Beyin Hücrelerinin DNA Onarımı, Yaşlanma ve Hastalık ‘Merkezlerini’ Ortaya Çıkarıyor

0
34
Beyindeki sinirleri gösteren bir canlandırma. Tasvir: whitehoune/iStock

Sinir hücreleri, kendi DNA’larını çoğaltma kabiliyetinden yoksun; bu yüzden genomlarında meydana gelen hasarı sürekli tamir etmeye çalışıyorlar. Şimdiyse Salk Enstitüsü’nde çalışan bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir çalışma, bu onarımların rastgele olmadığını ve sinir kimliği ile işlevinde önemli bir rol oynadığı görülen belirli genetik “merkezleri” korumaya odaklandığını gösteriyor.

Yaşlanma ve nörodejenerasyonla ilişkili genetik yapılara yönelik yeni fikirler sunan ve dün Science bülteninde yayımlanan bulgular; Alzheimer, Parkinson ve diğer yaşa bağlı demans bozukluklar gibi hastalıklarda potansiyel tedavilerin geliştirilmesine yol açabilir.

Makalenin eş yazarı ve Salk Enstitüsü başkanı Profesör Rusty Gage şöyle aktarıyor: “Bu araştırma, sinirlerin onarım söz konusu olduğunda öncelik verdiği genom bölgeleri bulunduğunu ilk defa gösteriyor. Elde edilen bulgular, sinir sistemindeki yaşa bağlı pek çok hastalığa bakışımızı değiştirme ve tedavi yaklaşımı olarak DNA onarımını araştırma potansiyeli taşıyor. Bu da bizi heyecanlandırıyor.”

Diğer hücrelerden farklı olarak sinirler, genelde zamanla kendilerini değiştirmiyor ve bu durum onları, insan vücudundaki en uzun ömürlü hücreler arasına sokuyor. Sinirler yaşlandıkça, insan ömrünün onlarca yılı boyunca işlevlerini korumak için DNA’larında bulunan hasarları onardıklarından, hücrelerin bu uzun ömrü daha da önemli hale geliyor. Sinir hücreleri yaşlandıkça, bu genetik onarımları yürütme kabiliyetleri azalıyor ki bu durum, insanlarda neden Alzheimer ve Parkinson gibi yaşa bağlı nörodejeneratif hastalıkların oluştuğunu açıklayabilir.

Salk Enstitüsü. Ç: O.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here