6’ncı Yok Oluş Olayı Devam Ederken, BM ‘Biyolojik Yok Oluş’ Konusunda Uyarıyor

Gün geçtikçe artan bulgular, gezegenin altıncı bir yok oluş olayının ortasında olabileceğini akla getiriyor.

“Kitlesel yok oluş” ifadesi, genelde, Dünya’ya çarpan ve dinozorların ölümüne yok açmış olan göktaşı görüntülerini hatırlatıyor. Ancak başka bir yıkıcı (belki de daha gizli) yok oluş olayı da günümüzde gerçekleşiyor gibi görünüyor.

Daha sıcak hale gelen okyanuslar, ormanların yok olması ve iklim değişikliği, hayvanların nüfuslarını eşi görülmemiş bir biçimde düşürürken; söz konusu gidişat, küresel faunaya birden fazla cepheden darbe vuruyor.

Şimdiyse, başka bir raporun bu görüşü desteklemesi bekleniyor.

Birleşmiş Milletler, Hükümetlerarası Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Bilim Politikası Platformu’ndan (IPBES), gezegenin biyoçeşitlilik durumunu değerlendiren bir rapor yayınlamayı planlıyor.

Bu konuda 2005 yılından beri ilk defa yayınlanacak olan belge, yok olma tehdidiyle karşı karşıya olan tür miktarı ve bunun sebebi ile ne kadar türün halihazırda kaybolduğunu değerlendirip, nüfus ve sera gazı yayımı artışı gibi diğer ölçülere göz atıyor.

1.800 sayfalık belge, 15.000’den fazla akademik makale ile araştırma yayınına ait araştırmayı bir araya getiriyor ve iklim değişikliğinin etkilerini daha iyi ele alma konusunda karar vericileri bilgilendirmeyi hedefliyor.

AFP, raporun ilk taslaklarından birini bulmuş gibi görünüyor. Rapordaki bulguları tarif eden kurum, işlerin düşündüğümüzden çok daha kötü olabileceğini belirtiyor.

AFP Nisan ayında, söz konusu taslağın, “türlerin küresel yok oluş hızında yüksek bir artışı” anlattığını ve hatta, “pek çoğu önümüzdeki onlarca yıl içinde olmak üzere, yarım milyondan bir milyona kadar türün yok olma tehdidi altında olduğunun belirlendiğini” söylediğini bildiriyor.

BM, rapor tamamlandıktan sonra raporun tam halinin bir özetini, haftasonunda Paris’te yapılacak bir zirvede yayınlamayı planlıyor.

AFP’ye göre ayrıca, elde edilen taslakta; karaların yüzde 75’inin, okyanusların yüzde 40’ının ve nehirlerin yüzde 50’sinin, insan faaliyetleri yüzünden “ciddi bozulma etkileri sergilediğine” karar verilmiş.

Bu durumun büyük bir kısmı; enerji üretimi, imalat ve taşıma sebebiyle yayılan sera gazlarıyla ilgili.

1980’den beri, insan kaynaklı yayımların miktarı iki katına çıktı ve küresel sıcaklıklarda en az 0.7 Celsius derecelik bir artışa yol açtı.

Henüz raporun tamamını okumasak da, AFP’nin bildirdiği gidişatlar, pek çok hayvan türünün nüfusunun azalmasına yönelik yapılan diğer çalışmalarla aynı eksende yer alıyor.

2017 yılında yapılan bir çalışmada, dünya çapındaki türlerin “biyolojik bir yok oluş” geçirdiği ve mevcut “kitlesel yok oluş olayının, çoğu tahminin ötesine geçtiği” bulunmuş.

Dünya’daki böcek türlerinin yaklaşık yüzde 40’ı azalma gösteriyor. Bu yıl yapılan bir çalışmada, gezegen üzerindeki bütün böceklerin toplam kütlesinin, her yıl yüzde 2.5 oranında azaldığı bulunmuş.

Eğer bu gidişat hafifletilmezse, 2119 yılında Dünya’da hiç böcek kalmayabilir.

İnsan faaliyetlerinin, bu endişe verici yok oluş gidişatlarını yönlendiren kilit bir etmen olduğuna dair fikir birliği bulunuyor. 2014’te yapılan bir çalışmaya göre mevcut yok oluş hızları, insanların olmadığı bir gezegene kıyasla 1.000 kat daha yüksekmiş.

Eli kulağında olan BM raporu, muhtemelen bu hükmü onaylayacak.

AFP’ye göre rapor, “sınır tanımayan aşırı tüketimin tahrip ettiği ve çevre kirliliğiyle boğulan bir gezegeni tasvir ediyor.”

 

 

 

 

Business Insider

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

Abonelikle İlgili Konular İçin abone@doganburda.com

Eksik Sayılar İçin okurhizmetleri@doganburda.com

Müşteri Hizmetleri (212) 478 0 300

Danışma Hattı (212) 410 32 00

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir