Bir Araştırmacı, İnfografik Haritaların Neden Çok Yanıltıcı Olabileceğini Açıklıyor

YAZAR: SAMUEL LANGTON

Haritalar, seçim sonuçlarını bildirmekten hava durumu tahminlerini yayınlamaya kadar; karmaşık bilgileri iletmek açısından güçlü, erişilebilir ve görsel olarak çekici bir yol sunuyor.

Fakat veri görselleştirme üzerine odaklanan bir araştırmacı olarak, en güzel haritaların bile bir derece yanlış betimleme yapabildiğinin farkındayım.

Bunun nasıl olduğunu görmek için, İngiltere hükümetinin yoksunluk üzerine yayınladığı son istatistiklere bakın. Hükümet; gelir, istihdam, sağlık ve suç gibi yoksunluk ölçümlerine göre 32.844 mahalleyi sıralamış.

BBC‘den The Guardian‘a ve Daily Mail‘e kadar geniş ölçüde haber yapılan bu rakamlar, İngiltere’nin bitmek bilmeyen eşitsizliği hakkında uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Elbette birçok yayın organı, söz konusu bulguları kamuyla paylaşmak için bazı haritalar kullandı. Fakat geleneksel sınırları kullanmak, okuyucuların dikkatini önemli bilgilerden başka yöne çekebilir.

Örneğin, BBC’nin yerel yönetimler genelindeki yoksunluk haritasında; seyrek nüfusa sahip kırsal bölgeler, oransız biçimde geniş bir alanı kapsıyor. Fakat milyonlarca insan içeren Londra gibi şehir bölgeleri, neredeyse görünmez hale gelmiş.

Sapmış veriler

Son zamanlarda yapılan araştırmalar, bu tip kusurlara sahip haritalara bakan insanların, bilgileri yanlış yorumlayabileceğini gösteriyor. Fakat diğer yöntemler kullanılarak, altta yatan veriye dair daha doğru bir izlenim oluşturulabilir.

Örneğin kartogramlar; yerel nüfus gibi belli bir değişkene göre alanları ölçeklendirerek, coğrafyayı kasıtlı şekilde bozuyorlar.

Dünya’nın nüfusunu görsel hale getirmenin alternatif bir yöntemi. (Max Roser/ Verilerle Dünyamız./CC BY 2.0)

Dorling kartogramları bunu bir adım öteye götürerek, belirlenen bir değişkene göre alanları ölçeklendiriyor fakat aynı zamanda her bir alanı, bir kare ya da daire gibi aynı şekli kullanarak temsil ediyor.

Diğer yöntemler, hem boyut hem de şekil bakımından tekdüzelik sergiliyor: Hekzogramlar ve coğrafi ızgaralar, haritanın esas sınırlarını aynı boyutlu altıgenlere veya dörtgenlere dönüştürürken, bir yandan da esas dizilimi korumaya hedefleniyor.

İngiltere’deki mahalle yoksunluğunu haritalamak, uzmanlar için bile büyük bir zorluk teşkil ediyor. Bunun sebebi, hükümetin bir mahalleyi bir “alt süper çıktı bölgesi” şeklinde tanımlaması; bu bölgelerin hepsi, yaklaşık 1.500 kişi içeriyor.

Yüksek yoksunluk bulunan mahalleler yoğun nüfus barındırmaya yatkın olduğundan, sıradan bir haritada az görünüyorlar. Aksine; daha zengin olan banliyö bölgeleri (genelde daha düşük yoğunlukta ve bu yüzden çok daha genişler), haritaya egemen oluyor.

Bu yüzden okuyucuların, herhangi bir bölgedeki yoksunluk seviyesi hakkında yanlış kanılara varma tehlikesi bulunuyor.

Çekidüzen

Bölge sakinlerinin nüfusuyla ölçeklenmiş Dorling kartogramlarını ve sıradan altıgensel coğrafi ızgaraları kullanarak, yanlış yapılan temsilleri en aza indirmeyi denedim. İngiltere’deki en yoksun yerel yönetim olarak belirlenen Blackpool örneğine bakalım.

Blackpool’de bulunan mahallelerin yaklaşık yüzde 42’si, İngiltere’deki en yoksuk yüzde 10’un içinde (“ilk onda birlik kısım”). Ancak bu mahalleler, şehrin gerçek bölgesinin yalnızca yüzde 29 civarını oluşturuyor.

(Samuel Langton/MMU, OS Data kullanılarak © Crown 2019)

Bölge sakinlerinin nüfus boyutuna göre ölçeklenmiş bir Dorling kartogramının kullanılmasından sonra, ilk onda birlik kısımdaki mahalleler şimdi harita alanının yüzde 41’ini oluşturuyor ve daha geniş, daha düşük yoksunluğa sahip mahalleler ise (açık mavi renkli) daralıp, daha ufak hale geliyor.

Sıradan bir altıgensel coğrafi ızgara ile birlikte harita, artık esas verileri taklit ediyor ve ilk onda birlik yoksun kısımdaki mahalleler, toplam alanın yüzde 42’sini oluşturuyor.

Blackpool mahallelerindeki şekil ve boyutlar, artık dikkati başka yöne çekmiyor veya okuyucuları yanıltmıyor ve muhtemelen esas veriler, asıl haritaya göre daha doğru şekilde aktarılıyor.

Yoksunluğun farklı şekilde haritalanması

İngiltere’deki en yoksun yerel yönetimler arasında bulunan Burnley ve Hartlepool’da yoksunluğu görselleştirmek için farklı tip haritalar kullanıldığında, çarpıcı bir farklılığın ortaya çıktığı görülebilir.

Her iki bölge de; çok daha geniş ve zengin banliyöler ile çevrili olan ve (en yoksun) ilk onda birlik kısımda yer alan pek çok ufak, yoğun nüfuslu mahallelerle öne çıkıyor.

İlk bakışta, esas sınırların kullanıldığı haritadaki yoksunluk, olduğundan az gösteriliyor. Fakat (yine nüfusa göre ölçeklenmiş) Dorling kartogramı ve altıgensel coğrafi ızgaralar ile beraber, bu sorun az çok düzeltilebiliyor. Fakat bu durum, beraberinde kendi külfetlerini de getiriyor.

Özellikle coğrafi ızgara, esas haritaya göre bazı mahalleleri ileriye atmış ve bazılarını da yakınlaştırmış.

Bu durum, haritanın birincil hedefinin; yüksek oranda yoksun mahallelerin kümelenmesi gibi belirgin coğrafi desenleri iletmek olduğu durumlarda sorun çıkarabilir. Bu dönüşümü gerçekleştirirken, bu desenler kaybolabilir veya sahte desenler oluşabilir.

Denemenin teşviki

Birmingham ve Manchester (bunlar en yoksun on yerel yönetim arasında), farklı bir külfet sergiliyor. Çok daha büyük nüfuslar ve görselleştirilmesi gereken çok daha fazla mahalle ile birlikte esas harita, ezici miktarda bir bilgi temsil ediyor.

Tekrardan; hem Dorling kartogramı hem de coğrafi ızgara, daha geniş ve daha zengin bölgeleri ufaltarak (özellikle Birmingham’in kuzeyinde) ve haritaların okunmasını kolaylaştırarak çok iyi bir iş çıkarıyor; üstelik bunları da, her bir şehir boyunca coğrafi yoksunluk desenlemesini çarpıtmadan yapıyor.

Güzel fakat isabetli haritaların en iyi biçimde nasıl oluşturulabileceğine yönelik katı kurallar bulunmuyor. Bu vakada, İngiltere’deki en son mahalle yoksunluğu verisi kullanılarak esas sınırların haritalandırılması, belli ki bir dereceye kadar yanlış şeyler gösterebiliyor.

Farklı kartoğrafi yöntemleriyle deneme yapmakta fayda var; ayrıca son bulguları kamuyla paylaşmak söz konusu olduğunda, medya organları ve hükümetin biraz alışılmışın dışında düşünmesi iyi olur.

 

 

 

 

The Conversation

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir