AMAZON GO MAĞAZASI, KASA KUYRUKLARINI GELİŞMİŞ SENSÖRLER İLE DEĞİŞTİRECEK

TAMAMEN SÜRTÜNMESİZ (VE BELKİ BİR PARÇA DİSTOPİK) BİR ALIŞVERİŞ DENEYİMİ

Burada, alışveriş yapan kişiler sadece mağazadan çıkarak fişlerini e posta ile alıyorlar.


 

Seattle’daki Amazon Go, içinde bakkal olmayan bir bakkal dükkanı. Çevrimiçi perakende devi tarafından meydana getirilen fiziksel dükkan tasarımı, teknolojik bir mucize vaat ediyor: sepetinizde ne olduğunu bilen ve hiçbir insan etkileşimi olmadan, müşterilerine sadece dükkandan ayrılırlarken hesap kesen bir dükkan. Bu, akıllı telefon uygulamalarının ve gelişmiş bilgisayar görüşünün insan etkileşiminin, ve en önemlisi, düşük maaşlı insan işgücünün yerini aldığı, tuhaf, sürtünmesiz bir evren.

 

 

Müşteriler (veya kullanıcılar), dükkana girmek için telefonlarında bir Amazon Go uygulaması açıyorlar, ürünleri seçiyorlar ve sonra alçak bir büfenin içinden ayrılıyorlar. Bu nasıl mümkün oluyor?
Amazon Go’nun internet sitesi şöyle söylüyor: “Kasaya ödeme işleminin bulunmadığı alışveriş deneyimimiz, kendi kendini süren arabalarda kullanılan aynı tür teknolojiler ile mümkün oluyor: bilgisayar görüşü, algılayıcı birleşimi ve derin öğrenme.” Ayrıntılandırırsak, bu durum, insanların dükkanda ne yaptıklarını, hangi ürünlerin nereden alındığını ve kullanıcının ne taşıdığını izleyen birçok kamera ve muhtemelen (LIDAR sensörleri şeklinde) lazerlerin bulunduğu anlamına geliyor. Buradaki “derin öğrenme”, muhtemelen algılayıcıların ufak bir kek paketi ile bir sandviç arasındaki farkı söylemek için defalarca eğitildiği anlamına geliyor, bu sayede bu gibi şeyler gerçekleşiyor:

 

 

Motherboard editörü ve eski Popular Science çevrimiçi müdürü olan Carl Franzen, Twitter’da, teknolojinin hem teknolojik mucize hem de distopik tedirginlik olduğunu yazıyor:

Amazon Go, deneyimin dikkat çekici derecede yetenekli olan kerametinin dışında, temel işleri yapan insanların yerine koymak üzere daha gelişmiş sensör sistemlerini kullanma akımında başrolü oynuyor. Sürücüsüz arabalarla yapılacak bir karşılaştırma, sadece benzer bir sensör takımından daha fazlası anlamına gelebilir. Biniş çağrısı şirketi olan Uber, oluşturmanın zor olduğu fakat işgücü masrafları bulunmayan bir sürücüsüz araba filosu geliştirmek için çok miktarda yatırım yapıyor. Otoparklar ve alışveriş merkezlerinde devriye gezmek amacıyla kameralar ve LIDAR kullanan bir güvenlik robotu olan Knightscope da benzer bir alanda bulunuyor: aynı işi yapan insanları işe almaktan daha ucuz bedeli olan gelişmiş bir robot.

Amazon Go reklamında, Amazon Go mağazasında sadece bir adet insanın çalıştığını görüyoruz. (Kendisi kamera arkasında, sandviç yapıyor. Bu meslek, şimdiye değin makinelerin sınırının dışında görünüyor.) Bu, bir dereceye kadar fikrin cazibesini oluşturuyor: sırada beklemek ve hatta başka biriyle konuşmak zorunda olmadan, bir sandviç almak için uğramak. Fakat bu, robotların ve algoritmaların işin büyük kısmını yaptığı ve insanların gözden uzak şekilde tüm bunlarda mühendislik ve montaj yaptığı, Amazon’un tutarlı görüşünün bir parçası. Go mağazası, bundan önceki Amazon çizgi düğmeleri ve Amazon’un nakliyedeki yatırımları gibi, perde arkasındaki pek çok ustalık sayesinde, müşteri için alışverişi zahmetsiz hale getirmenin bir yolu. Ayrıca Amazon, Go ile birlikte bir dağıtım firması için en zorlu pazarda yeni ve farklı bir şeyi deniyor: insanlar acıkır acıkmaz hazır olan, kolay bozulan besinler. Amazon, bu alanda rekabet etmek için son teknolojiyi, görülmemiş bir satın alma deneyimini ve bir bakkalda olmasını bekleyeceğiniz insan miktarının daha azını kullanıyor.

Aşağıdaki reklamı izleyin:

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir