Antik Kırkayaklar Ne Kadar Büyüyebilir? Zannettiğinizden Daha Fazla

0
467
Kırkayaklar öldükten sonra pek iyi dayanmıyor. Bu da dev dışiskeletlerle karşılaşmayı zorlaştırıyor. Fotoğraf: Neil Daves

İngiltere-İskoçya sınırı yakınlarındaki kumtaşlarında keşfedilen bir fosil, şimdiye kadar bulunan en büyük kırkayağı barındırıyor. Üstelik, keşif tamamıyla tesadüfen yapılmış.

Cambridge Üniversitesinde Dünya bilimci olarak çalışan Neil Davies, 2018’in Ocak ayında bir grup doktora öğrencisini de yanına alarak daha önce tatile gittiği Northumberland bölgesine “sosyal bir gezi” düzenlemiş. Grup, yürüdükleri sahilde bazı kayaların devrildiğini fark etmiş. Bu büyük kaya parçalarından biri, paleontolojik (taşılbilimsel) bir sürpriz barındırıyormuş.

“Devrilme şekli, kaya parçasının çatlayarak açılmasına sebep olmuş ve içindeki fosili mükemmel şekilde ortaya çıkarmıştı” diyor Davies yaptığı bir açıklamada. “Eski doktora öğrencilerimizden biri de yanından geçerken görüyor. Tamamen şans eseri yapılan bir keşif.”

Davies ve meslektaşları, ilk başta buldukları şeyden emin olamamışlar. 2018’in Mayıs ayında fosili çıkararak, analiz için Cambridge’a götürmüşler. Numune, 359 milyon ila 299 milyon yıl önceki Karbonifer Dönemi sırasında Dünya’da dolaşmış dev bir kırkayak cinsi olan Arthropleura‘nın bilinen üçüncü örneği. Fakat hepsi bu kadar da değil: Bu Arthropleura fosili, bulunan en büyük örnek olmasının yanısıra 326 milyon yıl öncesine uzanan tarihiyle aynı zamanda en eski örnek konumunda. 76 santime 36 santimlik koskocaman bir boyuta sahip.

Bu bilgiler, hayvanın oldukça etkileyici bir canavar olduğunu akla getiriyor. Kırkayağın kendisi büyük ihtimalle 2,6 metre uzunluğunda, yaklaşık 61 santim genişliğinde ve muhtemelen 50 kilogram ağırlığındaydı. Araştırma takımının elde ettiği sonuçlar, Journal of the Geological Society bülteninde yayımlandı.

“Bu dev kırkayak fosilleri nadiren bulunuyor çünkü kırkayaklar öldüğünde, gövdeleri parçalanma eğilimi gösteriyor” diyor Davies BBC’ye. Bu özel numune, muhtemelen kırkayağın cesedine ait bir parçadan ziyade erimiş dış iskeletin bir parçasıydı. Böylesine seyrek bulunan fosil kalıntıları, söz konusu böceklerin büyük oranda gizem olarak kaldığı anlamına geliyor. Bugüne kadar, “henüz fosilleşmiş bir kırkayak kafasının bulunmadığını” ekliyor Davies. “Dolayısıyla haklarında her şeyi bilmek zor.”

Örneğin araştırmacılar, bu kırkayakların kaç bacağı olduğundan emin değil. Günümüzdeki en iyi tahminler, ya 32 ya da 64 olduğunu söylüyor. Bu rakamlar, yaşayan bazı kırkayaklarda yakın zaman önce keşfedilen en yüksek sayı miktar 1.300 bacağa göre cüzi bir sayı. Bilim insanları, bu dev böceklerin ağır ağır ilerleyen vücutlarını hangi besinlerle desteklediklerini de bilmiyor. Fakat bol miktarda kaynak ve düşük rekabet sebebiyle gelişip serpilmiş gibi görünüyorlar. Ancak daha sonraki Permiyan Dönemi’nde yok olmuşlar. Bunun da sebebi ya iklimin değişmesi, ya da yeni sürüngen türlerinin ortaya çıkıp onları besin rekabetinde geride bırakması. Dev kırkayakların tarihinde halen varlığını sürdüren bu gizemleri ortaya çıkarmak için, araştırmacıların daha fazla örnek bulup fosil kayıtlarındaki boşlukları doldurması gerekecek.

Fosilin büyük oranda kumtaşında bulunduğu yer olan Northumberland bölgesi, Davies’in NPR’ye aktardığına göre “Normalde fosillerin saklanması için çok iyi şartlar sunmuyor. Diğer yandan, bu fosilin korunmuş olması şaşırtıcı. Fakat aslında, insanların daha önce pek fosil aramadığı yerlerde çok daha fazla ve benzer şeyler olabileceğini akla getiriyor.”

Fosil yeni yılda Cambridge’in Sedgwick Müzesi’nde halka açık şekilde sergilenecek.

 

 

 

 

Yazar: Hannah Seo/Popular Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here