunu yapabilmek için kas hücrelerinin- tıpkı kalpte olduğu gibi- birbirleriyle nasıl iletişim halinde olduklarını iyice öğrenmeleri gerekiyor. Bu yüzden, Harvardlı bilim adamları gerçek anlamda ilk hibrit robot hayvanı yarattılar. 50 kuruş boyutlarındaki vatoz, üzerinde fare kas hücrelerinin olduğu esnek polimerle kaplı altın bir iskelete sahip. Titreşen ışık vatozun hareket etmesini sağlıyor. Bu vatoz yarı kas yarı makine olan bir kalbi nasıl üretebileceğimizi öğrenmemize yardımcı olacak.

11. M. Ludvik SkySlide: Depreme dayanıklı cam

M. Ludvik SkySlide: Depreme Dayanıklı Cam

Los Angeles’ın 300 metre üzerinde yer alan bir kaydırak basit bir yenilikmiş gibi görülebilir; fakat camı üretmek için yapılan işlemler daha güçlü ve daha enerji tasarruflu binalara öncülük edebilir. Mimarlar, tasarımlarını yapısal olarak analiz edebilmek için NASA’dan aldıkları kodları kullandı. Daha sonra camı çelik kadar kuvvetlendirmek için yeni bir kimyasal kullandılar. SkySlide mühendisi Michael Ludvik “Düşük karbon salınımlı doğal yapılar yaratabiliriz.” dedi.

 


Çeviren: Hasan Barış Karayel

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir