And Kondorları, Bir Kere Bile Kanat Çırpmadan Saatlerce Uçabiliyor

0
1132
And kondoru. iStock

Yaklaşık 16 kiloya kadar ulaşan And kondorları, havada süzülen en ağır kuşlardan biri. Yeni bir araştırmaya göreyse, bu iri gövdeleri havada tutmak o kadar da zor değil.

Güney Amerika kondorları (Vultur gryphus) için en zor kısım yerden havalanmak. Fakat bu dev kuşların bir kez havalandıklarında, kanatlarını pek çırpmadıkları keşfedilmiş. Kanat çırpmak yerine süzülüyorlar ve uçtukları sürenin yüzde 99’unda, çoğunlukla rüzgar ve yukarı yönlü ısıl hava akımıyla yükseliyorlar.

Sekiz genç kondor kuşuna biyolojik kayıt cihazı (veya ‘günlük’) takan araştırmacılar, 230 saatten fazla ve sınıflara ayrılmış uçuş süresi kaydetmiş. Tüm bu sürenin yalnızca yüzde 1’i kanat çırparak geçirilmiş ve bunun da büyük kısmı yalnızca kalkış için yapılmış.

“Tüm bireylerin, olağandışı derecede az kanat çırptığı görüldü. Kuşların hiçbirinin yetişkin olmaması da dikkat değer” diye yazıyor araştırmacılar.

“Bu yüzden nispeten deneyimsiz kuşlar bile, çoğunlukla kanat çırpmaya ihtiyaç duymadan saatlerce faaliyet gösterebiliyor.”

Genç kondorlardan biri, kanatlarını bir defa bile çırpmadan beş saatten fazla uçmuş ve sadece hava akımlarını kullanarak 170 kilometreden fazla yol katetmiş.

Çalışmada yer almayan ve Stanford Üniversitesi’nde kuş uçuşu uzmanı olan David Lentink, The Associated Press haber ajansına şöyle söylüyor: “And kondorlarının neredeyse kanatlarını hiç çırpmaması ve sadece hava süzülüyor olması akıllara durgunluk veriyor.”

Süzülen kuşlar genelde en büyük olanlar. Çünkü ağırlığı fazla olan canlılarda, güç kullanılarak yapılan uçuşlar için çok daha yüksek enerji gerekiyor. Sinekkuşları gibi hafif türler kanatlarını çılgın bir hızda çırparken; kondorun ‘denizdeki emsali’ olan albatros ise uçtuğu sürenin yüzde 1.2 ila 14.5’inde ve yavaş şekilde kanat çırpıyor.

And kondoru çok daha az çırpıyor. Örneğin genç kondorlar, 50 dakikalık bir yolculukta kayarken, süzülürken ve ara sıra kanat çırparken; 3,3 dakikalık bir kalkışta harcadıkları kadar enerji harcıyor.

Aslında araştırmacılar, bu büyük kuşların kanat çırparken harcadıkları enerjinin, dinlenme durumunda harcadıkları metabolik enerjiden yaklaşık 30 kat daha yüksek olduğunu düşünüyorlar; yani muhtemelen, memelilerin hızlı koşması kadar verimli.

Kayıt cihazlarının devamlı şekilde tuttuğu verileri kullanan araştırmacılar, sekiz genç kondorun tamamının çeşitli rüzgar ve sıcaklık şartlarındaki kanat vuruşlarını tek tek ve toplu şekilde saptamış.

Bu genç kondorlar, hava akımlarının karmaşık etkileşimlere girdiği dağların üzerinde bile çok az hareketle görünmez hava akımlarında dolaşabiliyormuş.

Swansea Üniversitesi’nde biyolog olan Emily Shepard, BBC’ye şöyle söylüyor: “İnsan süzülme pilotları, şartlar uygun olduğunda bütün gün havada süzülebiliyorlar. Bu yüzden kondorun performansı, bazı açılardan şaşırtıcı görünmeyebilir”

“Fakat süzülme pilotları hava durumuna bakarak, havanın uçmak için iyi olup olmadığına karar veriyorlar.”

Kondorların böyle bir lüksü yok. Genelde yiyecek bulmak için süzülüyorlar ve yiyecekler her zaman erişilmesi kolay noktalarda bulunmuyor; özellikle de, oraya ulaşmak için çoğunlukla hava akımlarını kullandığınızda…

Kondorların kalkış yapması çok enerji gerektirse de, konmak için ustalık gerekiyor. O sebeple bu dev kuşlar, inecekleri yer konusunda seçici davranıyorlar.

Örneğin eğer bir kondor, yerde bulunan ağız sulandırıcı bir leşe doğru yönelmek isterse; yükselen havadan alçalan havaya doğru atlayarak, yükselen sıcak havaya doğru hareket etmesi gerekiyor. Bazen, bu boşluklar arasında köprü oluşturmak için ara sıra kanat çırpmak gerekiyor.

Dahası; bu atmosferik ‘etkin noktalar’ her zaman etkin olmuyor. Kuvvetleri ve frekansları hava durumuna, bölgenin şekline ve mevsime göre değişiklik gösteriyor. Bu yüzden yere yöneldiklerinde, onları tahmin etmek her zaman kolay olmuyor.

Arjantin’deki Ulusal Comahue Üniversitesi’nde biyolog olan Sergio Lambertucci, “Kuşların plansız bir inişten kaçınmak için yükselen hava bulması gerektiğinden, bu süre büyük önem taşıyor” diye açıklıyor.

“Yukarı yönlü ısıl akımlar arasında hareket ederken, bu tehlikeler daha büyük oluyor. Isıl hava akımları lav lambaları gibidir; hava yeterince sıcak olduğunda, hava kabarcıkları yerden aralıklı şekilde yükselir. Bu yüzden kuşlar, ısıl akım için doğru yere ulaşabilir ancak zaman yanlış olabilir.”

Kuvvetli rüzgar ve yukarı yönlü ısıl akım koşullarının pek iyi olmadığı kış mevsiminde bile, And kondorlarının kanat çırpmalarını gerektiren bir güzergâhı hâlâ tercih etmek istemedikleri bulunmuş.

Şu an Max Planck Hayvan Davranışları Enstitüsü’nde çalışan hareket ekoloğu Hannah Williams şöyle söylüyor: “Bu durum, inişin nereye ve ne zaman yapılacağına yönelik verilen kararların çok önemli olduğunu akla getiriyor. Çünkü kondorların hem tekrar uçabilmesi gerekiyor, hem de gereksiz yapılan inişler toplam uçuş masraflarına önemli katkılar yapabilir.”

Dev kuşların gökyüzündeki görünmez engellerde nasıl gezindiğini anlamak, hem atmosferik koşullar hakkında bilgiler verebilir; hem de Argentavis magnificens gibi nesli tükenmiş dev kuşların bir zamanlar 72 kilogramlık gövdelerini nasıl havada tuttuklarını açıklayabilir.

Argentavis‘in, aralıksız kanat çırparak uçamadığı ve bu yüzden tamamen süzülmeye bağlı kaldığı varsayılmıştı” diye yazıyor araştırmacılar.

Bu yüzden, onların da tıpkı And kondoru gibi gökyüzünde süzülmüş olması ve kanatlarını sadece tamamen gerektiği zaman, güvenlik amacıyla çırpmış olmaları muhtemel.

Çalışma PNAS bülteninde yayınlandı.

 

 

 

 

Yazar: Carl Cassella/ScienceAlert. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here