Volkanik artıklar ay üzerinde ufak ama önemli miktarda su içeriyor. Olga Prilipko Huber

Ay tahminlerin ötesinde su barındırıyor

Yine de oldukça kurak.

Ay yüzeyindeki volkanik artıklar, az ama önemli miktarlarda su içeriyorlar.
Olga Prilipko Huber

Bazen, bir isim üzerinize yapışıp kalır. 17.yy’da astronomlar ay yüzeyinde karanlık noktalar bulunduğunu ortaya attıklarında, geniş ay okyanuslarına baktıklarını düşünmüşlerdi. Halen bu noktaları maria (latince ”denizler”) diye adlandırmakta olsak bile, Neil Armstrong ve Buzz Aldrin’in aydaki denizlere – Sea of Tranquility- sessizlik denizleri- iniş yapma planları, suya iniş yapmaktan ziyade sert bir kayaya kibarca çarpmak şeklinde gerçekleşmiştir.

Ancak o denizlerin kupkuru olması, ayın tüm bölgelerinin sudan yana fakir olduğu anlamına gelmiyor. Daha sonraki Apollo görevlerinden getirilen, volkanik cam parçalarının analizi, maddenin içinde küçük damlacıklar halinde suyun gömülü olduğunu gösterdi. Geçtiğimiz günlerde, Nature Geoscience’de yayınlanan bir araştırmaya göre, ayın önceden düşünülenden daha fazla su barındırdığı öngörülüyor.

Ay mayonuzu bavulunuza koymadan önce, çalışmanın önde gelen yazarlarından Ralph Milliken’in şu açıklamasına bir bakalım. “Biz sıvı sudan söz etmiyoruz. Yüzeyde okyanuslar, denizler veya nehirler olduğuna dair hiçbir kanıt yok,” diyor. Fakat bu, küçük ve dağınık halde bulunan suyun, sonunda insan kullanımına sunulamayacağı anlamına asla gelmiyor.

Miliken, milyarlarca yıl önce ayın içindeki magmanın uyanarak, ay yüzeyinde lavdan büyük alev fıskiyeleri oluşturduğunu belirtti. Magma, karbonat, karbon dioksit, hidroksil ve su gibi maddelerden oluşur, bunlar uçucular olarak adlandırılır, erimiş kaya içinde derinlerde erimiş halde bulunurlar. Fakat magma, yukarı yüzeye doğru hareket edince, uçucu gazlar kısa sürede genleşerek gazlarına ayrışabilir, tıpkı uzun süre ellenmemiş bir şişede bulunan kabarcıklar gibidirler.

Lav yüzeyde patladığında hızla soğur. Aslında o kadar hızlı soğur ki, bu uçucu maddelerin bir kısmı volkanik cam boncuklara dönüşürler. Milliken ve çalışma arkadaşı, Hawaii Üniversitesi’nde doçent, Shuai Li,  yer altı suyunu yansıyan güneş ışığı ile analiz ederek, kayadaki su miktarını ölçen, yeni bir teknik kullandı ve ayın yüzeyinde su tespit etti. 

Renkli alanlar aydaki su kayaçlarının yerlerini göstermektedir. Mavi, suyun sarı veya kırmızıdan daha düşük seviyelerde olduğunu gösteriyor.
Milliken Lab / Brown Universitesi

Milliken, “Su çok değil, milyonda belki de birkaç yüz parça var, ancak bu birikimlerin büyüklüğü fazla, çalışmamız gereken çok şey var,” dedi. “Teorik olarak, insanlara kaynak oluştursun diye bu çökeltilerden su çıkardık.”

Suyun çıkarılması, dünyada bir kuyu açmak kadar basit değil. Milliken’in verdiği bilgiye göre, büyük olasılıkla birikintiden kurtulmak, daha sonra camsı hapishanelerinden suyu boşaltmak için ısıtmak gerekecek. Ondan sonra, suyu tekrar kullanılabilen, sıvı hale yoğunlaştırmanız gerekir. Bu işlemi mümkün kılmak için, ayda muhtemelen yeterli malzeme var, ancak ay kayaçlarından su oluşturmak için kazı yapmaya başlamadan önce, aydan elde edeceğimiz, daha fazla bilgiye ihtiyacımız var.

Li ve Milliken, ayın yüzeyinde ve altındaki su miktarını bulmak için, uzaktan algılama yöntemini kullandılar, ancak ileride bir ekip tarafından veya robot görevleriyle toplanacak ek örnekler alabilirlerse daha da iyi olacak. Apollo görevlerinden gelen örnekler, bu zengin su formlarının en tepelerinden alındı. Daha fazla su içerebilecek yerlerden alınan daha fazla numune, bu ilk sonuçların doğrulanmasına ve sınırlandırılmasına yardımcı olabilir.

Elbette, ayda başka su kaynakları da var. Gölgelerde, ay tozunda ve ayın kutuplarında, Li ve Milliken gibi araştırmacılar, kayalık uydumuzda, yüzey ve derinlerdeki, tüm ıslak şeyleri toplayabilmek ve karakterize etmek için çalışıyorlar.

Li, “Diğer çalışmalar ay kutuplarında gölge bölgelerde su buzunun varlığına işaret ediyor, ancak piroklastik yataklar erişilmesi daha kolay yerlerdeler,” dedi. Gelecekte ay kaşiflerini, evden çok su getirmek zorunda bırakmamak için, bulunan herhangi bir şey, ileriye doğru atılmış büyük bir adımdır ve bizim sonuçlarımız buna yeni bir alternatif sunmaktadır,” dedi.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir