Beyaz Gürültü, Uyumaya Neden Yardımcı Oluyor?

1
Fotoğraf: kipasregency/Pixabay

Gürültüyü engellemenin en basit çözümü, bir beyaz gürültü makinesi.

Yatmadan önce beyaz gürültü açmak, ilk bakışta yapılabilecek en mantıksız şeymiş gibi görünebilir. Daha iyi mi uyumak istiyorsunuz? Çözümü basit: Biraz gürültü çıkarın.

Bazı insanlar fan gürültüsü olmadan uyuyamadıklarını söyler. Hatta bazı şirketler, yatakta en iyi şekilde dinlenmenize yardımcı olan gürültü cihazları bile satıyorlar. Peki beynimiz ve kulaklarımızda neler oluyor da böyle oluyor?

Kısa cevap: Beyaz gürültünün normal gürültüden daha iyi olması; en azından (bazı) uyuyanlar için.

Beyaz gürültü, tanımı itibarıyla duyulabilen tüm frekanslarda eşit şekilde çıkan sürekli bir gürültüye deniyor. Diyelim ki bir müzisyensiniz. Do notasını çalmak için yaklaşık 261,6 hertz’lik (frekans birimi) bir şey çalarsınız. Beyaz gürültü, bir insanın düşükten yükseğe kadar her frekansta eşit şekilde duyabileceği sese karşılık geliyor. Bir başka şekilde örnek vermek gerekirse, üyelerinin tamamı hafifçe daha farklı nota çalan dev bir bando takımı gibi. (Fanlar gibi sınırları zorlayan makineler, bu notaları çıkarmada özellikle iyi).

Geceleyin bir gürültüye kalktığınızda, sizi uyandıran şey gürültünün kendisi değil; gürültüde meydana gelen ve kulağınızı tırmalayan ani değişim ya da tutarsızlıklar olur. Beyaz gürültü ise bir maskeleme etkisi oluşturarak, uykusu hafif olanları veya uyumaya çalışanları rahatsız eden bu ani değişimleri engeller. Evrensel Duyu: Duymak Zihni Nasıl Şekillendiriyor kitabının yazarı sinirbilimci Seth S. Horowitz, “Siz uykudayken işitme duyunuz hâlâ çalışıyordur” diyor.

Stanford İnsan Uyku Araştırmaları Merkezi müdürü Clete A. Kushida, Popular Science’a gönderdiği bir e-postada şöyle yazıyor: “Bu yüzden aynı yatakta yatan eşlerin büyük çoğunluğu, eşlerinin artıp azalan horlama seslerinden ziyade CPAP makinesinin çıkardığı devamlı beyaz gürültüyü tercih eder.”

Kulağa mantıklı geliyor, değil mi? Fakat işler her zaman bu kadar basit yürümüyor.

Öncelikle pembe gürültü diye bir şey var. İşin matematiği biraz karmaşık olsa da, esasında pembe gürültü de beyaz gürültüdür; fakat şiddeti azaltılmış daha yüksek frekanslar içerir. Beyaz gürültü tüm frekanslarda eşit güce sahipken, pembe gürültü ses tayfının uç noktalarında daha yüksek ve daha kuvvetli ses çıkarır. Bu durum, kulak çınlamasından muzdarip olanlar veya gerçek beyaz gürültünün üst perdelerinden rahatsızlık duyanlar için faydalı olabilir. Gürültülerin soyağacı daha devam ediyor: Tonu hangi frekanslarda yükseltip alçalttığınıza bağlı olarak Brown gürültüsü, mor gürültü ve daha başka bir sürü renkte gürültü elde edebilirsiniz. Farklı insanlar farklı sesleri tercih edebilir.

Ayrıca elbette, herkesin gürültüye ihtiyacı olmayabilir. Beyaz gürültünün oluşturduğu maskeleme etkisi, bazı kişilerde çoğu insanda meydana getirdiği şeyin tam tersini yapabilir: Horowitz’in söylediğine göre, altta yatan seslere karşı hassasiyeti artırabilir. Rastgele tınlamanın tuhaf ve tam açıklanamayan dünyasında, insanlar bazen beyaz gürültüyle “maskelenen” gürültüleri mutlak sessizlikteki gürültülere göre daha iyi seçebiliyor. Fakat bunun açıklaması da bir başka makaleye kalsın. Biraz dinlenmeye ihtiyacınız var gibi görünüyor.

 

 

 

 

Yazar: Colin Lecher/Popular Science. Çeviren: Ozan Zaloğlu.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz